BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Mısır’da sürprizler ve kutuplaşma

Mısır’da sürprizler ve kutuplaşma

Laikçi kesim, Muhammed Mursi’nin ülkede katı bir İslami rejim kuracağını, kadın haklarının yok edileceğini, İsrail’le savaşarak ülkeyi büyük bir felakete sürükleyeceğini savunuyor. Mursi ise eski rejimden nasiplenen ve “Tahrir Devrimi”yle imtiyazlarını kaybeden çevrelerin halkın kafasını karıştırmaya çalıştıklarını iddia ediyor.



MÜCADELE ŞİMDİ BAŞLIYOR İlk turda oy verme oranının %50 civarında olduğu düşünülürse, ikinci turda birinci gelebilmek için her iki adayın da, ilk turda sandığa gitmeyen seçmenleri kendi taraflarına çekebilmek için yoğun bir uğraş sergilediklerini göreceğiz. Seçimin ilk turunda 13 adayın hiçbiri %50’lik oy oranına ulaşamadığı için Mısır cumhurbaşkanının kim olacağı 16-17 Haziran tarihlerinde yapılacak ikinci turda belli olacak. İlk turun sonuçları Mısır’ın kelimenin tam anlamıyla “kutuplaştığını” gösteriyor. Bu kutuplaşma, cumhurbaşkanı kim olursa olsun, ülkenin önümüzdeki yıllarda da geçiş dönemi sancılarını yaşamaya devam edeceğinin işareti olarak yorumlanabilir. AMR MUSA 5. OLDU! Hüsnü Mübarek döneminde başbakanlık yapmış olan bağımsız aday Ahmed Şefik’in, Müslüman Kardeşler’in desteklediği Hürriyet ve Adalet Partisi adayı Muhammed Mursi’nin hemen ardından gelerek ikinci tura kalması seçimin en büyük sürpriziydi. Diğer büyük sürpriz ise çoğu kamuoyu yoklamasında birinci sırada gözüken eski Dışişleri Bakanı ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’nın ancak 5. olmasıydı. Nâsır’ın Arap milliyetçisi söylemini benimseyen, solcu Karame (Haysiyet) Partisi genel başkanı Hamdin Sabbahi’nin üçüncü gelmesi ise ona oy veren seçmenlerin ikinci turdaki tercihlerinin kilit önem taşıyacağını ortaya koyuyor. ESKİ REJİM-YENİ DÜZEN İkinci turda, “eski rejimin” kalıntılarının tamamen ortadan kalkmasını isteyenler ile “yeni düzenin” taraftarları çekişecekler. Mısır seçiminin ağırlıklı tartışma konusunu, Parlamento seçiminde rüşdünü ispat eden Selefilerin de desteğini alarak cumhurbaşkanı olması durumunda Muhammed Mursi’nin ülkeye şeriat getirip, getirmeyeceği oluşturuyor. Laikçi kesim, Mursi’nin ülkede katı bir İslami rejim kuracağını, kadın haklarının yok edileceğini, İsrail’le savaşarak ülkeyi büyük bir felakete sürükleyeceğini savunuyor. Mursi ise eski rejimden nasiplenen ve “Tahrir Devrimi”yle imtiyazlarını kaybeden çevrelerin, suni bir tartışma ortamı oluşturarak, halkın kafasını karıştırmaya çalıştıklarını iddia ediyor. Asıl Şefik’in kazanması durumunda eskiye geri dönüleceğini, Mübarek’in katı ve sert uygulamalarının ülkeyi yeniden cehenneme çevireceğini söyleyen Mursi, demokratik Mısır’da halkın huzur ve barış içinde yaşayacakları bir gelecek kuracağı vaadiyle oy istiyor. SANDIĞA GİTMEYENLER Demokrasi-diktatörlük, eski rejim-yeni düzen tartışması kadar insanların gündelik hayat tarzlarının tehdit altında olup olmadığı da Mısırlıların oy verirken dikkate alacakları bir husus olacak. Bilhassa 80 milyonu aşkın Mısır nüfusunun yaklaşık dörtte birinin yaşadığı Kahire, İskenderiye ve Giza’daki seçmen davranışının şekillenmesinde hayat tarzı endişesinin de etkili olduğunu akıldan çıkartmamak gerekir. İlk turda oy verme oranının %50 civarında olduğu düşünülürse, ikinci turda birinci gelebilmek için her iki adayın da, ilk turda sandığa gitmeyen seçmenleri kendi taraflarına çekebilmek için yoğun bir uğraş sergileyeceklerini göreceğiz. KİMİN OYU KİME GİDECEK Diğer taraftan ülkede 18 aydır yaşanmakta olduğu siyasi belirsizliğin, ekonomiyi vurduğunu da unutmamalıyız. Mısırlılar, mevcut belirsizliğin bir an önce sona ermesini istiyor. Mısırlıların çoğunluğu karınlarının doymasını, düzenli ve tatminkâr bir gelire sahip olmalarını, yeni cumhurbaşkanının siyasal eğiliminden daha önde tutuyor. İlk turun ortaya çıkardığı tablodan sonra ikinci turda kimin oyunun kime gideceğini tahmin etmek güç olsa da, herhalde güçlü bazı eğilimlerden söz etmek mümkündür. Her ne kadar ilk turda usulsüzlükler yapıldığı iddiasıyla seçimin yenilenmesini istese de, Sabbahi’nin, Mursi’ye destek vermesi beklenebilir. Zira Sabbahi’nin lideri olduğu Karame Partisi, solcu ve laikçi kimliğine rağmen Kasım 2011’deki Meclis seçimlerinde Hürriyet ve Adalet Partisi ile iş birliği yapmıştı. Sabbahi’nin uzun yıllar boyunca Mübarek rejiminin zulmüne uğramış bir kişi olduğunu düşünürsek, Ahmet Şefik’i desteklemesi ihtimali çok düşüktür. MUSA’NIN OYLARI ŞEFİK’E Daha önce Müslüman Kardeşlerin önde gelen liderlerinden olan ve başkanlık seçiminin ilk turunda dördüncü olan Abdülmuneym Ebul Futuh’un taraftarlarının Mursi’yi destekleyecekleri kesindir. Amr Musa ise büyük ihtimalle seçmenlerini “vicdanlarının sesini dinlemeye” çağıracak, herhangi bir yönü işaret etmeyecektir. Amr Musa’nın oylarının çoğunluğunun Şefik’e gideceği değerlendirilebilir. Mısır’da eski rejim taraftarları kolay pes edeceğe benzemiyor. Bugün ortaya çıkan kutuplaşma, uzun yıllar sürecek bir siyasi gerilimi getirecektir. Başkanlık seçiminin ilk turu sonuçlarına göre, Mısır’da siyasi soğuk savaş geçen hafta itibariyle başlamıştır...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT