BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Türk sineması istediğim yerde değil’

‘Türk sineması istediğim yerde değil’

Filmleriyle herkesin gönlünde taht kuran ünlü sanatçı Hülya Koçyiğit, Türk sinemasının yurt dışında büyük başarılar elde ettiğini, ancak şu anda gönlündeki seviyede olmadığını söyledi.



TGRT Haber Dairesi Başkanı Mehmet Soysal, “Başbaşa” programında ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit’i konuk etti. Koçyiğit’in Türk sinemasıyla ilgili Soysal’ın sorularına verdiği cevaplar şöyle: Soysal: Bugünlerde neler yapıyorsunuz? Neler yapmak istiyorsunuz? Koçyiğit: Hayatı bizzat tadarak yaşamaya çalışıyorum. Beni çok mutlu eden iki torunum var. Onların gelişmesiyle ilgileniyorum. ‘Hergün ekranda filmlerim gösteriliyor’ diye yeni bir projeyle ilgilenmiyordum. Ama bugünlerde “Nisan Yağmuru” adlı dizinin çekimlerini yapıyoruz. Soysal: Türk sineması bugün olması gereken yerde mi? Koçyiğit: Halen bulunduğu yer arzu ettiğim, görmek istediğim yer değil. Büyük bir gayret var ve çok özverili çalışılıyor. Türk sineması uzun yıllar yurt dışında çok ilgi çekti ve büyük başarılar elde etti. Ancak gönlüm daha çok verimli olmasını, daha çok talep almasını diliyor. Sineması olmayan bir ülkeyi, insanları düşünemiyorum. Bugün insanlar geçmişteki Türk sinemasıyla mutlu oluyorlar ya da izliyorlar, ama bu yeterli değil. Örneklerin daha bolca verilmesi gerekir. İnsanlar sinemaya gitme alışkanlığını kaybettiler. Tekrar kazandırmak için daha gayretli olmak lazım. Soysal: Türkiye’de Amerikan filmleri neden bir numara ve gişe rekorları kırıyor ? Sinema en büyük silah Koçyiğit: Sadece Türkiye değil dünyada bir numaralar. Çünkü Amerikalılar çok iyi biliyorlar ki, kültürlerini yaygınlaştırmak, benimsetmek, kabul ettirmek, kendi ürünlerini pazarlamak için sinema en geçerli ve en güçli silah. Sinemalarını olumlu anlamda değerlendiriyorlar.. Soysal: Filmelerinin dışında ürünlerinin de sunulduğu ülkelerde bu kadar talep görmesinin sebebi nedir? Koçyiğit: Kültürlerini çok güzel pazarlıyorlar. Çok eski bir geçmişleri olmadığı halde o kozmopolitik kültürü çok iyi kullanıyorlar. İmrenmemek mümkün değil. ‘Biz neden sinemamızı daha etkin hale getiremiyoruz?’ diye kederleniyorum zaman zaman. Kendi kültürümüzü unutturacak derecede önem verilmiyor. Günlük yaşantımızda bize ne sunulmuşsa onu almaya, hemen kabullenmeye alışmışız. Dolaysıyla kendi kültürümüzden farkında olmadan çok uzaklaşıyoruz. Bugün son bir acısını görmüyoruz ızdırabını çekmiyoruz, ama ben fark ediyorum. Bundan yirmi yıl sonra zararını görmeye başlayacağız. İstiyorum ki bugünden tedbirimizi alalım, hem de kendi kültürümüzü tanıma, öğrenme, sevme ve yaygınlaştırma adına bir şeyler yapalım. Bu da bir politikadır. Kültüre ve sanata yatırım yapmak uzun vadede çok büyük bir kazanç. Kısa vadede ise değil, belki de bunun için iş adamlarımız da sanatsal konularda yatırım yapmıyor. Teşvikler yetersiz Soysal: Devlet teşvikleri yeterli mi? Koçyiğit: Hayır. Var olma savaşı vermekte olan sinemaya taze kan rahmetli Turgut Özal’ın girişimiyle bu teşviklerle oldu. Ancak bu çok yetersizdi ve sürekli olmadı. Daha sonraki yıllarda da kesildi. Bugün böyle bir şey yoktur. Soysal: Amerikalı ünlü sinema sanatçıları birleşip sinemaya yatırım yapıyor. Bunu denediniz mi? Koçyiğit: Düşündük, hayal ettik, konuştuk, ancak gerçekleştiremedik.. Bizler sinema oyuncuları, mesleğimizi yaparken hiçbir birikim yapamamışız.. Soysal: Türk sineması hep gerçekleri mi yansıttı? Koçyiğit: Yeşilçam gerçekten bir dünya kurmuştu. Hayali de olsa güzel ve doğru bir dünyaydı.. İnsan olarak neleri idealize ediyorsa onlar vardı..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT