BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ortadoğu'da fırtına öncesi!..

Ortadoğu'da fırtına öncesi!..

Osmanlı Devleti'nin yıkılışından bu yana (1918-2001) 83 yıldır Ortadoğu'da taraflar arasında savaş, devam etmiştir.



Osmanlı Devleti'nin yıkılışından bu yana (1918-2001) 83 yıldır Ortadoğu'da taraflar arasında savaş, devam etmiştir. Sadece ülke ve cepheler değişmiştir. Hıristiyan Batı ve diğer emperyalist güçlerin Ortadoğu stratejisi özet olarak: Barış değil, savaştır. İhtilâfların halli değil devamı ve hatta yapay (sanal) ihtilâflarla yarayı kangren haline getirmektir. Başta Hıristiyan dünyası olmak üzere bütün gayrimüslimlerin önde gelen bir numaralı hedefi, her çareye başvurarak İslâm ülkelerinin siyasi, kültürel, ekonomik işbirliğini önlemek ve "zayıf hükümet, kukla bürokrat, böl ve parçala, yönet ve iliğine kadar sömür. Birbiriyle savaştır ve savaşanlara silah satarak ve savaşta tahrip olan yerleri onararak zenginliğine zenginlik kat" politikasıdır. Bu sayılan hedefler, 1918'den bu yana son derece başarılı senaryo ve operasyonlarla icra edilmiştir. İslâm ülkelerindeki terörist örgütlerin arkasında CIA, MOSSAD, KGB, İngiltere ve diğer güçler vardır. ABD liderliğindeki Yeni Dünya Düzeninde Müslümanlara tanınan sadece kan ve göz yaşıdır. ABD'deki bir dergiye göre: Hıristiyan Batının hakimiyetine ve kültürüne karşı çıkan ve kendi milli ve manevi değerlerini üstün gören her Müslüman, İslamı yaşasın ya da yaşamasın fark etmez hepsi fundamentalist, aşırı dinci, köktendinci ve teröristtir. Ortadoğu'da sıcak bölgeler zaman zaman yer değiştirmiştir. Şu anda bu bölge (FİLİSTİN)dir. 20 Ocak'ta görev süresi bitecek olan ABD Başkanı Clinton'ın gayreti ile Arafat ile Barak arasında varsayılan bir barış anlaşması olsa bile; bu anlaşma hukuk lisanına göre "ölü doğan anlaşma" olmaya mahkumdur. 1998'den bu yana devletsiz ve ayrıca 4 milyon Filistinlinin vatansız yaşadığını göz önüne alırsak, İsrail'in Filistinlilere bu anlaşmayı kabul ettirmesi zordur. Kaldı ki her şeyini kaybetmiş bir psikoloji içinde yaşayan Filistinliler, kazanamayacakları bir savaşta bile bile ölüme gideceklerdir. Benzetmek gibi olmasın sahaya ya da mindere çıkmadan hükmen mağlup olmaktansa, meydanlara çıkıp, İsrail tank, top, roket, füze, uçak ve helikopterlerine karşı taş ve sopa ile mücadeleye devam edeceklerdir. İsrail Başbakanı Ehud Barak İşçi partisinin Tel-Aviv'deki yeni genel merkezinin açılışında yaptığı konuşmada karamsar bir tablo çizmiştir. "Bir anlaşmanın alternatifi bitmeyecek. Şiddet hareketlerinin başlayacağı bir dönem olacaktır. Ayrıca 1979'da Mısır'la ve 1994'te Ürdün'le yaptığımız anlaşmalar kesintiye uğrayabilir. Ve İsrail uluslararası arenada tecrit edilir. Filistin'le hiçbir anlaşma sağlanmaması halinde Arap ülkeleriyle toptan bir çatışmanın çıkabileceğini" açıklamıştır. Ayrıca Washington'da yapılan görüşmeler için kesin bir hal tarzı beklemeyin demiştir. Washington'daki müzakerelerde şu anda netice alınması zordur. 6 Şubat 2001'de İsrail'de Başbakan seçimi vardır. 20 Ocak 2001'de ise Clinton'ın görev süresi dolacaktır. İsrail'in ABD'ye yolladığı barış temsilcisi Gilead Şer, İsrail radyosuna yaptığı açıklamada: "Gelecek birkaç hafta içinde diplomatik süreçte önemli gelişme beklemediğini, bu konuda büyük bir şans görmediğini ve umutlu olmadığını" açıklamıştır. Kamuoyu yoklamalarına göre Şaron'un şansı Barak'a göre daha fazladır. Likud partisi genel başkanı Ariel Şaron yaptığı açıklamada ise: "Filistinlilerin mücadelesine saygı duyuyorum ama mücadeleyi sevmiyorum. Çünkü gereksiz ve Yahudi kanı akmasına sebep oluyor. Filistinliler benim hiçbir zaman aşamayacağım sınırlarım olduğunu biliyorlar. Ve benim silahların gölgesinde müzakere yürütmeyeceğimi de biliyorlar." demiştir. Barak seçimlerle ilgili bir mitingte yaptığı konuşmada şu sözleri ile zaten barış kapılarını kapatmıştır. "Hiçbir şart altında Filistin'in 'mülteci İsrail' şekline dönmesine izin vermeyeceğiz." (Bunların sayısı 4 milyondur) Barak ayrıca: "Kudüs'te Müslümanlar için kutsal yerlerden biri olan Haremüşşerif'in egemenliğini ne pahasına olursa olsun Filistinlilere vermeyeceklerini" vurgulamıştır. Filistin'de çatışmalar, taş ve sopalı Filistinlilerle, (tank, uçak, helikopter, füze, roket ile mücehhez İsrail) arasında devam edecektir...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT