BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mûsâ Hâlidî

Mûsâ Hâlidî

(Yedi kat göklerin ve bunlarda bulunanların ve yedi kat yerin hepsi, Lâ ilâhe illallah kelimesi ile ölçülse, bu kelimenin sevâbı dahâ çok olur.)



Mûsâ Hâlidî hazretleri, on dordüncü yüzyılda yaşamıştır. Hâlid bin Velid Hazretlerinin soyundan geldiği söylenen Şeyh Mûsâ’nın kabri Siirt-Halep yolu üzerindedir. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Zikrin en kıymetlisi, Lâ ilâhe illallah demektir) buyurdu. Bir hadîs-i şerîfte, Rabbinden şöyle nakletti: (Yedi kat göklerin ve bunlarda bulunanların ve yedi kat yerin hepsi, Lâ ilâhe illallah kelimesi ile ölçülse, bu kelimenin sevâbı dahâ çok olur) buyuruldu. Nasıl dahâ çok olmaz ki, bu kelimenin bir kısmı, Allahü teâlâdan başka her şeyi, yerleri gökleri, Arş’ı, Kürsî’yi, Levh ve Kalem’i, bütün âlemi ve âdemi hep yok etmekte, diğer kısmı da, yerlerin, göklerin, tek yaratıcısı, hak olan ma’bûdun var olduğunu bildirmektedir. Allahü teâlâ (Verâ-ül-verâ)dır. Yanî, ötelerin ötesidir. Bunların hiçbirine benzemez. İbrâhîm aleyhisselâm, kâfirlere, (Niçin kendi yapdığınız putlara tapıyorsunuz? Sizleri ve yapdığınız işleri Allahü teâlâ yarattı!) dedi. Bunu Kur’ân-ı kerîm haber veriyor. İster elimizle yapmış olalım, ister aklımız ve hayâlimizle meydâna getirelim, yapdığımız şeylerin hepsi, Allahü teâlânın mahlûklarıdır. Hiçbirinin tapınmak için değerleri yoktur. Tapınılmaya hakkı olan, yalnız Allahü teâlâdır. O, bildiğimiz, düşünerek bulduğumuz şeylerin hiçbirine benzemez ve nasıl olduğu anlaşılamaz... Dünyâ hayâtında olan ilerlemenin en yüksek noktası, Allah’tan başka tapınılacak hiçbir şey bulunmadığını iyi anlamaktır. Çünkü, (Lâ ilâhe illallah) güzel kelimesinin ikinci parçasının bildirdiği, (İbâdet olunmaya hakkı olan, yalnız Allahü teâlâdır) sözünün tam mânâsı, ancak âhırette anlaşılacaktır. BU DÜNYADA KAVUŞTU!.. Böyle olmakla berâber, Peygamberlerin sonuncusu olan Peygamber efendimiz, bu dünyâda, Allahü teâlâyı görmekle şereflendiği için, bu sözün tam mânâsından çok şeylere de, bu dünyâda kavuşmuştur. Denilebilir ki, bu mânâdan, bu dünyâda mümkün olanı, o yüce Peygamberin gelmesi ile bildirilmiştir. Yine, diyebiliriz ki, zât-ı ilâhînin tecellîsi, bu dünyâda, ancak o yüce Peygambere nasîb oldu. Başkalarına, âhırette nasîb olacağı bildirildi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT