BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Örgütün gelirleri haraç

Örgütün gelirleri haraç

Hayata Dönüş operasyonuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı'nda düzenlenen brifingte, "10 yıldan beri girilemeyen ve aşırı sol terör örgütlerinin eğitim merkezi ve sözde cezaevleri koordinasyon merkezi haline gelen Bayrampaşa Cezaevi de dahil olmak üzere" 20 cezaevinde kontrol ve denetimin sağlandığı kaydedildi.



Hayata Dönüş operasyonuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı'nda düzenlenen brifingte, "10 yıldan beri girilemeyen ve aşırı sol terör örgütlerinin eğitim merkezi ve sözde cezaevleri koordinasyon merkezi haline gelen Bayrampaşa Cezaevi de dahil olmak üzere" 20 cezaevinde kontrol ve denetimin sağlandığı kaydedildi. Brifingte, örgütün gelir kaynaklarına ilişkin de bilgi verildi. Gelirlerinin büyük kısmının yurtdışında bulunan örgüt yandaşlarınca Türk vatandaşlarından zorla alınan haraçlardan oluştuğu, bundan dolayı bir çok örgüt mensubunun Avrupa'daki çeşitli mahkemelerde yargılandığı kaydedildi. Sunuşun, Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanı Kurmay Albay Ali Aydın tarafından yapıldığı brifingte, açlık grevi ve ölüm orucu olayları; F Tipi cezaevlerine geçişi engellemek ''bahanesiyle'' gerek cezaevi içinde ve gerekse cezaevi dışında 20 Ekim'de başlayan isteklerle ''adeta dayatma şeklini alan bir başkaldırı hareketi'' olarak nitelendirildi. Terör örgütünün, Dursun Karataş ve yanındaki 4-5 kişilik dar bir kadro tarafından yurtdışından yönetildiği, örgütün Avrupa'daki terör faaliyetlerini gelir kapısı haline getirdiği ve bu sayede elebaşlarının son derece iyi şartlar altında yaşadıkları belirtildi. Uyuşturucu madde kaçakçılığı ve işçi simsarlığı gibi yollarla da gelir elde eden örgütün, farklı kesimlere yönelik olarak Yaşadığımız Vatan, Kültür ve Sanatta Tavır, Ülkemizde Gençlik, Devrimci Sol Dergisi, Devrimci İşçi Hareketi Dergisi, Memur Gerçeği, Haklar ve Özgürlükler Bülteni gibi çok sayıda yayın organı bulunduğu ifade edildi. Paravan kuruluşları Verilen bilgiye göre DHKP/C örgütü, çoğu zaman daha rahat sızabilmek ve faaliyet gösterebilmek amacıyla paravan kuruluş isimleriyle çalışma yürütüyor, diğer taraftan da kendi paralelindeki yayın organları vasıtasıyla kadrolarına yönelik propaganda yaparak kendisini maskeliyor. Faaliyet alanının odak noktasını İstanbul'un teşkil ettiği örgütün bütün faaliyetleri bu ilden yürütülüyor. Örgüt faaliyet alanı olarak 6 bölge belirlerken bir çok ilde şehir, Tokat-Sıvas illerinde ise kırsal alan faaliyeti yürütüyor. Eleman durumuna göre bu bölgelerde yapılanan örgüt, son dönemde elebaşı sıkıntısı çektiği bölgelerde ''cezaevlerini'' bölge sorumlusu durumuna getirdi. Örgüt içi şiddet Yapılan operasyonla kadrolarında dağılma ve yılgınlık gözlenen örgüt, bu ataletten kurtulmak için sudan bahanelerle örgüt içi şiddet ve cinayetle başvurarak son beş yıl içerisinde bir çok mensubuna işkence yapmış, 30'un üzerinde militanını infaz etmiştir. Bu işkenceleri ve infazları her fırsatta kadrolarına gözdağı verecek şekilde kullanmıştır.'' Sıvas-Tokat illerinde marjinal seviyede kırsal alan faaliyeti yürüten örgütün, geçmiş dönemlerde Tunceli ile ve Akdeniz-Ege bölgelerindeki kırsal alan yapılanmalarının başarılı operasyonlar neticesinde sona erdirildiği de ifade edildi. Örgütün kırsal alan faaliyetlerinin daha sembolik ve propaganda amacına yönelik olduğu kaydedilen brifingde ''Coğrafi ve demografik özellikler taşıyan Karadeniz kırsalı, sürekli olarak malzeme ve eleman açısından güçlendirilmeye çalışılmakta, tamamen saklanma, barınma ve eğitim amaçlı olarak kullanılmakta ve bölgede ara sıra da riski az kolay eylemler yapılmaktadır'' denildi. Dursun Karataş ve merkez komite üyelerinin cezaevinden firar ettiği 1989 yılından sonra DHKP/C'nin yönetim merkezinin Almanya'ya taşındığı belirtilen brifingde örgütün yurtdışı faaliyetleri şöyle anlatıldı: ''DHKP/C örgütünün ağırlık olarak Almanya, Belçika, Hollanda, Fransa, Yunanistan, İngiltere ve Suriye'de faaliyetleri bulunmaktadır. Bu gerçeklere rağmen maalesef Avrupalı bazı çevreler terör örgütünün faaliyetlerine gereken hassasiyeti göstermemektedirler." Brifingde, DHKP/C'den sonra terör örgütü TKP(ML) hakkında da detaylı bilgi verildi. TKP(ML) örgütü tarafından Çankırı Valisi'ne 1999 yılında yapılan bombalı saldırı sonucunda 3 polis memurunun öldüğü hatırlatılarak, F Tipi cezaevlerini bahane ederek İstanbul'da Çevik Kuvvet aracına yönelik silahlı saldırı eylemi gerçekleştirildiği ifade edildi. Islah edilecekler F Tipi cezaevleri uygulamasının terörün ülke gündeminden tamamen atılması doğrultusunda önemli bir aşama olduğu ifade edilerek, ''F Tipi cezaevi uygulaması neticesinde; tutuklu ve hükümlülerin örgüt ile olan bağları kopartılarak, ıslah edilmeleri sağlanacak."
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT