BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şaşkın çoban

Şaşkın çoban

Cafer Zorlu’nun Akbaba dergisinde kapak olan bir karikatürü çocukluk hafızamdan hiç silinmedi. Kocaman burnuyla general Charles de Gaulle’ü çizmişti. Generalin burun deliklerine mevzilenmiş Fransız askerler, oradan Cezayir halkına insafsızca kurşun yağdırıyorlardı. İstiklal isteğine karşı işgal ve kıtal öylesine zalimaneydi ki neredeyse generallerinin burun deliklerinden bile masum halka ateş edip öldürmekteydiler...



Cafer Zorlu’nun Akbaba dergisinde kapak olan bir karikatürü çocukluk hafızamdan hiç silinmedi. Kocaman burnuyla general Charles de Gaulle’ü çizmişti. Generalin burun deliklerine mevzilenmiş Fransız askerler, oradan Cezayir halkına insafsızca kurşun yağdırıyorlardı. İstiklal isteğine karşı işgal ve kıtal öylesine zalimaneydi ki neredeyse generallerinin burun deliklerinden bile masum halka ateş edip öldürmekteydiler... Şimdi bu Fransa, bir kanun tasarısı hazırlamış bulunuyor. Tasarıya göre Fransa topraklarında ‘Ermeni soykırımı yoktur’ diyen kimse derhal hapse atılacaktır. Konu 22 Aralıkta Fransız milli meclisinde görüşülecek. Temenni ederiz ki sağduyu galip gelir. Yoksa Fransa, Türkiye Cumhuriyetinden tahmin edemeyeceği kadar sert karşılık görecektir. Neden bir kimse görüşünü serbestçe dile getiremesin? Nerede kaldı fikir hürriyeti? Nicolas Sarkozy, Fransa için de dünya için de bir şanssızlık olmuştur. Yetişmiş insan ihtiyacında Fransa bu kadar mı fakirleşti ki temsil kabiliyetinden mahrum Sarkozy’ye kadar düştü. Bu kişi kaval çalmasını bilmeyen çoban gibi. Acemi çoban, sürüye kurt getirir. Fransa devlet başkanı da ucuz kahramanlıkla ülkesini zora sokmakta. Sen hukuku çarpıtırsan Türkiye de tarihi gündeme getirir. Dünyanın en iyi senarist, yönetmen ve oyuncularıyla Fransız katliamlarını anlatan birinci sınıf filmler hazırlatır, ithalatını-ihracatını ve Paris’e çıkan yolları keser. Dünyayı takipte zorlandığını sandığımız başkan, Türkiye’yi galiba hâlâ sırtına vurdukları damgayla dolaşan çıplak ayaklı bir gariban biliyor. Veya şantajlara boyun eğecek bir ürkek. Beyim o günler geride kaldı. Siz şimdi bırakın ısmarlama tezleri de gelin kendi hesabınızı verin. Cezayir, Libya ve Ruanda’da neler yaptınız, buralarda ne maksatla, kaç milyon insan katlettiniz onları söyleyin. Ayrıca Adana, Antakya, Maraş, Antep, Urfa’da işlediğiniz cinayetleri de konuşalım. Bir sütçü esnafı olan Maraşlı İmam, durup dururken mi elini kirletti? Üstelik zulmünüz sadece Anadolu’da olmadı? İstanbul’da da işkenceler yaptınız. Bunlar bizde ileriye bakma, affetme, dostluklar kurma adına sonraki nesillere öğretilmedi. Yenikapı’da ‘Necip Fazıl Kültürevi’ diye bir bina vardır. Bu binanın adı ‘Fransız Hapishanesi’ydi. Fransa’nın İstanbul’un ortasında hapishanesi ne gezer? İşgale karşı gelen vatanseverleri bu zindana atıyorlardı. Bizim Fransız halkıyla bir problemimiz yok. Fransız edebiyatının çağdaş kültürümüzde önemli bir yeri vardır. İdare hukukumuza tesir etmiştir. Geçmiş tarihçilere, biz kalem sahiplerine kalsın. Fransa’ya düşense bu tip deliliklerin önüne geçmek ve bu şaşkın çobanı bir an evvel yollamaktır. El yumruğunu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış. Türkiye’yi seçim malzemesi yapmak isteyenlere soykırım neymiş gösterirler. El mi yaman bey mi yaman? O meydanda belli olur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT