BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her gün ölüyoruz

Her gün ölüyoruz

“Güzelliğin sonu çirkinliktir. Gençliğin kaderi solmaktır. Her gün ölüyoruz.” Peki ne yapıyoruz? Sürekli erteliyoruz.



“Güzelliğin sonu çirkinliktir. Gençliğin kaderi solmaktır. Her gün ölüyoruz.” Peki ne yapıyoruz? Sürekli erteliyoruz. Anne-babamıza onları ne kadar çok sevdiğimizi söylemiyoruz, sıkıca sarılmıyoruz. İş, para, kariyer diye gözümüz dönmüş, haftada bir gün zor görüyoruz. Eşimizle çıkacağımız tatili 28’nci kere planlıyoruz, 29’uncuda da gitmeyeceğimizi biliyoruz. Arkadaşlarımızla randevularımızı “öncelikli ertelenebilecekler” listesine koyuyoruz. Aldatıyoruz, aldatılıyoruz ve “başkasını bulamam” diye yalanlarla yaşıyoruz. İşsiz kalan arkadaşlarımızı arayıp, sormuyoruz. Karanlık kış günlerinin ardından parıldayan güneşi, plaza camlarının arkasından izliyoruz. Yağlı, kızarmış, kanserojen demeden, bilerek ve isteyerek “habire” yiyoruz. Her pazartesi rejime başlayıp, salı sabahı bırakıyoruz. Sigara dumanını oksijenden daha büyük bir zevk duyarak ama “bırakmalıyım” diyerek içimize çekiyoruz. Kahve, çay, çikolata tüketiminden vazgeçmeyip selülit kremlerine ve mide haplarına servetimizi yatırıyoruz. Spor salonlarının broşürlerini arşivleyip, “işten güçten, bir türlü” gidemiyoruz. Evimize kitap doldurup hiçbirini okumuyoruz. Diş ağrısından ölüyoruz, gözlerimiz doğru dürüst görmüyor, doktora gitmiyoruz. Bizden sonrakiler için yalnızca “tıklayıp” bir ağaç dikmiyoruz. İhtiyaç duyan bir çocuğu okutmuyoruz. Nefret ettiğimiz işimize “para” için devam edip, seveceğimiz bir iş arayışına girmiyoruz. Ne yapıyoruz? Her gün ölüyoruz. “ .... * (Frederic Beigbeder, Aşkın Ömrü Üç Yıldır kitabından) 148.000 defa Hesabını nasıl yapmış bilmiyorum. Doç. Halil Yeşilçimen’in hesabına göre, bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar anne babasından, “yapma, elleme, dokunma” sözlerini duyuyormuş. Öğrenilmiş acizliğe örnek olarak anlatılan akvaryumdaki büyük ve küçük balıklar örneğini anlattıktan sonra diyor ki; 148.000 defa elleme, dokunma denilen çocukta yapamama, edememe özellikleri gelişiyor. Kendine güvenini yitiriyor. Ben de bir ilave yapıyorum: Buna bir de mecburi askerlik eğitimi eklenince fire iki katına çıkıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT