Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı ve İnsani İşler ve Acil Durumlar Koordinatörü Stephen O'Brien, aylardır abluka altında kalan Madaya'da sağlık durumları nedeniyle 400 kişinin öncelikli tahliye edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu kişilerin en kısa zamanda tedavi altına alınması için bir an önce gerekenin yapılması lazım, aksi takdirde bu kişiler hayatlarını kaybetme riskiyle karşı karşıyalar" dedi.

O'Brien, Suriye'de başkent Şam'ın batısında yer alan ve aylardır rejim güçleri ile Hizbullah ablukasında bulunan Madaya'daki son durum ve ülkedeki iç savaşa ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Madaya bölgesine, hastalık ve ölümleri önlemek için yemek ve tıbbi destek ulaştırma konusunda uzun zamandır Suriye yönetimiyle müzakere yürüttüklerini ifade eden O'Brien, sonunda ilk iki yardımı ulaştırmayı başardıklarını söyledi.

O'Brien, orada tanık oldukları insanların durumu ise "felaket" şeklinde yorumladı.

"Artık yeter"

Bu tür bölgelerdeki insanların durumunun oldukça acil olduğuna dikkati çeken O’Brien, “Bu nedenle tüm taraflar için zamanın geldiğini kabul etmek lazım. Artık yeter. Hayatta kalmak için gerekli ihtiyaçlarını karşılayamayan bu insanlara ulaşmamız ve onlara talep ettikleri korumayı sağlamamız gerek” ifadelerini kullandı.

"Dünya ülkelerini bir araya getirmek çok önemli”

Stephen O’Brien, “İnsani yardıma ihtiyaç duyanlar konusunda yapabileceklerimizin en iyisini nasıl yapacağımızı anlamak için dünya ülkelerini bir araya getirmek çok önemli” diye konuştu.

"Suriye’de bir gelecek olmak zorunda"

Cenevre’deki görüşmelere katılacak taraflara çağrıda bulunan O’Brien, şunları söyledi:

“Tarafların, süregelen korkunç savaş nedeniyle devamlı korku ve tehlike tehdidiyle yaşayan Suriyelilere umut vermenin ve barışı sağlamanın tek yol olduğu konusunda fikir birliği içinde olmalarını görmek isterdim. Çünkü Suriye’de bir gelecek olmak zorunda. İnsanların ülkesine ve evlerine geri dönmeleri, yeni bir Suriye’yi inşa etmeleri için bir şansları olmalı. Daha fazlasının yapılması için bir araya gelerek barışı kabul etmek gerek.”