Başbakan Ahmet Davutoğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında gerçekleştirilen görüşmede de uzlaşmaya varılamaması, iş dünyasının koalisyon beklentilerini boşa çıkardı. 


Ekonomi dünyası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hükümet kurma görevini AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'na vermesinin ardından gözlerini, AK Parti ile CHP arasında yaklaşık 1 ay süren görüşmelere çevirmişti. AK Parti ve CHP arasındaki görüşmede umduğunu bulamayan iş dünyası, son çare olarak gördüğü bugünkü Davutoğlu-Bahçeli buluşmasından da beklediği koalisyon haberini alamadı. 


7 Haziran seçimlerinin ardından ortaya çıkan Meclis aritmetiğinin hiçbir partiyi tek başına iktidara taşımaya yetmemesi üzerine, başta TÜSİAD olmak üzere, iş dünyasının önde gelen sivil toplum kuruluşları, Ankara'ya çıkarma yapmış ve siyasi parti liderlerine mümkün olan en kısa sürede koalisyon kurulması çağrısı yapmıştı.


Güçlü koalisyon beklentisi 


TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, 7 Haziran'da gerçekleştirilen seçimlerin ardandan siyasi partilerle yaptığı görüşmeler sonrasında,  "Önümüzdeki dönemde Türkiye erken seçim tartışmalarından hızla uzaklaşmalı. Kurulacak uygun bir kompozisyondaki hükümetle kenetlenilmesi gerektiğinin altını bir kere daha biz de çizdik" açıklamasında bulunmuştu.


TÜSİAD olarak Türkiye'nin güçlü bir koalisyonla dünyaya güzel bir örnek vermesini beklediklerini ifade eden Symes, bunu hayal ettiklerini ve bu hayalin uzak olmadığını kaydetmişti.


Türk Girişim ve İş Dünyası Konferaderasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu ise koalisyonun hemen kurulması gerektiğini dile getirmişti.  Koalisyon görüşmelerinin  olumlu bir şekilde neticelendirilmesi ve en geniş toplumsal uzlaşmayı içerecekkoalisyon hükümetinin kurulması gerektiğinin altını çizen Kadooğlu, yeniden seçim tartışmalarının siyasette itibar, ekonomide güven kaybına yol açacağı öngörüsünde bulunmuştu. Kadooğlu,  "Türkiye'nin yoluna güçlü bir koalisyonla devam etmesi Türkiye ekonomisine duyulan güveni artıracaktır" ifadelerini kullanmıştı.


MÜSİAD Başkanı Olpak 


Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak da dört siyasi parti içerisinden hızlı bir koalisyonun çıkmasının kendi öncelikleri olduğunu kaydetmişti. Olpak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeden de olumlu izlenimler aldığını söylemişti. 


Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ise geçen ay yaptığı açıklamada koalisyonun kurulup bir an önce hayatın normal akışına dönmesini istediklerini belirterek, "Bizim birinci tercihimiz, bir an önce dengeli ve Türkiye'ye katkı sağlayacak hükümetin kurulması. Seçim olursa 2015 yılını kaybederiz. Bütün hedef bundan sonra 2016 yılı olur. Biz halbuki geçen sene bu zamanlar, '2015 yılında yapılacak seçimden sonra 4 yıl seçimsiz bir dönem yaşayacağız. Türkiye için çok önemli 2023 hedeflerine ulaşacağız. Bu 4 yılı çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor' diyorduk. Aksi takdirde bir yılı kaybetmiş olacağız" açıklamasında bulunmuştu. 


Anadolu Aslanları İş Adamaları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Mustafa Koca da koalisyon hükümetinin bir an önce kurulması gerektiğini  belirterek, Türkiye'nin önemli bir dönemeçte koalisyon mecburiyeti ile karşı karşıya olduğunu söylemişti. 


İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar ise seçimler sonrasında İTO Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda siyasilere verdiği mesajda, "Sakın ha kaçmayın. Taşın altına elinizi koyun, iktidara ortak olun ve bu işin içine girin. İhtiraslarınızdan vazgeçin, Meclis çatısı altında toplanın" ifadelerini kullanmıştı.


TOBB küresel risklere dikkati çekmişti


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise erken seçimin Türkiye'deki yapısal sorunlara kalıcı bir çözüm getirmeyeceğini ve vakit kaybettireceğini düşündüklerini söylemişti.


Mevcut parlamento aritmetiği içinde bir hükümetin kurulmasını da arzu ettiklerini bildiren Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmeyi yapmıştı:


"Küresel iktisadi ortamda belirsizliklerin yeniden arttığı, risklerin daha fazla hissedilir olduğu kritik bir dönemdeyiz. Çevre coğrafyamızdaki ekonomik ve siyasi çalkantılar da artmaktadır. Tüm bu gelişmeler karşısında, hazırlıklı olmak ve gereken tedbirleri alabilmek için yeni hükümetin bir an önce iş başı yapması gerekiyor. Ufukta dalgaların kabardığının görüldüğü bir ortamda, gemi kaptansız bırakılamaz. Milletin iradesini yansıtacak bir koalisyon hükümetinin kurulması, kısa vadede ekonomide artan küresel risklere, bir de içeriden ilave yapılmasını önleyecek." 


Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan da Türkiye'nin bugüne kadar elde etmiş olduğu kazanımlarını devam ettirecek, başlanmış projeleri neticelendirecek, planlanan projelere başlayacak, uzun vadeli hedefleriyle uyumlu bir hükümetin oluşarak göreve başlamasını umut ettiklerini vurgulamıştı.