İran’da yasal bir şekilde siyasi çalışma yürütemedikleri için yaklaşık 30 yıldır Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) çeşitli kent ve bölgelerinde siyasi ve askeri faaliyetlerine devam eden İranlı Kürt muhalifler, 26 Şubat'ta yapılacak Uzmanlar Meclisi ve İran Meclisi seçimlerinin gerçek bir değişime yol açacağı konusunda umutsuz olduklarını, herhangi bir beklentilerinin olmadığı bu seçimi boykot edeceklerini ifade ediyor.

İranlı Kürtler, reform yanlısı adayların neredeyse tamamının tasfiye edildiği seçimlerin demokratik standartları karşılamaktan uzak olduğunu, dünyadaki demokratik seçimlerden farklı bir şekilde adayların belirlenmesi için "devrimin filtresi" olarak adlandırılan “Şurayı Nigehban’ın (Anayasayı Koruyucular Konseyi) adayları elemesi nedeniyle seçimlerin meşruiyetini kaybettiğini savunuyor. Muhalifler, bu nedenle siyasi örgütlenme ve faaliyetlerine gizli bir şekilde devam edeceklerini belirtiyor.

Rejmin en kritik kurumu

İran'da rejimin en önemli kurumlarından biri olan Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin 12 üyesinden 6'sını doğrudan lider atıyor. Ülkede meclis ve Uzmanlar Meclisi seçimlerinde aday olabilmek için, lidere bağlı Anayasayı Koruyucular Konseyi'den onay almak gerekiyor. Adaylar, liderin seçilmesini istediği kişilerden oluşuyor. Halk sadece önüne getirilen isimler arasından seçim yapabiliyor. Bu durum, halkın iradesinin seçimlerde yansımasına engel oluyor. Dolayısıyla liderin şekillendirdiği konsey, halkın oy kullandığı seçimlerde adayları belirlediği için gerek milletvekillerini gerek Uzmanlar Meclisindeki din adamlarını son yıllarda büyük ölçüde muhafazakarlar oluşturuyor.

Adaylar önceden belirleniyor

İran’daki seçimlerin demokratik ilkelere göre icra edilmediğini belirten İran-Kürdistan Toplum Partisi (Komela) Genel Sekreteri Abdullah Mohtedi, diğer tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi adayların, herhangi bir konsey tarafından elenmeden ve baskı altına olmadan seçimlere girmesi gerektiği kaydetti. Mohtedi, “Demokratik bir seçimin meydana gelmesi isteniyorsa, ilk önce Anayasayı Koruyucular Konseyi'nin lağvedilmesi lazım aksi takdirde demokratik seçimden bahsetmek mümkün değil” yorumunda bulundu. 

İran’daki söz konusu konseyden dolayı halkın istediği adayların değil ancak İran devriminin onay verdiği kişilerin seçimlere girebildiğinin altını çizen Mohtedi, “Mevcut koşullarda partilerin ve halkın tercih özgürlüğünden bahsetmek mümkün değil. Bu sebepten dolayı İran'daki seçimler çok dar bir açıya sahip. Bu atmosfer ve sistem var olduğu sürece, İran halkının gerçek temsilcilerinin Tahran'daki mecliste bulunabileceğini sanmıyorum” dedi.

Seçimler boykot edilecek

Mevcut sistemin, Kürtlerin mecliste temsiliyeti açısından ciddi sorunlar doğurduğunu vurgulayan Mohtedi, “İran kendi halkının seçimlere doğrudan katılmasına engel oluyor. İran'daki seçimler tamamen sembolik ve yapılmasındaki amaç sadece diğer ülkelere 'bakın bizde de seçim var' demek. Seçimlere katılmak isteyen birçok Kürt adayın başvurusu konsey tarafından reddedildi. Sadece kendi rejimlerine uygun gördükleri adaylara onay veriyorlar" değerlendirmesinde bulundu. İran’da seçim sistemindeki kısıtlamalar ve siyasi partilerin önündeki engeller kaldırılmadığı sürece seçimlere katılmayı düşünmediklerini dile getiren Mohtedi, "Ülkedeki siyasi idamlar ve Anayasayı Koruyucular Konseyi'nin seçimler üzerindeki filtresi kalkarsa bu demokratik sürece destek vereceğiz ancak şu anki atmosferde sadece boykot edeceğiz” dedi.

Seçimlerin İran’ın siyasal yapısına bir etkisi yok

İran'da yapılacak seçimlerin halkın siyasi taleplerini karşılayacak düzeyde olmadığını vurgulayan İran-Kürdistan Demokrat Partisi (İ-KDP) Genel Sekreteri Mustafa Hicri de “İran'daki seçimlerin demokrasinin temelini oluşturan kriterlere uygun olmamasından dolayı, parti olarak İran'daki Kürtlere seçimlere katılmamaları konusunda çağrı da bulunduk. Şu anda İran'da yapılan seçimler, halkın seçimi değil ancak İran İslam Cumhuriyeti'nin kendi eliyle belirlediği adayların seçimidir. Şurayı Nigehban aracılığıyla, seçilecek kişiler önceden belirleniyor. Bu kişiler halkın iradesini temsil etmiyor” diye konuştu.

Mevcut rejim devam ettiği sürece son ana kadar demokratik bir seçimin yapılacağını tahmin etmediklerini kaydeden Hicri, “İran rejimi iş başında olduğu sürece, demokratik kriterlere uygun, halkın çıkarları doğrultusunda tam temsiliyete sahip bir meclis meydana gelmez. Dolayısıyla bu ülkedeki seçimlerin hiçbir manası yok çünkü insanlar tercih imkanına sahip değil" ifadelerini kullandı.

Kürtlerin seçimlerden bir beklentisi yok

İran İslam Cumhuriyeti’nin kurulmasından bu yana yapılan seçimlerin Kürtlerin durumunu değiştirmediğini kaydeden Hicri, “Seçimler katılım, sadece İran rejimine geçici bir kazanç sağlayacak. Kürtlerin siyasi olarak hiçbir kazanımı söz konusu değil çünkü rejim buna izin vermiyor. Halkımızın eline geçen siyasi kazanımlar değil ancak yoksulluk, idam ve işsizliktir. Bu yüzden diğer seçimlerden olduğu gibi bu seçimlerden de bir beklentimiz yok” şeklinde konuştu.