BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Af ve indirim!

Af ve indirim!

İşin gerçeği bayan Ecevit’in ortaya attığı “af” isteği; o zaman da, şimdi de tepki görüyor. “Tepki”nin temeline inildiğinde; “af”tan çok eşitsizlik ve aldatılmışlığa karşı çıkıldığı görülecektir.



İşin gerçeği bayan Ecevit’in ortaya attığı “af” isteği; o zaman da, şimdi de tepki görüyor. “Tepki”nin temeline inildiğinde; “af”tan çok eşitsizlik ve aldatılmışlığa karşı çıkıldığı görülecektir. Ülkemiz istikrarlı yönetimlere kavuşamadığından her alanda “sıkıntı” çekilmektedir. Bu sıkıntı ve dağınıklığımızın farkında olan “Batı” dünyası da bizi köşeye sıkıştırmak gayretindedir... Önce biz birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Bizim bölünmüşlüğümüz bütün “şer” mihraklarının dikkatini çekerek, iştahlarını kabartmaktadır. Gölge boksundan “bîtap” düşmüş bir ülke ve toplum olarak yeterince kaale alınmadığımız anlaşılmaktadır. İç huzur ve istikrar arayışlarımızın ne ölçüde gerçekçi olduğu da ayrıca tartışılmaktadır. Hele ekonomik tedbirlerle bunalttığımız geniş kitleler de düşünüldüğünde durumumuz ciddiyet arzetmektedir. Üç beş suçlunun “af”fedilmesi ve/veya cezalarının indirilmesi mesele değildir. Burada karşı çıkılan yöntem ve mantalitedir. Siz “Af”fı sosyal bir ihtiyaç olarak görüyor ve istikrarı sağlayıcı bir araç olarak kullanabiliyorsanız ne âlâ... Yok bunu yolsuzluk ve usulsüzlüğe bulaşmış “yandaş”ları tahliye aracı olarak görüyorsanız, bu kabul edilemez. Suçları alt alta dizdiğimiz zaman çok geniş bir yelpaze oluşturduğu görülecektir. Bu geniş yelpazeyi bütünüyle içine alacak bir “af”tan zarar görenler ne olacaktır? Öyle ya “PKK” teröründe kimimiz oğlumuzu, kimimiz kızımızı, kimimiz de eşimizi şehit verdik. Şimdi bu teröristleri “af”fedip sokağa salarsanız “huzur” olur mu? Diğer taraftan vatandaşın üç-beş kuruşluk tasarrufuna göz diken ve gariplerin tasarruflarını çar-çur edenleri nasıl affedebiliriz. Efendim. “Ekonomik suça, ekonomik ceza” kulağa hoş gelebilir. Ancak kazın ayağının hiç de öyle olmadığı meydandadır. Hırsızlıktan, gasptan ve çete oluşturmaktan yargılananlar, nasıl oldu da bir anda ekonomik suçlu oldular. Bu örnekleri sonsuza kadar çoğaltabiliriz. O zaman parlamento gerekçe ve hudutları kesin olarak belirlenmiş bir “çerçeve”yi ortaya koymalıdır. “Af” iki ucu keskin kılınç gibidir. Dengeler ve adalet sağlanamadığı takdirde faydadan çok zarar getirir. “Af”fa karşı veya taraftar olmak sözkonusu değildir. Mesele adil ve gerçekçi olabilmektedir. Şu anda yaşanan iç ve dış olaylar hiç de içaçıcı görünmemektedir. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın başlattığı Ege ve Kıbrıs zirvesi sevindiricidir. Diğer problemlerimizin “gündem”e alınacağı seri “zirve”lerle; meselelerimize çözüm getirilmeli ve milletimize moral verilmelidir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT