BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AVRUPA’DA İSLÂM

AVRUPA’DA İSLÂM

Fransa, Cezayir’den uzun yıllar işçi ve öğrenci olarak çok sayıda göçmen aldı. Cezayirliler, Fransız edebiyatına bir çok ünlü eser kazandırdı. Fransız edebiyatında önemli eserler Cezayirliler tarafından yazıldığı gibi, bugün de yazılmaya devam ediyor. Albert Camus da ilk kitaplarını Cezayir’de yazmıştı. Tahir Bin Jellun da Kuzey Afrika kökenli Fransız yazarları arasında önemli bir yere sahiptir.



Müslüman kültürü huzur getirdi Bugün Fransa’da yaklaşık 700 Müslüman dernek var. Kısa bir süre önce yapılan bir araştırmaya göre, Vatandaşlık yasası sebebiyle Almanya’da yaşayan yabancıların büyük bir bölümü toplumda yabancı olarak görülür. Fransa’da ise müslüman göçmenlerin çoğu daha Fransa’ya ayak basar basmaz Fransız ailesinin bir ferdi olarak kabul edilmiş. Müslüman mülteciler özellikle Kuzey Afrika kökenli. Fransa’da yaşayan Cezayir, Tunus ve Faslı, Senegalli Müslümanlar iyi Fransızca konuşuyor. Cezayir’in 1830’dan 1962’ye Fransa’nın sömürgesi olması dolayısıyla Fransa’daki Müslümanların büyük bir çoğunluğu Ceyazir kökenli. İki ülke arasındaki ilişkiler 1962’den sonra oldukça gelişmiş. Fransa’da Müslüman dernekler Sömürge yıllarında Cezayir’in nüfusunun onda birini Fransızlar teşkil ediyordu. İki dünya savaşanda da Cezayirliler, hatta Senegalliler Fransızlar safında savaştılar. Fransa, Cezayir’den uzun yıllar işçi ve öğrenci olarak çok sayıda göçmen aldı. Fransız edebiyatında önemli eserler Cezayirliler tarafından yazıldığı gibi , bugün de yazılmaya devam ediyor. Cezayir’ de yaşayan Fransızlara “pied noir” denir. Albert Camus da “pied noir” idi ve ilk kitaplarını Cezayir’de yazmıştı. Tahir Bin Jellun da Kuzey Afrika kökenli Fransız yazarları arasında önemli bir yere sahip bulunuyor. Fransız Hükümeti adına İslamiyeti inceleyen Şarkiyatçı Gilles Kepel gibi araştırmacıların raporlarına göre Fransa’ya başka ülkelerden gelen göçmenler çocuklarına kendi inancını öğretmek istiyor. Fransa’da yaşayan Müslümanlar bu maksatla dernek 1973 yılında kurmaya başladılar. Banliyölerde yaşayan Müslüman gençler kültürlerini yaşamak ve ibadet etmek için kendilerine yer gösterilmemesi üzerine aralarında çeteler oluşturarak haklarını aramaya başladılar. Bunun üzerine Fransız kurumlar, dini ibadetlerini yerine getirmeleri için binaların bodrum katlarında Müslüman gençlere lokaller tahsis etmeye başladılar. Bu lokaller kısa bir sürede tüm Fransa’ya yayıldı. Bu kültür merkezleri hem sosyal barışı sağlamaya katkıda bulundu hem de göçmen gençlerin toplumla bütünleşmesine yardımcı oldu. Gençlerin kendi kültürlerini yaşamaya başlamalarından sonra toplumda kendileri için özel bir yer bulmuş oldular. Fransa’da Müslüman göçmenlerin seçme ve seçilme hakkı yok. Ancak Fransa’da doğan göçmen çocukları otomatik olarak Fransız vatandaşı olduğu için ikinci nesil bu hakkı da elde ediyor. Müslüman seçmenlerin sayısının artması, toplumda söz sahibi olmalarını da sağladı. Böylece istediklerini daha örgütlü bir şekilde dile getirebiliyorlar. Fransa’daki Müslüman Örgütler Federasyonu” Union des Organisations İslamique en France” bu açıdan 90’lı yılların başından itibaren büyük bir ilerleme kaydetti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT