BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sivil siyaset

Sivil siyaset

Öyle diyor, Sn. Yılmaz. AB’den sorumlu Başbakan yardımcısı olarak bu aralar özellikle demokratikleşmeden bahsediyor.



Öyle diyor, Sn. Yılmaz. AB’den sorumlu Başbakan yardımcısı olarak bu aralar özellikle demokratikleşmeden bahsediyor. “Beyaz Enerji Operasyonu”nun bu şekilde yapılmış olması canını sıkmıştı. Üstü kapalı veya açık siyaset dışı güçlerin yolsuzlukları kovalamalarını yadırgıyor ve milli irade elden gidiyor, diyordu. Haklıydı, haklı olmasına da. Şimdi söyledikleri bana bir zamanlar Çiller’in söylediklerini hatırlatıyor. Meselâ, basının hiç yazmadığı bir 23 Nisan 1997 demeci vardır, hem de TBMM’de... O konuşmayı şimdi açıp okuyun; Çiller’e hak vermemek elde değildir. O zaman aynı tepkiyi göstermemişti Sn. Yılmaz. İnsan neyi eleştirirse, başına geliyor olmalı. Keşke aynı şeyleri üç sene önceki Şubatlarda söyleyebilseydi, Sn. Yılmaz. Siyasette askeri “kullanmak” maalesef yine Yılmaz’ın bir ara söylediği gibi sivil bir inisiyatif. Kendi lehinize olunca, hay/hay; aleyhe işleyince vay/vay olmaz! İlginç olan gelişme şu: Yılmaz’a ilişkin “bir kısım medya”nın tavır değiştirdiğini görüyoruz. Hatta, Turgut Yılmaz’a doğru ilerleyen bir iz de fark edilmeye başlandı. Bu da Yılmaz’ı bunaltıyor. Bir zamanlar Meclis’te böyle boğdurulmuştu, Çiller. *** Sivil toplum tabirini de yanlış anlıyoruz. Halkın kendi içinde üçüncü sektör olarak örgütlenişidir. Askeri değildir, tabiî ama burada “sivil” tabiri askerinin karşıtı olarak kullanılmamaktadır. Maalesef, Türkiye koşulları zorunlu olarak bu denkleme oturdu. Hatta, tam tersine çıkışlarla, bir parti genel başkanı askeriye de bir sivil toplum kuruluşudur, demişti!.. *** Sivil toplum, bizim siyasi kültürde oluşmaz. Ya da daha çok fırın kaldırır! Bizim sivil kültürümüz “militer”dir! Sıkıntı, oradadır. Siyasi kültürün olgunlaştığı, demokraten rüşdünü ispat ettiği ortamda siyaset dışı arayışların dozu da sıklığı da azalır. Maalesef bu gerçek acı gelecek. Ne var ki, artık Türkler olarak askerliğe yatkınlığımızla değil, hümanizmimizle, Anadolu erenliğimizle, nefis terbiyemizle övünmek zorundayız.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT