BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İki minik yavru köpek

İki minik yavru köpek

Tepeden kuşbakışı gördüğüm bir alan var. Basket sahasının kenarında kalan bu çimenliğe kışın hiç kimse uğramıyor. Fakat son iki haftadır; çalılıklarda doğmuş iki yavru köpek, annelerinin peşinden sitenin bahçesine girmeyi öğrendi. Biri kırçıllı beyaz, diğeri kahverengi bulaşmış siyah. Her ikisi de, su dolu beşlik pet şişe gibi yuvarlak ve çook tatlı...



Tepeden kuşbakışı gördüğüm bir alan var. Basket sahasının kenarında kalan bu çimenliğe kışın hiç kimse uğramıyor. Fakat son iki haftadır; çalılıklarda doğmuş iki yavru köpek, annelerinin peşinden sitenin bahçesine girmeyi öğrendi. Biri kırçıllı beyaz, diğeri kahverengi bulaşmış siyah. Her ikisi de, su dolu beşlik pet şişe gibi yuvarlak ve çook tatlı... Bu sene anladım ki kar yağması köpekleri sevindiriyor. Soğuk hiç umurlarında değil. Çılgınlar gibi karda yuvarlanıp kovalamaca oynuyorlar; iki yavru da büyüklerini taklit ediyor. İlk kardan beri mutluluklarına ve bitmez oynaşmalarına şahidim... * Sabah dolapta bir küçük paket kek gördüm, tarihi geçmişti. Nasılsa kuşlar yer, zaten gece kar tozutmuş, diye çimenliğe attım... Birazdan yaygara koptu, cama koştum. Yavrular gene parmaklıklardan geçmiş; biri keki parçalamış ama diğeri de almak istedikçe ona saldırıyor. Demek bunlar çiğnemeyi öğrenmiş, dedim. Mutfaktan bir ekmeğin kenarını koparıp beş altı parçaya böldüm ve pencereden onlara fırlattım. Yakınlarına düştü... Beni görmüyor, ekmekleri fark etmiyor, seslenmekten de anlamıyorlardı ama; nasılsa bulurlar, dedim... Az sonra daha büyük bir feryat, figan: Baktım ki bu defa yavrulardan biri kardeşini sırtüstü bastırmış, minicik dişleriyle boğazını yakalamış ısırıyor, diğeri de bas bas bağırıyor!.. * Hayatlarında karşılaştıkları ve hem de tepelerinden kendilerine atılmış ilk ekmek parçası uğruna birbirlerinin boğazını dişleyen bu iki yavru köpeğin; hâlbuki çevrelerindeki birkaç metrekare alan içinde üç dört parça daha ekmek vardı. Ve sonra gördüm ki; her bir lokma için önce birbirlerini yediler, sonra da o birer lokma ekmeği yuttular! Şimdi bu hayvancıkların yaptıkları, acaba başka “insanî hikâyeleri” de hatırlattı mı size?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT