BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Muhammed Rûcî

Muhammed Rûcî

“İslâmın beş şartını yerine getirmeye cân ve gönülden çalışmalıdır. Bu beş arasında bedenle yapılacakların en önemlisi, namazdır ki, dînin direğidir.”



Muhammed Rûcî, Afganistan’daki evliyanın büyüklerindendir. Sa’düddîn Kaşgârî hazretlerinin en büyük talebelerindendir. 1417 (H. 820) senesi Berât gecesinde Rûc köyünde doğdu. 1498 (H.904) senesinde vefât etti. Vefat etmeden kısa bir zaman önce buyurdu ki: “A’mâl-i sâliha”, İslâmın beş rüknü, direğidir. İslâmın bu beş temelini, bir kimse hakkı ile, kusursuz yaparsa, Cehennemden kurtulması kuvvetle umulur. Çünkü bunlar, aslında sâlih işler olup, insanı günâhlardan ve çirkin şeyleri yapmaktan korur. Nitekim, Ankebût sûresi, kırkbeşinci âyetinde meâlen, (Kusursuz kılınan bir namaz, insanı pis, çirkin işleri işlemekten korur) buyuruldu. Bir insana, İslâmın beş şartını yerine getirmek nasip olursa, nîmetlerin şükrünü yapmış olur. Şükrü yapınca, Cehennem azâbından kurtulmuş olur... O hâlde, İslâmın beş şartını yerine getirmeye cân ve gönülden çalışmalıdır. Bu beş arasında bedenle yapılacakların en önemlisi, namazdır ki, dînin direğidir. Namazın edeblerinden bir edebi kaçırmayarak kılmaya gayret etmelidir. Namaz tamâm kılınabildi ise, İslâmın esas ve büyük temeli kurulmuş olur. Cehennemden kurtaran sağlam ip yakalanmış olur. Allahü teâlâ, hepimize doğru dürüst namaz kılmak nasip eylesin! Namaza dururken, (Allahü ekber) demek, (Allahü teâlânın, hiçbir mahlûkun ibâdetine muhtaç olmadığını, her bakımdan hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını, insanların namazlarının, Ona faydası olmayacağını) bildirmektedir. Namaz içindeki tekbîrler ise, (Allahü teâlâya karşı yakışır bir ibâdet yapmaya liyâkat ve gücümüz olmadığını) gösterir. Rükü’deki tesbîhlerde de, bu mana bulunduğu için, rükü’den sonra, tekbîr emrolunmadı. Hâlbuki, secde tesbîhlerinden sonra emrolundu. Çünkü, secde tevâzu ve aşağılığın en ziyâdesi ve zıllet ve küçüklüğün son derecesi olduğundan, bunu yapınca, hakkı ile, tâm ibâdet etmiş sanılır. Bu düşünceden korunmak için secdelerde yatıp kalkarken, tekbîr söylemek sünnet olduğu gibi, secde tesbîhlerinde âlâ demek emrolundu... MÜMİNİN MÎRACI... Namaz, müminin mîracı olduğu için, namazın sonunda, Peygamber efendimizin mîraç gecesinde söylemekle şereflendiği kelimeleri [yâni, Ettehıyyâtü’yü] okumak emrolundu... O hâlde, namaz kılan bir kimse, namazı kendine mîraç yapmalı. Allahü teâlâya yakınlığının nihâyetini namazda aramalıdır...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT