BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dostluk istiyorum

Dostluk istiyorum

Düşmanlığın Türkiye ile Yunanistan’a bir menfaat sağlamayacağını belirten ünlü sanatçı Zülfü Livaneli, dostluğun iki ülkenin de yararına olduğunu söyledi.



Ünlü sanatçı Zülfü Livaneli, TGRT Haber Daire Başkanı Mehmet Soysal’ın “Başbaşa” programına konuk oldu. Livaneli, Soysal’ın, Türk-Yunan ilişkilerinde yaşanan son gelişmelerle ilgili sorularını cevaplandırdı. Soysal -Öncelikle Yunanistan’ın Alfa Televizyonu ile ortak yayınlar yaptık. Şimdi biz ortak kompozisyon yarışması açtık. Onlar oradan duyuruyor, biz buradan. “Türk-Yunan İlişkilerinin Dünü Bugünü Yarını” adlı kompozisyon yarışmamızda da sağolun jüri üyeliğini kabul ettiniz. Yunanistan’da dolaşıyoruz, sokakta bize sizi soruyorlar, bizim için gerçekten gurur verici. Sizin gibi düşünüp, yazıp ve söyleyebilen sanatçılarımız tarafından bu köprü kurulmuş. Geriye sadece devlet ve siyasi iktidarlar tarafından bu köprünün resmi olarak açılması kalmış. Türk-Yunan dostluğunda, bugün geldiğimiz noktayı Zülfü Livaneli nasıl değerlendiriyor? Livaneli -Yayınlarınızın hepsini izledim. Ortak yayınlarınızı izledim. Siz kurum olarak çok güzel işler yaptınız. Ayrıca siz çok fazla duyuramasanız da böyle başka işlere de imza atıyorsunuz. Uluslararası çapta çaba göstermeniz gerçekten takdir edilecek birşey. Birbirine benzeyen iki halk görmedim. El işaretlerimiz, mimiklerimiz bile. Ege’nin iki yakasında bu düşmanlığı sürdürmekte, iki ülkenin de bir menfaati yok. Ben 25 yıldan beri bunu söylüyorum. Şimdi Yunanistanla aramızda niye bir turizm olmasın? Ege Denizi, bir barış denizi haline gelse. Yıllar süren Kıbrıs sorunu, bu kavga belli bir çözüme ulaştırılsa. İki ülke, zaten kıt kanaat olan paralarını bir de savunmaya ve silahlanmaya harcamasalar cennete döner buraları. Ben hiçbir zaman Yunan ve Türk basınına verdiğim yazılarda, demeçlerde, bu iş için “müzikle dostukla çözülür” demedim. Bu böyle çözülmez. Bu kadar saf olmamak gerekir. İki ülke arasında ciddi sorunlar vardır. Tamam Kıbrıs en büyük sorundur. Ege Denizi, kıta sahanlığı meselesi ciddidir. Batı Trakya sorunu, orada soydaşlarımıza uygulananlar gerçekten ciddidir. Bunların çözümü için diplomasi yolunu zorluyorduk. Bugün görüyoruz ki bu yol açıldı. Umarım ki bu süreç devam etsin. Çünkü her an başka noktalara dönüşebilir. Bizim yapmak istediğimiz şuydu. 1986 yılında Teodorakis’le birlikte Türkiye-Yunanistan Dostluk Komitesi Kurduk. 25-30 yıldır, bu işe emek veriyoruz.” “ÜLKEME ÇOK BAĞLIYIM” Soysal -Evet, sizin eleştiri aldığınız doğru ama 25 yıl önce gördüğünüz gerçekleri bugün artık bütün herkes kabullenmiş durumda. Livaneli -Ben şunu gördüm. Ben bu ülkenin sanatçısıyım, yazarıyım. Diliyle, kültürüyle, müziğiyle geçmişinden beri uğraşıyorum. O yüzden ben bu ülkenin kültürünün sahiplerinden biri gibi görüyorum kendimi . Ülkeme çok bağlıyım. Ben burayı çok sevdiğim için, Yunanistanla dostluk istiyorum. Aynı şekilde Teodorakis de Yunanistan’ı çok sevdiği için Türkiye ile dostluk istiyor. Yani bu bir yerde kendi ülkesini, toprağını sevmekten geçer dostluk istemek. Çünkü iki halkın da menfaatine. Ama her zaman böyle algılanmadık. “Gitmiş orada Türkiye aleyhinde propaganda yapıyor” diyenler oldu. Oysaki tam tersine oldu. O zor günleri geçtik, daha rahat günlere geldik. Umarımki iki ülke de daha ciddi adımlar atarlar. Kıbrıs sorununun çözülmesi gerekiyor. Fazla politikaya girmek istemiyorum ama Kıbrıs sorunu çözülmezse Güney Kıbrıs Avrupa Birliği’ne girerse, o zaman bizim işimiz çok zorlaşır. Çok zor bir duruma gireriz. Bir an önce Türkiye’nin menfaati için çözmemiz gerekiyor. GÜVENLİK SORUNU Soysal -İki ülkenin kararlı adımlarla ilerleme kaydetmesi lazım. Aksi halde bu sorun çözülmez. Peki bu arada Türkiye’nin açık olarak ne yapması lazım? Livaneli -Tabi çok hassas bir konu. Bir keresinde, basın toplantısında, Türk ordusunun Kıbrıs’tan çıkartılması konusundaki dileklerini dile getirip, benim ne düşündüğümü sordular. Teodorakis benden önce, “Ben cevaplayayım” dedi ve şöyle devam etti: Türk ordusu çekildiği zaman, oradaki Türklerin can güvenliğini sağlayacak bir mekanizma gösterin. Bu konuşma Yunanistan’da oldu. Şimdi gerçekten bir güvenlik sorunu var. Orada Türklerin katliama uğradıklarını biliyoruz. Banyoya doldurulmuş cesetlerin görüntülerin hâlâ hafızalarda. Neler çekildiğini çok iyi biliyoruz. Kalkıp da Bosna’daki vahşeti orada da yaşayacaksak, bu yalnız Türkiye için değil, dünya açısından bir utanç olur. Birinci öncelik, orada bir güvencenin sağlanabilmesi. Bu nasıl sağlanır, ben onu bilemem, birinci önceliği ben buna veriyorum... ÜNİVERSİTEDE KONFERANS Soysal -Bir de 21 Mart tarihi var değil mi? Livaneli -7 Aralık’ta beni Harward Üniversitesi’ne davet etmişlerdi. Çok önemli profesörler katılmıştı. Çok verimli bir konferans oldu. Başlığı “1000 Yıllık Bir Yürüyüş”tü. 1000 yıllık yürüyüşte, Türkler’in Orta Asya’dan batıya yürüyüşünü, bunun kollektif bilinç altımızda oluştuğunu, bunu hiç bir rejimin değiştiremediğini anlattım. Yıllardır devam eden bir hedefimiz olduğunu bunun da Batıya yönelmek olduğunu anlattım. Bu arada Prinseton Üniversitesi, orada bir konferans vermemi istediler. 21 Mart’ta orada konferans vereceğiz. Onun da konusu, başlığı “Söyle Anadolu”.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT