Dünya Rüzgâr Enerji Birliği ve Dünya Biyoenerji Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Paris’teki iklim zirvesi sonrasında sadece önde gelen çevre örgütlerinin değil, devletlerin de “Yenilenebilir Enerjiyi” çözüm olarak işaret ettiği bir dönemde, Türkiye’nin göz göre göre bir fırsatı kaçırmak üzere olduğunu söyledi. Sınırsız kaynaklara sahip olan Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretimi ve kullanımı konusunda birçok ülkenin gerisinde kaldığına işaret eden  Prof. Dr. Uyar, “Türkiye yenilenebilir enerji kaynakları konusunda henüz çok yeni bir oyuncu, ülkemizde yenilenebilir enerjiden elde edilen üretim 4.000 megavat. Elektrik üretiminin sadece yüzde 4’ü rüzgâr enerjisinden elde ediliyor. Amerika ve Çin ise Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının iki mislini yenilenebilir enerjiyle üretiyor, Hindistan da bu yönde planlamalar yapıyor. Ülkeler kaynak maliyeti olmayan ve bu nedenle daha da ucuz olan biyoenerji, rüzgâr ve güneş enerjisi kullanımı için çoktan harekete geçmiş durumda. Biyoenerji üretimi ise orman, tarım ve belediye atıklarının değerlendirilmesi ve işe koşulması anlamına geliyor” dedi. “Türkiye’de rüzgâr, güneş ve biyoenerjiden faydalanmadığımız her gün bu maliyetsiz kaynaklar yabana gidiyor” diyen Uyar, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin her yeri güneşli ve her yerde o kentin elektriğini üretecek kadar kaynak var;  akıllı şebeke altyapıları oluşturarak istenilen yerde, dağıtılmış üretim ve güneşin ulaştığı, rüzgârın ulaştığı her yerde, yerinde tüketim mümkün. Akıllı şebeke sistemiyle üretilen elektrikten, her konut, her kent güneş enerjisinden faydalanabiliyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi ile elektrik üretimi; kaynağı ücretsiz en ucuz üretim yöntemi. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kullanımı konusunda acil adımlar atması, doğru bir stratejiyle hareket etmesi gerekiyor. Enerjide dış kaynaklara bağlı olmayan bir Türkiye için çevre ve ekonomi dostu yenilenebilir enerjiye geçilmesi gerekiyor.”