BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dimitri’yi de fişlemişler

Dimitri’yi de fişlemişler

Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Karayani’ye 28 Şubat’ta eşi gençlere Kur’an öğrettiği için ‘irticacı’ damgası vurulmuş.



ÖZEL HABER Melik DUVAKLI DAVAYA MÜDAHİL OLACAK Dimitri Karayani, 11 defa hacca giden eşi Şükriye Hanım’ı 3 yıl önce kaybetti. Yaşadıklarını unutamayan Karayani, 28 Şubat davasına müdahil olmak istiyor. 15 yıl sonra başlatılan 28 Şubat soruşturması dönem mağdurları tarafından farklı bir heyecanla takip ediliyor. O dönemde baskılara ve haksızlıklara uğramış pek çok kişi başlayacak dava sürecine müdahil olmaya hazırlanıyor. O isimlerden biri de 87 yaşındaki Dimitri Karayani. Aslen Rum olan Dimitri Karayani 1925 İstanbul doğumlu bir Hıristiyan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Mobilya sektöründe ticaretle uğraştıktan sonra 1961 yılında Balıklı Rum Hastanesindeki yoksul hastalara ve İhtiyarlara Yardım Derneği’nin yönetim kuruluna seçilmiş. 1963’ten itibaren Balıklı Rum Hastanesi Vakfı yönetim kurulunda görev yapan Karayani, 1991’den beri de vakfın yönetim kurulu başkanlığında bulunuyor. 1753’te faaliyete geçen Balıklı Rum Hastanesi, Osmanlı döneminde Rum Ortodoks cemaatine sağlık hizmeti vermek için kurulan ilk hastane. Aynı zamanda İstanbul’un da ilk hastanelerinden biri. İRTİCA LİSTESİNDE ADI GEÇİYOR Dimitri Karayani’yi 28 Şubat mağduru yapan olaylar ise şöyle yaşanıyor. Askeri vesayetin her alanda hissedilir hale geldiği 1997 yılında Balıklı Rum Hastanesi Vakfı da yakın takibe alınıyor. İlk başta çok anlamlandırmasalar da Zeytinburnu’nda bulunan vakıf merkezi polis ekiplerince baskına uğradığında işin aslı da ortaya çıkıyor. Dimitri Karayani başından geçenleri şöyle anlatıyor: “Bir gün aniden odama 10 kişi daldı. Ellerinde valiliğin yazısı, teftiş için geldiklerini söylüyorlar. Ben karşı çıkınca başlarında bulunan polis amiri bana bir liste gösterdi. İçinde eşim Şükriye Karayani’nin de ismi var. İrticai faaliyette bulunmakla suçlanıyor, ben de ona destek oluyorum diye beni de irticacı diye fişlemişler ve gelip vakfı basıyorlar. Dedim ki yahu ben Hıristiyanım, ne propagandasından bahsediyorsunuz? O zaman işte Müslüman olan eşimin öğrencileri ile birlikte çekilmiş fotoğraflarını gösterdi. ‘İşte eşin bu çocuklara Kur’an öğretiyor, sen de destek veriyorsun’ diye. Dedim ‘biz 55 yıldır evliyiz daha bir kez ben ona niye Kur’an okuyorsun demedim. Şimdi de demem. Çocuklara Kur’an öğretmesinin ne zararı var? Benim başında bulunduğum hastanede gençler madde bağımlılığı tedavisi görmek için sıra bekliyor. Gençler Kur’an öğrenmesin de böyle mi olsunlar? Asla karışmam eşime, her zaman destek oldum, yine de olmaya devam ederim.’ Tabi benim Hıristiyan olmam ve bir de böyle sert tepki göstermem nedeniyle fazla üstüme gelemediler. Emniyete gittiğimde de aynı ifadeyi verdim.” SORUŞTURMAYI DESTEKLİYORUM Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Savcılığının başlattığı 28 Şubat soruşturmasını destekleyen Karayani, dava sürecinde müdahil olmaya hazırlanıyor. Karayani, “Bu soruşturma çok önemli, Sayın Başbakan’ın konuşmasında ‘ihbar ediyorum’ dediği rant meselesi çok önemli. O süreçte kimler bir gecede köşeyi döndü, vurgun yaptı. Ortaya çıksın istiyorum. İrtica meselesi işin bahanesiydi. Çok vurgunlar yapıldı. Bütün bunların açığa çıkması için destekliyorum soruşturmayı” dedi. Dimitri Karayani 1991’den beri Balıklı Rum Hastanesi Vakfı’nın Başkanlığını yapıyor. ÇOCUKLARIM MÜSLÜMAN Dimitri Karayani 28 Şubat sürecinde eşinin verdiği Kur’an dersleri yüzünden epey takibata uğramış. Ancak bütün baskılara rağmen eşine destek olmaya devam etmiş. Üç yıl önce vefat eden eşiyle mutlu ve güzel bir evlilik yaşadıklarını söylüyor. Eşinin Müslüman olmasını asla sorun yapmadığını ve her zaman destek olduğunu belirten Karayani, “Eşim gençlere Kur’an dersi versin diye bir dairemizi tahsis etmiştik. Gençlerle ilgileniyor, onlara ders veriyordu. Bazen de kendisi gibi hanım arkadaşları sobhet ediyorlardı. Bu sohbetlerde de asla siyaset konuşulmazdı. Ama bize o yüzden baskı kurdular. Eşim Kur’an okuduğunda bazen ben de dinliyordum, hoşuma da gidiyor, okunanlara ben de inanıyorum. Eşim 11 kez Hacca gitti. Çocuklarımın tamamı Müslüman. Asla sorun etmem böyle şeyleri, bunu bir vicdan meselesi olarak görüyorum” ifadelerinde bulunuyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT