BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bahçeli, İmralı’ya gidip kontrol etsin

Bahçeli, İmralı’ya gidip kontrol etsin

Bağış, Adalet Bakanından İmralı’ya gidip fotoğraf çektirmesini isteyen MHP lideri Bahçeli’ye “Merak ediyorsa İmralı’ya gidip kontrol edebilir” dedi. AB Bakanı Bağış, şöyle devam etti: Ben fotoğraf çektirmem, fakat Adalet Bakanlığımız, kontrol etmesi için kendisine gereken yardımları sağlayabilir.



RÖPORTAJ Buket GÜVEN Bağış: Başbakan Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu ve Zana ile görüşmesi önemli. Fakat terör, hiçbir siyasî hareketin tek başına çözeceği bir mesele değildir. Topyekûn uğraşılmalı. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Adalet Bakanından İmralı’ya gidip fotoğraf çektirmesini isteyen MHP lideri Devlet Bahçeli’ye “Merak ediyorsa İmralı”ya gidip kontrol edebilir. Adalet Bakanlığımız gereken yardımı sağlar” cevabını verdi. Bakan Bağış, gazetemizin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Terör konusunun Türkiye’nin kanayan yarası olduğunu vurgulayan Bakan Bağış, “Biz bu terör belasından kurtulduktan sonra, Türkiye’de yapılacak çok hoş, çok anlamlı birçok çalışma, düzenleme olabilir. Ama şu anda Türkiye’nin öncelik vermesi gereken, terörle mücadelede akan kanın durması, bizim kanayan yaramızın sarılmasıdır” dedi. Bağış, terör belası sona erdikten sonra ana dile ilişkin düzenlemelerin de yapılabileceğini ifade ederek, “Benim çocuklarım İngilizce öğrendiği gibi Fransızca, Almanca öğrendiği gibi neden Kürtçe, Arapça, Farsça öğrenmesinler” diye sordu. “Neden Cervantes’in, Shakespeare’in, Goethe’nin eserlerini okurken, Fekiye Terhan’ı okumasınlar, Mevlana’nın Farsça eserlerini okumasınlar’ diyen Bağış şunları kaydetti: “Yunus Emre’yi öğrendikleri gibi neden Ahmed-i Haniye’nin mesajlarını okumasınlar. Bunlardan korkmamamız lazım. Bunlar bizim kültürümüzü zenginleştiren unsurlar. Ama bizim şu anda kanayan bir yaramız var. Önce hep beraber el ele verip, Kürdüyle, Türküyle, Çerkeziyle, Lazıyla, Boşnağıyla, Abhazasıyla hep beraber o kanayan yarayı sarmamız lazım. Ondan sonra olur. Seçmeli ders konusunda Sayın Başbakanımızın yaptığı açıklama anlamlıdır.” Bakan Bağış, teröristbaşı Öcalan’ın İmralı’da olmadığını iddia eden ve orada olduğunu ispatlamak için Adalet Bakanının İmralı’ya giderek fotoğraf çektirmesini isteyen MHP Lideri Bahçeli’ye de “Eğer Sayın Bahçeli merak ediyorsa, Adalet Bakanlığı’na başvurur kendisi gidebilir, ben fotoğraf çektirmem ama kendisi gidip kontrol edebilir” çağrısı yaptı. “Sayın Bahçeli, yasama mensubu bir milletvekilidir, bir siyasi parti genel başkanıdır ve yasamanın denetleme görevini yerine getirme arzusunu beyan ederse, eminim Adalet Bakanlığı gerekli düzenlemeyi yapar, kendisine yardımcı olur” diyen Bağış, “Ben Sadullah Bey adına konuşmak istemem ama, Sayın Bahçeli’nin böyle bir talebi olursa, kendisine her türlü kolaylığı gösterme nezaketini ortaya koyacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. 3. YARGI PAKETİNDE EŞİTLİĞİ GÖZETTİK Bakan Egemen Bağış, arkadaşımız, Buket Güven’in sorularını cevaplandırdı. Bakan Bağış 3. Yargı Paketiyle ilgili olarak, “Biz anayasanın gereği olan eşitlik kriterini, bu paket içerisinde de gözettik, gözetmek de mecburiyetindeyiz. Anayasanın bir şartı bu” şeklinde konuştu. AB’nin yapısı değişir ama Türkiye yola devam eder Bakanlığının Türkiye Cumhuriyeti devletinin reform mutfağı olarak görev yaptığını belirten Bağış, “AB sürecinde bizim yaptığımız iş Türkiye’nin hayat standartlarını yükseltmek, onun için de, ‘Durmak yok, reforma devam’ diyoruz. Bu reformları hayata geçirmek lazım. Hatta, ileride AB’nin yapısı değişir, Türkiye’nin hassasiyetleri değişir ama her ülkenin her zaman reforma ihtiyacı vardır” dedi. Reformlar hazırlanırken sadece AB ülkelerinin incelenmediğini Japonya, Brezilya, ABD, Rusya’daki en iyi örneklerin de incelendiğini anlatan Bağış, “Her Bakanlar Kurulu toplantısında biz bir dosya sunuyoruz. Biz adeta devletin bir reform mutfağı olmanın yanı sıra bir yandan da devletin düşünce kuruluşu gibi farklı konularda analizler sunuyoruz” diye konuştu. Bakan Bağış, Türkiye’nin AB süreci açısından da çok önemli olan 3. yargı paketinin getirdiği yeniliklerin, özel yetkili mahkemeler tartışmasına kurban edilmemesi uyarısında bulundu. Bağış, 3. yargı paketiyle sanık ve şüpheli haklarının geliştirilmesi, özgürlük hakiminin getirilmesi, tutuklamanın somut olgularla desteklenmesi gereği, müdafinin dava dosyasını inceleme yetkisinin genişletilmesi, adli kontrol konusunun genişletilmesi ve ileriye yönelik yayın durdurma cezasının kalkması gibi birçok yeniliğin getirildiğini kaydetti. Bu paket çerçevesinde, “şu hapishaneyi boşaltalım ya da şuraya imkan tanıyalım” gibi bir tavrın olmayacağının altını çizen Bağış, şunları söyledi: “Biz bir reform gerçekleştirirken, şu hapishanedekilere yarasın ama şu hapishanedekilere yaramasın, şu davadan yargılananlar kullansın ama bu davadan yargılananlar kullanamasın gibi bir süreç içine de girmedik. Bu paketi hukukçular inceleyecekler ve avukatların incelemesi sonucu, kendi müvekkillerinin, bu paketle gelen haklardan hangisinden faydalandığı konusunda mahkemelere başvuracaklar ve kararı da yargı mercii verecek.” BAĞIŞ FORMÜLÜ AÇIKLADI Laiklik değil layıklık tartışması yapılmalı Artık laiklik tartışmalarını bir yana atıp, Türkiye’ye layık bir ana muhalefet partisine kavuşmamız gerekir Bakan Bağış, Türkiye’yi öven 16 AB Dışişleri Bakanı’na mektup yazıp, Türkiye’nin çok da övülmemesini isteyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu’na da sert tepki gösterdi. Loğoğlu’nun mektubunu Türkiye’nin demokrasi tarihindeki en önemli ayıplardan bir tanesi olarak nitelendiren Bağış, “Sayın Loğoğlu gibi uzun yıllar büyükelçilik yapmış, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı yapmış, Türkiye’nin savunuculuğunu uzun yıllar meslek itibariyle yapmış birinin bugün geldiği nokta, gerçekten çok düşündürücüdür. Sayın Loğoğlu, Türkiye’yi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi’ni, laiklikle ilgili ithamları ortaya atmadan evvel, AK Parti’nin laiklik söylemlerine bir baksın” şeklinde konuştu. “Şimdi Loğoğlu’na, ben AK Parti’nin laiklik iddiasını, laikliğe bağlılığını ispat etmek zorunda değilim. Ama Sayın Loğoğlu, CHP’nin demokrasiye inandığını ispat etmek zorundadır’ sözleriyle seslenen Bağış, şunları dile getirdi: “Bugüne kadar CHP’nin tarihçesine bakarsanız, demokrasi ile uyumlu olmayan, milletin iradesine saygı göstermeyen, milleti hiçe sayan bir yaklaşım sergilemiştir. Türkiye’de tartışılan, laiklik değil, layıklık tartışması olmalıdır. Bu ana muhalefet partisi, Türkiye’ye yakışmıyor, Türkiye’ye layık değil. Artık laiklik tartışmalarını bir yana atıp, Türkiye’ye layık bir ana muhalefete kavuşmamızı dillendirmenin vakti gelmiştir.” İçinde bu acıyı hisseden şehitleri istismar etmez Bakan Bağış, Suriye tarafından düşürülen jetimizde şehit olan pilotlarla ilgili otopsi raporunun açıklanmasını isteyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na da sert tepki gösterdi. Türkiye’nin başından beri olayla ilgili gerekli bilgilendirmeyi hem kendi kamuoyuyla hem de uluslararası kamuoyuyla paylaştığına dikkati çeken Bağış, “Şehit pilotlarımızın acısını da milletçe yüreğimizde taşıyoruz. İçinde zerre kadar bu acıyı taşıyan hiç kimse şehitlerimizin istismarı içine giremez ama Kemal Bey bunu yapıyor. Biz bu iki şehidimizin hesabını da sorarız, gereken cevabı da veririz. Bu her şeyden önce onların ailelerine ve bu ülkenin güçlü devlet geleneğine olan borcumuzdur. Ama onların naaşlarının istismarına da izin vermeyiz.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT