BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bakan karşılamaları...

Bakan karşılamaları...

Sayın İçişleri Bakanı’nın çok doğru, ama o kadar da uygulanması imkânsız genelgesi ile ilgili olarak epey yorumlar yapıldı. Ben de, olayları çokça yaşamış birisi olarak bazı hatıralarımı aktarmayı yararlı gördüm.



Sayın İçişleri Bakanı’nın çok doğru, ama o kadar da uygulanması imkânsız genelgesi ile ilgili olarak epey yorumlar yapıldı. Ben de, olayları çokça yaşamış birisi olarak bazı hatıralarımı aktarmayı yararlı gördüm. Türkiye’de oldum olası, gösteriş merakı hakimdir. Bu açıdan, karşılama merasimleri, temel atma veya kurdele kesme törenleri, hiçbir politikacının kaçırmak istemediği fırsatlardır. Bu bakımdan, hiç önemi olmayan açılış veya temel atmalarda bile, çok sayıda bakanı, milletvekilini ve kendini göstermek isteyen heveslileri izlersiniz. Hele, bir de Cumhurbaşkanı, Başbakan, vb. üst düzey yönetici varsa, ortalık kırılır geçer. Medyada görünmek isteyenler birbirini çiğnerler. Ortalık tam bir kargaşa havasına dönüşür. Ne düzen kalır, ne de disiplin. (Bu bakımdan, nişan, düğün, sünnet, vb. günlerinize önemli zevatı çağırmaya niyetli iseniz, iki defa düşünmeniz şarttır. Zira, iş çığırından çıkacaktır. Ortalık yalakalık yapmak isteyenlerce işgal edilecektir. Buna, bir de, (hiçbir saygı kuralına riayet etmeyen, kendisini en bir dokunulmaz sayan) medya kalabalığını da eklerseniz, ortalığın neye dönüşeceğini çok kolay hesaplarsınız. Ne oturma düzeni kalır, ne yemek düzeni. Kimseye de lâf anlatamazsınız. Kahrınızdan çatlarsınız.) Yine, bir tecrübeli kişi olarak tavsiye ederim. Büyük zâtları, şaşırıp da, kendi adınıza yemeğe filân davet etmeyin. Masada, üçbeş kişi olduğunuza bakar, hesabı umursamazsınız. Ama, fatura gelince, şapkanız başınızdan uçar. Zira, misafirlerin refakatçileri, korumaları, şoförleri derken, bir orduyu doyurmuş gibi olursunuz. Türk yönetim sisteminde, karar veren kişi tektir. Başbakan. Bu sistem içinde, milletvekillerinin, Bakanların, Ankara bürokratlarının, Ankara’da hiçbir etkisi ve iltifat alanı yoktur. (Özel sektörün, Ankara üst düzeyine gösterdiği itibar hariç tutulursa.) Mecburen, moral bulmak için, itibar görmek için, bol bol Anadolu’ya açılmak gerekir. Hiçbir fırsatı heba etmeyip, değerlendirmek şart olur. (Bu arada, bizzat ve özel kaleminiz telefon etmelidir. Teşkilâta ve tanıdıklara, hava alanında veya şehre giriş noktasında kalabalık toplanması rica edilmelidir. Zira, karşılayan sayısı ve konvoydaki araç adedi, politik gücünüzü simgelemektedir. Bunu temin için, mevcut potansiyelinizi ortaya koyabilir, özellikle iş ve tayin konularında sözler verebilirsiniz.) Vali ve Bakanlığınıza bağlı bürokratların eli mahkûmdur. Her bakanı karşılamaya, arz-ı endam etmeye mecburdurlar. Yoksa, Ankara’da, devamlı aleyhlerine çalışacak, mahalli parti teşkilâtını size karşı kışkırtacak, bir düşman kazanmış olursunuz. (Kamudaki memur ve işçi sayısı, niye bu kadar çoktur? Amaç, halka hizmet midir, yoksa karşılama ve diğer törenlerde kalabalık teşkil etmek mi?) Sayın Büyüklerimizin, çoğunun yazlığı vardır. Çok yoruldukları için, sık sık dinlenme ihtiyacı duyarlar. Ya da, (hanımefendilerin yorulmaması için) Devlet kamplarını, Turban veya Emekli Sandığı otellerini tercih ederler. (Meselâ, Çeşme Turban Oteli, daha karpuz kabuğu denize düşmeden, Sayın Büyüklerimiz, aile efradları, gelin ve damatları, torun ve tombalakları ile doldurulurdu. Sade vatandaşın bir kola içebileceği rakamla, tam pansiyon olarak istirahat ederlerdi. İzmir, Büyük Efes Oteli de emirlerine amade idi. Sandöviç fiyatı ile iaşe ve ibateleri sağlanırdı.) Yani... Sayın büyüğümüz yorulmuş. Şehre şeref verecek. Dinlenmek veya yazlığa gitmek için gelecek. Karşılama gerekmez mi? Olur mu, böyle saygısızlık? Değerli büyüklerimiz, alıngan ve kırılgandırlar. Şehrin giriş hududunda karşılanmalıdırlar. (İsraf edilen zaman, benzin, araç bakım gideri önemli midir? Yeter ki, büyüklerimiz mutlu olsunlar.) Bazen, şehre iki bakan birden teşrif eder. Aydın hududu 110 kilometre. Manisa hududu, 30 kilometre. Şimdi, Sayın Vali ne yapsın? Kimi karşılasın? Hangi büyüğümüzün daha az kırılacağını, nereden bilsin? (Bu konuda, gerçek tevazu sahibi olarak, rahmetli Kahveci’yi zikretmem gerekir. Yine, Sayın Yıldırım Akbulut’un eşi de bir harika, mütevazı hanımefendi olarak kalbimizde yer almıştır.) Türkiye’de politika demek; bol bol şov yapmak, konvoy düzenlemek, karşılama ve uğurlama törenine iştirak etmek, şehir trafiğinin canına okumaktır. Sayın Valiler ne yapsın? İşin raconu budur. Sıkıysa uyma...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT