BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Abartmayalım!

Abartmayalım!

Avrupa Birliği’nin krizle boğuştuğu bir ortamda, biz ne yapıyoruz? Ekonomiden güzel haberler geliyor. İşler yolunda:



Avrupa Birliği’nin krizle boğuştuğu bir ortamda, biz ne yapıyoruz? Ekonomiden güzel haberler geliyor. İşler yolunda: -İhracat artıyor, ithalat geriliyor, dış ticaret açığı ve cari açık daralıyor. -Enflasyonla birlikte, faiz de düşüyor. Kamu borçlanması cephesinde, herhangi bir problem gözükmüyor. -Sanayi üretimi artıyor. Bu gelişmeleri küçümsemek mümkün değil. Ancak.. Bir kısım ekran papağanı, durumdan vazife çıkarıyor. “Yılın?birinci?çeyreğinin?büyüme verilerini” ve “cari dengeye ilişkin son rakamları” esas alarak, “cari açığın kökünü kuruttuklarını, ekonominin bundan sonra?ihracatla büyüyeceğini” söyleyebiliyor. Acaba öyle mi? *** Önce bir hatırlatma. 2011’in ilk üç çeyreğindeki büyüme, sırasıyla “yüzde 11.9, yüzde 9.1 ve yüzde 8.4” olarak gerçekleşmişti. Büyümenin finansmanından, yani hızla tırmanan cari açıktan bir hayli tedirgin olmuştuk. Ne var ki, dördüncü çeyrekteki yüzde 5.2’lik büyüme, yüreklere su serpmişti. Ekonomi yönetimi, yüzde 5.2’lik büyümenin, “yumuşak iniş” hedefiyle uyumlu olduğuna dikkat çekmişti. İhracatın istikrarlı bir şekilde artış eğilimini koruduğunu, iç talep yavaşlarken, net ihracatın büyümeye olan katkısının arttığını vurgulamıştı. Sonuç mu? İlk çeyreğin rakamları, bu tahminleri doğruladı. 2012’nin ilk çeyreğinde, “yüzde 3.2” büyüdük. Beklendiği gibi, iç talep dibe vurdu, ağırlıklı olarak ihracatla büyüdük. Hasretle beklenen yumuşak iniş, tescil edildi, cari açık hız kesti. Olup biten bundan ibaret. Peki, “büyük resim” ne diyor? Büyümenin yörüngesi değişti mi? *** Şunu unutmayalım: Ekonominin çarkı, dış kaynakla dönüyor. Bu değirmenin suyu, dışarıdan geliyor. Büyümenin hızlandığı yıllarda, büyük ölçüde, iç taleple (yaklaşık yüzde 70 oranında!) büyüyoruz. “İç pazara yönelik üretimin ve ihracatın önemli bir bölümünün ithalata olan bağımlılığını” bugünden yarına sıfırlamak mümkün değil. Zaman zaman, aralarında “doku uyuşmazlığı” oluşsa da, “hızlı büyüme-yüksek cari açık” ikilisi, son derece “köklü ve kronik” bir ilişkiyi simgeliyor. Dolayısıyla.. İçinde bulunduğumuz konjonktürün “büyüme ve cari açık” rakamlarına yoğunlaşarak, bu ilişkinin ortadan kalktığını söyleyemeyiz. *** Defalarca yazdık. Cari açığın artış hızı yavaşlayabilir, açığın finansmanı iyileşebilir; açığın finansmanında, kısa vadeli sermaye hareketlerinin payı azaltılabilir, fakat kriz çıkarmadıkça, “açığı buharlaştırmak, kökünü kurutmak” diye bir şey söz konusu olamaz. Küresel iş bölümündeki yerinizi değiştirmeden, böyle bir çemberi kıramazsınız. *** Sevgili dostlar.. -Lütfen abartmayınız. Atalarımız ne güzel söylemiş: -Ufak at, civcivler de yesin!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT