BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > EĞİN, betona eğilmedi

EĞİN, betona eğilmedi

Eski ustalarımız var. Üç yüz sene evvel yapılan evi yapabilirler. Ama yeni nesilden çırakları yok, korkarım bu sanat unutulacak.



> NİYE ERZİNCAN? Burası eskiden Harput'a bağlıydı. 1926'da Mâmurat-ül aziz'den (Elazığ'dan) alıp, Malatya'ya bağlamışlar. Dersim isyanından sonra devlet Eğin köylerinden Ağın'la İlic’i ilçe yapıyor. 1938'den beri Erzincan'ın kazası. Gelgelelim 1992'ye kadar vilayet ile karayolu bağlantısı bulunmuyor. Bağıştaş İstasyonuna gideceksin de tren bekleyeceksin. Taa ki Yıldırım Akbulut el atasıya kadar. > Cüneyt Bitikçioğlu-İrfan Özfatura'dan yeni bir yazı dizisi... ğin (Kemaliye) Ağın, Harput, Arapgir, İliç, Divriği arasında bozulmamış bir Anadolu kasabası... Aynen bir Safranbolu, bir Beypazarı ama... Gözden ırak olunca... Halbûki diğerlerinden fazlası var noksanı yok. Tarihi evler, çeşmeler, camiler, medreseler... Fırat'ın içine sıkıştığı Karanlık Kanyon, dağın içinden giden Taşyol, balık kaynayan baraj gölü ve her an bir dağ keçisi bir vaşakla karşılaşabileceğiniz muhteşem coğrafya... Ne yazık ki tur operatörlerinden lâyık olduğu ilgiyi görememiş. Neyse biz üstümüze düşeni yapalım da... Bir beldeyi tanımanın en kestirme yolu havaliyi "bilen ve anlatabilen" birini bulmaktan geçer. Belediye Başkanı Mustafa Haznedar tam aradığımız gibi, doğma büyüme Kemaliyeli. Dedesi Abdülhamid Han zamanında belediye başkanlığı yapmış, bir dönem amcası, dört dönem de babası... Yani kasabanın 43 yılında bu ailenin ismi var. "Yüz yıl evvelinin Eğin'i canlı bir ticaret yolu üzerindeydi" diyor, "Karadeniz ve Doğu Anadolu'dan gelip Haleb'e, Şam'a, Bağdat'a giden tacirler burada mola veriyor. Şehre her hafta 400 katırlık kervan girip çıkıyor. Şu an Amerikalılar işlettiği altın madenini Eğinliler çalıştırıyor. Dile kolay çarşıda 58 sarraf tıkırdıyor. 1842 yılında Eğin çarşısında 2500 esnaf var, düşünün 5 tane poliçeci çalışıyor, akşama kadar senet düzenliyor. O yıllarda 9 tane dabakhanesi var ki burada işlenen sarı sahtiyan, hiçbir yerde bulunmuyor. Zira dağlarımızda ceher denen bir bitki yetişiyor, deriyi pamuk ediyor. 7 tane değirmen var ve her evde halı, kilim, gazenne (hususi bir kumaş) dokunuyor. O zamanlar Merkez nüfus 19 bin, köyler 42 bin... Ki Ankara 10 bini bile bulmuyor. YOLUNU BULAN İSTANBUL'A Bir ara Osmanlı Kafkasya'dan birlikler getirip Eğin'e yerleştiriyor, hem güvenlik sağlansın, hem Şiilik yayılmasın. Yöreyi cazip kılmak için onlara İstanbul'da et kethüdalığı veriliyor. 2. Mahmud ayrıca odun kömür kethüdalığını da ilave ediyor. O devirde elini kolunu sallayarak İstanbul'a girmeniz mümkün değil, evvelemirde vize almanız gerekiyor. Fırsat bu fırsat, Asitane'ye Eğinli yağıyor. Yatağını yorganını toplayan yola düşüyor... Ve bir tebliğ daha. "Kendileri gelebilir ama eş ve çocuklarını getiremezler." Hani postu sermesin, dönsünler. İşte Eğin türküleri bu yüzden hasret yüklüdür. Hanımın kocası İstanbul'a gitmiş, şu iş bu iş derken göze girmiş, olmuş mu paşa... Kadın derdini dökmüş satırlara. Derin derelerin serin köşesi Kırıldı gönlümün billur şişesi. Duydum ki olmuşsun Mısır paşası. Geçti gençliğim neyleyim seni Efendim Halep kadısı Bekir Efendi Eğinli, hemşerilerine habire İstanbul vizesi veriyor. Buradan Halep'e gidiyorlar, vizeyi kapan Dersaadet'e geçiyor. Sonra... Savaş yılları. Ermeni meselesi... Erkekler ölünce kadınlar sahipsiz kalıyor. Abdülhamid Han "kim şehit kızıyla evlenirse ona kısa dönem askerlik hakkı tanınacak" diye tamim yolluyor. Dedem o sıra Emirgân'da kasap "gideyim bir yetim kız alayım" diyor, "askerlik çıksın aradan." Doğu cephesine bi yolluyorlar, 7 yıl sonra dönebiliyor... 1915'te Ermeniler çekiliyor ve çarşı çöküyor. Kalan birkaç sanatkârı da sanayi hamlesi bitiriyor. İşte o gün bu gündür geçim derdi ile boğuşuyoruz, giden gurbette kalıyor. Ne yazık ki şehre alışan dönmüyor. Şimdi kadın sabah ezanı kalkacak da ağıra gidip ineği sağacak. Ünlü Eğin halısı tamamen bitti, tezgahlar çürüdü belki 50 yıldır kirkit vurulmuyor. Halbuki 1915 'de burada halı şirketi var. ABD'ye ihraç etmişler hatta. Halıymış tarımmış, bu işler ancak nüfusla oluyor . > OKUMUŞ YAZMIŞLAR Eğin, zamanının önde gelen ilim merkezlerinden biri. Misal Memikoğlu medresesi her yıl 33 Mezun veriyor. Osman Bedreddin Nakşi hazretleri bu civarda çok seviliyor. Eğin'de onun sohbet ikliminden kaynakların bir zarafet, nezaket hissediliyor. Bu yüzden civarda Osman, Bedri, Bedreddin, Bedriye isimleri çok fazla. Eğin halkı son derece kibar, köylere gidiyorsunuz, çocukları görünce Nişantaşı'nda mıyım diyorsunuz inan.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT