BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Var mı bize yan bakan!

Var mı bize yan bakan!

Başlığa bakıp da aldanmayınız! Herhangi bir başarımızdan bahsedecek değiliz. Elin oğlu bizi hiç üşenmeden erinmeden araştırıp bir rapor yazmış. ‘Yazsın, ne olacak!’ demeyiniz. Çünkü “rapor” yenilir, yutulur birşey değil. Türkiye usulsüzlük ve yolsuzlukta dünya dördüncüsü...



Başlığa bakıp da aldanmayınız! Herhangi bir başarımızdan bahsedecek değiliz. Elin oğlu bizi hiç üşenmeden erinmeden araştırıp bir rapor yazmış. ‘Yazsın, ne olacak!’ demeyiniz. Çünkü “rapor” yenilir, yutulur birşey değil. Türkiye usulsüzlük ve yolsuzlukta dünya dördüncüsü... Dünya ‘tatlı’sı gibi birşey. Çin, Rusya ve Endonezya’dan sonra ipi göğüslemek kolay (!) bir iş olmasa gerekir. Boğazına ‘sinek’ kaçtığında demeç vermek için yükseğe çıkan ‘avare’ ‘kasnak’lara duyurulur. ‘Kasnak’ların söyledikleri ile bu adamların yazdıkları ‘rapor’ların dedikleri taban tabana ‘zıt’ şeyler... Medyaya intikal eden ‘rapor’ öyle saklı, gizli birşey değil! Adamlar adlı adınca yazıp, Davos Ekonomik Forumu’na da sunmuşlar. Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nin ilk sıralarında yer alırken; Türkiye de, yolsuzluklar liginde kendine yer arıyor. Sonra da boğazına sinek kaçan ‘kasnak’lar bol keseden ahkâm kesiyor. İftira etmeyelim ama bizim sivri zekâlılar ‘rapor’daki dördüncülük sırasını alabilmek için bu araştırmayı yapanlara ‘çuval’la para da vermiş olabilirler. Malum ya; “reklamın iyisi, kötüsü olmaz” derler. Bu ‘rapor’ açıklandıktan sonra acaba “durumdan görev çıkartmak” gibi nezaket gösterilir mi bilemiyoruz. Şayet gösterilirse bazı ‘öncelik’lerin yer değiştireceğinden endişe ederiz. Şaka bir yana ‘itibar’ımızı iki paralık eden bu rapor karşısında hükümetin bazı tedbirler alması gerekir. Öncelikle bu ‘rapor’un doğruluğu araştırılmalıdır. Şayet doğru ise; ki muhtemelen öyledir, iddiaların peşine düşülmelidir. Yolsuzluk ve usulsüzlüklerle uğraşmak İlahiyat Fakültesi önünde yığılmış ‘türban’lı kızlarla uğraşmaya benzemez. Yorgun zeytin misali okul kapılarında gözyaşlarına mahkum edilen kızlarımıza çatal batırmak için fazlaca bir “hünere” de gerek yoktur. Şimdi de bu ‘yorgun zeytin’ meselesi nereden çıktı? Diyebilirsiniz. Anlatayım; Efendim, hali vakti pek de iyi olmayan bir vatandaş, yani ‘gariban’ Türk vatandaşı lokantaya gider. Parasına uygun çorba ve piyaz ısmarlayarak, önünde dağ gibi yığılı duran ekmeğe yumulur. Karnı doyunca aklı başına gelen ‘Türk evladı’ hesabı nasıl ödeyeceğini düşünürken, piyaz tabağında kalan tek zeytini de çatalıyla alıp, yemek ister. Mümkün mü? Zeytin boş tabağın içerisinde bir o yana, bir bu yana sıçrayıp durur. Uzun bir zaman geçtikten ve ümitler tükendikten sonra, göz ucuyla gariban vatandaşı seyreden garson masaya yaklaşıp; -”Çatalınızı alabilir miyim?” der. Gariban vatandaş biraz da mahçup bir şekilde; -”Buyurun beyim!” diyerek çatalını garsona uzatır. Tecrübeli garson çatalı dik tutarak ‘zeytin’e saplar ve müşterisine ikram eder. Bu durumdan dolayı utanan ‘gariban’ zevahiri kurtarabilmek için; -”Tabii yorgun zeytini buldun çatalı kolayca batırırsın! diyerek bir ölçüde rahatlar. Kıssadan hisse. Bizim görevlilerimizin de üniversite kapılarında ağlaşan ‘yorgun zeytin’lere çatal batırma hünerlerine diyecek yok!.. Kim bilir belki ‘yorgun zeytin’ler tükenirse sıra ‘rapor’daki hırsız, uğursuz ve soygunculara gelir!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT