Türkiye'nin ilk elektronik atık geri dönüşüm firması olarak 12 yıl önce Kocaeli'de faaliyete başlayan Exitcom Recycling, kullanım ömrünü tamamlamış elektrikli ve elektronik eşyaları, Avrupa Birliği (AB) standartlarında geri dönüştürüp, ekonomiye kazandırıyor.


Firmanın Genel Müdürü Murat Ilgar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tesise gelen atıklardan yüzde 92 ila 95 geri dönüşüm sağladıklarını kaydetti.


Türkiye'nin yanı sıra Almanya, Suudi Arabistan ve Azerbaycan'da da elektronik atıkların geri dönüşüm işini yaptıklarını anlatan Ilgar, marketlerden, belediyelerden ve kurumsal firmalardan yılda yaklaşık 4 bin ton atık topladıklarını, bunları ayrıştırdıktan sonra geri kazanıma gönderdiklerini, tüm imha sürecinin görüntülü kaydedildiğini ve işlemlerin ardından geri dönüşüm oranının raporlandığını söyledi.


Ilgar, atıkların anlaşmalı oldukları firmaların denetiminde, içerisindeki çevreye zararlı maddelerden ayrıştırıldıktan sonra uygun teknolojilerle kırıldığını belirterek, geri kalan demir, bakır, alüminyum gibi elementlerin ise ham madde olarak yeniden sektöre kazandırıldığını ifade etti.


"Atıkların ehil ellerde geri dönüştürülmesi lazım"
Türkiye'de yılda 500 bin ton civarında elektronik atık oluştuğunu ve bunların sadece yüzde 25'inin firmalarca toplanabildiğine dikkati çeken Ilgar, "Geri dönüşüm oranının düşük olması, Türkiye için ciddi sorunlar oluşturuyor. Bunlardan biri bilgi güvenliği. Bilgisayarlar, cep telefonları ve tablet bilgisayarlar içerisinde kişilere, devlet kurumlarına ve bankalara ait bilgiler var. Bunların ehil ellerde geri dönüştürülmesi lazım. Yoksa bunlar art niyetli kişilerin eline geçtiği zaman farklı amaçlarla kullanılabilir" diye konuştu.


Ilgar, cep telefonu veya bilgisayarlar bozulduktan sonra işin uzmanı bir geri dönüşüm firmasına verilmeyip çöpe atıldığı takdirde ikinci el olarak kullanılabileceğini vurgulayarak, cep telefonundaki seri numaraların başka telefonlara kopyalanabileceğini ve bunların illegal işlerde kullanılabileceğini söyledi.


Bilgisayardaki bilgilerin de hackerler tarafından ele geçirilebileceğini anlatan Ilgar, "Bunlar aslında bir devlet politikası. Bununla ilgili Avrupa'da bilgi güvenliği kanunu var. Sadece bu değil, bankalardaki ve devlet kurumlarındaki kağıtlar da bunlara dahil. Bu kapsamda Türkiye'de ciddi atılımların yapılması lazım çünkü bunlar farkında olmadan başımıza çok ciddi sorunlar açabiliyor" ifadelerini kullandı.


"4.5G'ye uyumlu olmayan milyonca telefon çöpe gidecek"
Türkiye'nin yakın zamanda 4.5G teknolojisine geçeceğini hatırlatan Ilgar, "Bu önemli bir konu. 4.5G teknolojisine uyumlu olmayan milyonlarca cep telefonu çöpe atılacak. Dolayısıyla, bu telefonlar geri dönüşüm tesislerine verilmez ve kötü niyetli kişilerin eline geçerse ciddi boyutlarda mağduriyetler oluşabilir. Tesisimizde cep telefonları ve bilgisayarları kamera eşliğinde özel teknoloji cihazlarımızla kırıyoruz. İşlemin beyanını hem bakanlığımıza hem de çalıştığımız firmalara rapor halinde veriyoruz" diye konuştu.


Ilgar, Türkiye'de elektrikli ve elektronik atıkların önemli bir kısmını televizyonların oluşturduğunu belirterek, her televizyon tüpünde yaklaşık 2 kilogram kurşun bulunduğunu ve önünde de yaklaşık 8-10 gram fosfor tabakası olduğunu söyledi.


Özellikle eski televizyonlarda kadmiyum bulunduğuna dikkati çeken Ilgar, şöyle devam etti:
"Hurdacılar veya bu işte ehil olmayan kişiler bunları kırdıktan sonra doğaya terk ederler. Yine buzdolaplarında kloroflorokarbon (CFC) gazı var. Bu gazın bir gramı egzoz gazından 10 bin kat daha tehlikeli. Yani arabayla Japonya'ya gidip gelmek kadar ozon tabakasına zarar verir. Tonerlerin içerisinde kimyasal maddeler vardır. Plastik alındıktan sonra bu kimyasallar dışarı dökülür. Yine florasan lambaların içerisinde tehlikeli bir madde olan cıva vardır. Lambalar kırıldıktan sonra maalesef insanlar teneffüs edebilir. Türkiye'de yaklaşık 50'ye yakın geri dönüşüm firması var ama bunları sağlıklı bir şekilde geri dönüştürecek teknoloji ve donanıma sahip 2-3 firma var."


"Değerli atıklar yurtdışına gidiyor"
Türkiye'de oluşan atıkların çok az kısmının geri dönüşüme gittiğini ifade eden Ilgar, "Değerli atıklar maalesef yurtdışına gidiyor. Elektronik atığın diğer bir özelliği de özellikle telekomünikasyon cihazları altın, gümüş, paladyum gibi değerli metalleri ihtiva etmesi. Atıkların demir ve plastik kısımları Türkiye'de kalıyor, değerli elementler ise yurtdışına gidiyor. Bu tesislerin desteklenmesi lazım ama her şeyden önce atıkların legal toplanması lazım" değerlendirmesinde bulundu.


Ilgar, Türkiye'deki elektronik atık miktarının 10 yıl içerisinde bir milyon tonu bulacağına işaret ederek, Türkiye elektronik atıkların toplanması ve geri dönüştürülmesi konusunda sağlam bir denetim mekanizması oluşturmazsa hem çevre sağlığı hem de istihdam anlamında önemli kayıp yaşayabileceğini kaydetti.