BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Irak’ta kazanan ve kaybedenler

Irak’ta kazanan ve kaybedenler

Irak, 10 yıl önce 2 Ağustos’ta Kuveyt’i işgal etti. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 6 Ağustos 1990’da, Irak’a ekonomik ve askeri ambargo kararı aldı.



Irak, 10 yıl önce 2 Ağustos’ta Kuveyt’i işgal etti. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 6 Ağustos 1990’da, Irak’a ekonomik ve askeri ambargo kararı aldı. Bu ambargo devam ediyor. Ayrıca ABD ve İngiltere savaş uçakları, Irak’ın kuzey ve güneyinde oluşturulan uçuşa yasak bölgeleri denetliyorlar. Gerektiğinde de muhtelif hedefleri bombalamayı sürdürüyorlar. ABD, 8 Ağustos 1990’da, Çöl Kalkanı Operasyonu’nu başlatmaya karar verdi ve Irak’a Kuveyt’i terketmesi için 15 Ocak 1991 tarihine kadar mühlet tanıdı. Saddam Kuveyt’ten çekilmeyi reddedince de, ABD’nin o zamanki başkanı George Bush, -17 Ocak 1991’de- Çöl Fırtınası Harekatı emrini verdi. Irak’a savaş açtı. Yoğun bir hava bombardımanı ile başlayan harekat, 24 Şubat’ta kara saldırısı ile devam etti. ABD’de bu yıl Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’den başkan adayı Texas valisi George W. Bush’un babası olan o zamanki Başkan Bush, 24 Şubat 1991’deki 3 günlük kara harekatı sonucunda, 27 Şubat’ta Kuveyt’in kurtarıldığını ve Irak Ordusu’nun bozguna uğratıldığını açıkladı. 10 yıl sonra durum Önceki gün ABD Dışişleri Bakanlığı’nda, Körfez Krizi’nin 10. Yıldönümü dolayısı ile, bir basın toplantısı yapıldı. Bakan yardımcısı David Welch ve büyükelçi David Scheffer Irak, Saddam ve ambargo konularında gazetecilerin çeşitli sorularını cevapladılar. ABD’nin savaş suçluları dosyasından sorumlu büyükelçi Scheffer basın toplantısında, Irak’ın Kuveyt’i işgali sırasında bu ülkede giriştiği işkenceleri gösteren bazı belgeleri de açıkladı. Büyükleçi Scheffer, “Bu belgeleri ikmal ediyoruz. Kanıtlarını ortaya koyarak Saddam Hüseyin’i adalet önüne çıkarmak için çok ciddi çalışıyoruz.” şeklinde konuştu. Bir gazeteci ABD’li yetkililere, “Saddam’ı devirmek için çeşitli yollara başvurulduğunu söylüyorsunuz. Bu geçen 10 yıl içinde Saddam hakikaten zayıfladı mı yoksa daha da kuvvetlendi mi? Çünkü hâlâ iktidarını sürdürüyor” sorusunu yöneltti. Gerçekten ilginç bir soruydu. Zira Saddam, kendisine karşı askeri harekatlar sürdüğü ve Irak’a ambargolar acımasız bir şekilde devam ettiği halde, hâlâ iktidarda. Üstelik hem Başkan Bush’u hem de Başkan Clinton’ı eskitti. Kasım ayında seçimi kazanırsa, babasından sonra oğul Bush’un başkanlığını da eskiterek tarihe geçeceğe benziyor. Hem Saddam hem ABD kazançlı Geçmişten bugüne 10 yıllık döneme bakıldığında, hem Saddam’ın hem de ABD’nin kazandığını söylemek, yanlış olmaz. 10 yıldır süren kriz ve ambargolardan ABD’nin bir kaybı yok. Tersine bölgede her istediğini yapar durumda.. Saddam tehlikesi ile Kuveyt’ten Suudi Arabistan’a bütün petrol zengini Arap ülkeleri, kendilerini korusun diye oluk gibi ‘dolarlar’ ödüyorlar ABD’ye... Aldıkları askeri malzeme ve silahlar da cabası.. Devam eden ambargolardan sadece Irak halkı etkileniyor. Ambargo ve ablukalardan dolayı Saddam, bırakın devrilmeyi, her geçen gün iktidarını da diktatörlüğünü de güçlendiriyor. Irak’taki durumun bölgeye bir başka etkisi, Ortadoğu’ya demokrasinin gelmesini önlüyor ve geciktiriyor. Bu durum, bölgede istediği gibi cirit atan ülkelerin hem kazançlarını artırıyor; hem de işlerini kolaylaştırıyor. İsrail’den, İngiltere ve ABD’ye; Saddam’dan, iktidardaki şeyh, emir, sultan, kral ve diğerlerine herkesin kazandığı bu büyük oyunda kaybedenler, sadece bölgenin demokrasiye susamış halkları.. Tabii bir de kaybeden Türkiye’yi unutmamalı. Körfez Krizi ile ekonomik kayıpları 40 milyar doları geçen ülkemiz, Kuzey Irak’taki tehlikeli gelişmelerden de birinci derecede etkilenmeye ve zararlarına katlanmaya açık durumda.. Mesela, kaderlerine terkedilmiş 3 milyon Türkmen kardeşimize bir şeyler yapamamanın aczi içinde olduğumuzun kahreden görüntüsü.. Mesela, Kuzey Irak’taki sözde Kürt başbakanlarına(!), sözde bakanlarına(!) ve sözde yönetimlerine(!) karşı da seyirci durumda kalşımız.. Herkesin ağzında, ‘Irak’ın toprak bütünlüğüne saygı!’ Ama bu, sadece laf! Sakın yutturmaca olmasın?.. Hadi endişemizi dışa vuralım: Eğer bu gözde sözdeler, bir gün ABD ve Batı tarafından ‘resmen’ de tanınmaya başlarlarsa, ne olacak? İşte, seyredin siz o zaman, gümbürtüyü..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96384
    % 1.04
  • 5.7414
    % -0.36
  • 6.3618
    % -0.39
  • 7.0428
    % -0.39
  • 279.903
    % 0.73
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT