BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Onlar ve biz!

Onlar ve biz!

Daha çok mesafe kat etmeliyiz, futbolda bir yere gelebilmek için... Bakın, Dünya Şampiyonu İspanya’ya... Yıldızlar karması Real Madrid, La Liga’da Levante’ye yeniliyor.



Daha çok mesafe kat etmeliyiz, futbolda bir yere gelebilmek için... Bakın, Dünya Şampiyonu İspanya’ya... Yıldızlar karması Real Madrid, La Liga’da Levante’ye yeniliyor. Hem de bir oyuncusunun oyundan atıldığı maçta. İlginçtir; ne Real Madrid Başkanı hakem odasını basıyor, ne teknik direktörü, “Bizi hakem yaktı!” diyor. Aksine, Real’in iki savunmacısı Carvalho ve Pepe çıkıp diyor ki; “Takım arkadaşımız Sami Khedira kendini yere atıp, o gereksiz kartı görmeseydi maçı kaybetmezdik!” Şu objektifliğe bakın! Peki, biz ne yapıyoruz? Daha ligin ikinci haftasında, “Savunmasız” hakeme yükleniyoruz. Örnek mi, Sivas-Eskişehir maçı sonrasındaki demeçlere bakın lütfen. Beyler, hep suçlu aramak yerine bir defa olsun aynaya bakın! “Arda Turan!” O ne hoş bir tablo; rüya gibi... Kendi kendime çimdik atıyorum, “Ya işittiklerim gerçek değilse” diye... Fakat hayır, “Oynayamaz... Gittiği gibi döner” denilen Arda, İspanya’yı ayağa kaldırmış, Vicente Calderon’da Atletico Madrid tribünleri koro halinde tempo tutup, dakikalarca “Arda Turan...” tezahüratı yapıyor. Bu bir aşk ilanı... Ama boşuna değil bu sevda; İspanyollar futbolu da biliyor yıldızı da. Bizim, hayatı çekilmez kıldığımız insanı onlar bağrına basıyor. Teknik direktör Gregorio Manzano, güvenip, ilk on bire koyuyor. Sonuç mu, mükemmel! Lider Valencia’ya kafa tutan Santander’i, Atletico o büyük yeteneğin adrese teslim pasları, harika hücum organizasyonları ve Falcao‘ya yaptığı 2 asistle 4-0 yeniyor. Atletico, artık seninle daha güçlü, La Liga, Avrupa ve kupada daha iddialı. Bravo Arda! Hep böyle gururumuz olmaya devam et, lütfen. Yılmaer’in prim çıkmazı Bab-ı Ali etkinlikleri sebebiyle; gazetemiz Türkiye’nin standındaydım. Okuyucular iki şey sordu. Biri şike soruşturması, diğeri Basketbol Federasyonu’ndaki “prim” krizi. -TSYD Genel Başkanı Esat Yılmaer, Basketbol Federasyonu’ndan 20 bin TL. primi nasıl alır? Meseleyi bilmiyorum, ne diyeyim... Yok... Israrla soruyorlar: Yılmaer‘in gazetecilik dışındaki bir faaliyetten prim alması etik mi, değil mi? Bu, Basın Kartları mevzuatındaki “Gazeteciler, gazetecilik dışında bir işle uğraşamazlar” prensibine, aykırı değil mi? Basın kartını iade etmesi ve sivil toplum kuruluşlarındaki görevlerinden istifa etmesi gerekmez mi? “Yok artık! Daha neler?” demeye hazırlanırken; “Bir spor yazarı olarak bu durumdan rahatsızlık duymuyor musunuz?” diye can alıcı soruyu patlatmazlar mı? İşte o an “şuyuu vukuundan beter” bu durum için tırnaklarımı yiyorum! Mideler bulanmış bir kere; 35 yıllık gazeteci çoktan “Tu-kaka” ilan edilmiş, zihinlerde. Yılmaer‘in içine düştüğü çıkmazı bu durumda en iyi açıklayacak kişi yine Yılmaer‘in bizzat kendisidir. Açıkla Esat başkan! Webo ve Doka! Herkes, sonuca odaklanmış, İstanbul Belediye’nin Trabzon galibiyetine destanlar diziyor. Hayır, bu, iki topu direktör dönen, İnter yorgunu, Buraksız Trabzonspor için de haksızlık, rakibi için de! Çünkü Belediye yıllardır sistemli yapılanmasıyla belli bir yükseliş içinde yol alıyor. Trabzon galibiyeti o yoldaki güven, moral ve şevkle kat edilen bir durak sadece... Başarının sırrı ise istikrarlı yönetim, takımdaşlık; Doka ve Webo gibi yıldızlarda gösterilen transfer becerisi. Ki, o beceri, yabancı için servet harcayan F.Bahçe, G.Saray ve Beşiktaş’ın AR-GE maliyetini bulmuyor. Birinin maliyeti 300 bin, diğerinin ki 1 milyon euro... Böyle iken Recep Hoca, iki futbolcuyu, iki yıl izlemiş, “Bize uyar mı, uymaz mı” diye. İşte, verimlilik ve kalite bu. Tebrikler Belediye. Tebrikler Abdullah Avcı. Fransız örneği Prim; bizde hep kriz oldu. EURO 2000 finallerinde cip krizi. Dönemin Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy, 3 yıl sonra cipleri verdi bu defa parası kriz oldu. Ulusoy, “Ben verdim” dedi, kimseyi inandıramadı. Medya, Şenol Güneş ile Hakan Şükür‘ün arasını açtı. Son örnek; Basketbol Milli Takımı’na verilen 28.5 milyon TL’lik primi de, Federasyon Başkanı Turgay Demirel, kime, ne kadar dağıttığını 7 ay önce açıkladı, Ama kavga hâlâ bitmedi? Diyeceğim şu, başka ülkelerde de prim veriliyor. Ama onlar sorun üretmiyor. Mesela; Fransa Milli Takım Kaptanı Alou Diarra,., 2010’daki 2 milyon euroluk primi “Hayır işlerinde kullanacağız” diye federasyondan istedi. Kimsenin gıkı çıkmadı. Ama Dünya Kupası’nda grubu son sırada tamamlayınca oyuncular zedelenen imajını düzeltmek için o primden vazgeçti. Eee, o da örnek, bu da.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT