BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Zonaro’nun sahtekârlığı

Zonaro’nun sahtekârlığı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.‘nin yayınladığı, 1453 Kültür ve Sanat Dergisi, Fatih Sultan Mehmed Han‘ın, İstanbul‘a girişini ve gemilerin karadan yürütülmesini tasvir eden resimlerin İtalyan Fausto Zonaro‘ya değil;



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.‘nin yayınladığı, 1453 Kültür ve Sanat Dergisi, Fatih Sultan Mehmed Han‘ın, İstanbul‘a girişini ve gemilerin karadan yürütülmesini tasvir eden resimlerin İtalyan Fausto Zonaro‘ya değil; Balkan Savaşları‘nda şehid olan ressam Hasan Rıza‘ya ait olduğunu ispat etmekle büyük bir başarıya imza attı. Faruk Şerifoğlu, 1453 dergisindeki yazısında, “Esliha-i Atika (Eski Silahlar) Müzesi Komisyonu‘nda Zonaro ile birlikte görev yapan ressam Hüsnü Tengüz‘ün hatıratında yazılanlar, Zonaro’nun, tabloları Hasan Rıza’dan kopya ettiğini doğruluyor. Tabloların Hasan Rıza’ya ait olmadığına dair iddialarda, bu resimlerin ancak Batılı bir ressam tarafından yapılabileceği düşüncesi ağır basıyor. Böyle düşünmek çok doğru değil. Tabloların Hasan Rıza’ya ait olduğu da artık kesinleşti” diyor. İKİYÜZLÜ AVRUPA Esasen, Avrupa‘nın sadece sanatta değil, fen ve edebiyat alanlarında da bütün yaptığı budur. Başkalarının buluşuna, keşfine konuyor; sonra da onu boyalayıp, cilalayıp asıl sahibi olan ülkeye ve dünyaya kendi buluşuymuş gibi sunuyor. Diğer taraftan; “Avrupa‘da, liselerde, Müslüman fen adamlarının hiçbirinin ismi talebeye öğretilmiyor. İslâm memleketlerinde de Müslüman çocuklarına, dedelerinin fenne olan hizmetleri bildirilmiyor. Büyük buluşları olan İslâm âlimlerinin isimleri bildirilmiyor. Ufacık bir şey yapmış olan Hristiyanlar, fen adamı olarak övülüyor.” (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye, s.538, Hakîkat Kitabevi, 104. baskı, İstanbul) Avrupalılar, fen bilgilerinin çoğunu ve hepsinin temelini İslâm kitâblarından aldı. Tanzîmâta kadar medreselerde fen dersleri okutuluyordu. Aydın din adamları yetişiyordu. Dünyâya önderlik ediyorlardı. Fen dersleri kaldırılınca, keşifler, buluşlar da durdu. Batı, Doğu‘yu geçmeye başladı. (a.g.e., s.1048) JENNER DE YAPMIŞTI İngiliz Edward Jenner‘in de çiçek aşısını Türklerden öğrenip, dünyaya kendi buluşuymuş gibi sunduğu ve ödüller aldığı bilinmektedir. “Çiçek aşısı 1762’de Müslüman Türkler tarafından keşfedildi. 1796’da Jenner bu aşıyı Avrupa’ya götürdü. Haksız olarak çiçek aşısını bulan kimse unvânını aldı.” (a.g.e., s. 668) Zonaro‘ya dönersek; Faruk Şerifoğlu‘nun, “Tabloların Hasan Rıza‘ya ait olmadığına dair iddialarda, bu resimlerin ancak Batılı bir ressam tarafından yapılabileceği düşüncesi ağır basıyor” tespiti, bu sahtekârlık olayını ortaya çıkarmasından daha önemlidir. Sömürge sistematiği Tanzîmâtla getirilen en büyük yenilik; işte bu hâlâ etkisinden kurtulamadığımız aşağılık kompleksi! Zonaro; oturmuş, Hasan Rıza‘nın eserlerini bire bir kopya etmiş (1453 dergisi, 12. sayısında karşılaştırmalı olarak yayınladı) ve sahiplendiği bu tablolarla dünya çapında şöhrete kavuşmuş! Bu sahtekârlık belgeleniyor. Biz ise hâl⠓Bu resimler bir Türk ressamın olamaz, bu tablolar ancak Batılı bir ressamın fırçasından çıkabilir” garâbeti içindeyiz...
Reklamı Geç
KAPAT