Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD, Rusya ve ABD'nin baskısıyla Cenevre görüşmelerinde "muhalif" sıfatıyla kabul ettirilmeye çalışılıyor. Ancak iç savaşın başından bu yana çatışmaya girmeyen örgüt ve rejim arasında güçlü bir işbirliği dikkati çekiyor. 

Suriye kriziyle ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı çerçevesinde bugün başlatılması öngörülen rejim-muhalefet müzakerelerinde yaşanan tıkanıklık sürüyor. Muhalefet adına hangi grupların davet edileceği konusunda anlaşmazlık devam ediyor. Rusya ve ABD, PYD gibi muhalif saflarında olmayan grupları muhalif adı altında kabul ettirmekte ısrarcı.

Muhaliflerin oluşturduğu müzakere komisyonu ise PYD'nin hak ihlallerine dikkati çekerek, örgütün Cenevre'de temsil edilmesine şiddetle karşı çıkıyor. 9-10 Kasım'da Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya gelen ılımlı muhaliflerin oluşturduğu Müzakere Yüksek Komisyonu'nun sözcüsü Riyad Na'san Ağa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "PYD, Rakka ve Haseke köylerinde onlarca kişiyi öldürdü, keyfi tutuklamalar ve sürgünler yaptı. Bu katillerin müzakere masasında oturmaya ve muhalif olarak görülmeye hakkı yoktur" demişti.

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura, önceki gün yaptığı açıklamada, muhalif grupların katılımındaki sorunlar nedeniyle Cenevre'de bugün planlanan Suriye görüşmelerinin kısa süreliğine erteleneceğini açıklamıştı. Mistura'nın bugünkü basın toplantısında duruma açıklık getirmesi bekleniyor. 

PYD-rejim işbirliği

PYD, Suriye'de iç savaş başladığından bu yana doğrudan taraf olmayarak, kendi yerel çıkarlarına odaklandı. Rejimi hedef almaması, Esed için büyük bir fırsat oldu. Böylece Esed rejimi görece güvenilir bir müttefik edindi. Tarafların özel ilişkisi, Kürt nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerde PYD’nin önünün açılmasına hizmet etti. Rejim ve PYD, şimdiye kadar sadece birkaç kere Halep'in kuzeyinde, PYD kontrolündeki Şeyh Maksud'da, Haseke'de petrol alanlarında günlük çatışmalar yaşadı. Sonuçta Esed rejimi, bu alanları PYD'nin hakimiyetine bırakarak gücünü diğer bölgelere odakladı.

Örgüt, rejimle 2012'nin başındaki uzlaşması çerçevesinde ülkenin kuzeydoğusunda hakimiyeti sağladı. Karşılığında PYD rejime vergi verirken, rejim de kamu kurumlarını çalıştırmaya devam ediyor. Esed rejimine bağlı memurlar 2011 öncesinde olduğu gibi işlerini sürdürüyor. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Haseke'deki bazı yerlerin vergileri, PYD ve rejim arasında paylaşılıyor. Çoğu zaman rejimin ve PYD'nin kolluk güçleri kentte müşterek devriyeler yapıyor.

Yerel kaynaklar, Haseke'nin kuzeydoğusunda PYD kontrolündeki Rümeylan petrol sahasının PYD ve rejim tarafından birlikte korunduğunu, çıkarılan petrolün bir kısmının rejime verildiğini bildiriyor.

Rejim ve PYD işbirliğinde, DAEŞ'in yükselişi de yeni alanlar sundu. Haseke kent merkezinde PYD ve rejim, ABD'nin havadan yardımıyla DAEŞ'e karşı birlikte savaşıyordu. Yaklaşık 6 ay önce, DAEŞ Haseke'deki birçok noktadan çekilirken, Esed rejimi bu bölgelerin PYD'nin hakimiyetine girmesine izin verdi.

Şii nüfusun yaşadığı, muhaliflerin kuşatmasındaki rejim bölgesi Nubul ve Zehra beldeleri de rejim ve PYD'nin birlikte hareket ettiği bölgelerden. Halep'in kuzeybatısında, Afrin'in güneydoğusunda bulunan beldelerdeki rejim kuvvetlerine yardım, PYD kontrolündeki Afrin üzerinden ulaşıyor.

Halep'teki işbirliğinin çerçevesi geçen ay Haseke'de imzalanan ortak askeri eğitim ve strateji anlaşmasıyla belirlenmişti. Buna göre, rejim Şeyh Maksud ve Afrin'de PYD güçlerine mühimmat ve eğitim veriyor. Karşılığında da PYD, 500 kişilik bir gücü Halep’teki operasyonlarında rejimin hizmetine sunuyor. Rejimin eğiteceği kişiler de genellikle 18-40 yaş arası, Afrin ve Şeyh Maksud gibi PYD kontrolündeki bölgelerde zorla askere alınmış kişilerden oluşuyor.

PYD'nin hak ihlalleri

Uluslararası Af Örgütü, 13 Ekim'de yayımladığı raporunda PYD'nin Suriye'nin kuzeyinde Türkmen ve Arap sivillerin yaşadığı bölgelerde insan hakları ihlalinde bulunduğunu ve savaş suçu işlediğine dikkati çekmişti. PYD, kontrol ettiği Haseke'deki okullarda Kürtçe'yi zorunlu dil dersi haline getirmiş, uygulamayı reddeden Hristiyan Araplara ait okullar kapatılmıştı. 

Suriye İnsan Hakları Örgütü de geçen hafta PYD'nin kuruluşundan bu yana kontrolündeki bölgelerde sivillere karşı hak ihlallerine ilişkin rapor yayımlamıştı. Raporda, PYD güçlerinin kadın ve çocukların da olduğu en az bin 651 kişiyi keyfen tutukladıği, 42 kadın ve 51 çocuğu öldürdüğü, bin 876 çocuğu zorla askere aldığı, Arap ve Türkmen köylerini yerle bir ederek, aileleri göçe zorladığı belirtilmişti.