2016 Yılı Bütçe Kanun Tasarısı yedinci tur görüşmelerinde konuşan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Türkiye’de 2002’den bugüne kadar hem üretim artışı yaşanıyor hem de bu üretimin kalitesi, niteliği yükseliyor. 2002-2015 yılları arasında küresel ekonomik krize rağmen Türkiye’nin ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,7 ama imalat sanayisinin bu dönem içerisindeki büyüme oranı yüzde 5,4. Yani imalat sanayisinin daha az büyüdüğü, ya yeterince büyümediği ifadesi gerçeği yansıtan bir ifade değil. Özellikle 2002’deki 36 milyar dolar olan ihracatımız içerisindeki düşük teknolojili ürünlerin payı yüzde 47 iken bugün yüzde 35 seviyelerine çekildi” dedi.

Düşük teknolojiden düşük orta teknolojiye ve orta düşük teknolojiden de orta yüksek teknolojili ürünlere doğru bir geçiş yaşanmasının ihracatta önemli rol oynadığını ancak burada durmayacaklarını kaydeden Bakan Işık, “Önümüzdeki dönemde ihracatımızın içinde yüksek teknolojili ürünlerin payını artıracağız. Şu anda yüzde 4 civarında olan bu oranı 2023’te yüzde 15’e çıkarmak istiyoruz. Bununla ilgili çok önemli adımları attık, bundan sonra da atmaya devam ediyoruz. 2 Nisan 2015 tarihinde Sayın Başbakanımızın açıkladığı istihdamı, üretimi ve yatırımı teşvik paketinde yüksek teknolojili ürünlerin üretiminde Türkiye’nin her yeri 5’inci bölge teşviklerinden yararlanıyor. Şimdi, Bakanlık olarak orta yüksek teknolojili ürünlerin de desteklenmesiyle ilgili çalışmayı son aşamaya getirdik, inşallah bu hedefe hep birlikte varacağız. Şunu çok iyi biliyoruz ki yüksek teknolojiye geçiş demek, daha fazla ihracat, daha fazla kâr, daha fazla gelir, daha fazla yatırım ve daha fazla tasarruf demektir” diye konuştu.

"YIL SONUNA KADAR 30-40 ARAÇLIK TEST FİLOSU ÜRETECEĞİZ"

Yerli üretimi artırmak için sektörler üzerinde yürütülen projelerin içerisinde en çok ön plana çıkan çalışmanın Yerli Otomobil Projesi olduğunun altını çizen Bakan Işık, “Otomotiv sektöründe dünyanın önemli üretim merkezleri arasında yer alan ülkemizin, artık kendine özgü bir marka oluşturması gerektiğine inanıyoruz. Otomotiv yan sanayimizin stratejik konuma, ortak konuma gelmesi için bunu bir gereklilik olarak görüyoruz. Şu ana kadar dört tane prototipi ürettik. Bu yılın sonuna kadar da, inşallah, 30-40 araçlık bir test filosu üretip her türlü arazi, iklim ve mevsim şartlarında bu araçlarımızın testini yapacağız ve 2020 yılından önce de, inşallah, yerli otomobilin seri üretimine geçeceğiz. Bu projeyle, yerli bir marka oluşturmanın da ötesinde batarya, elektrik motoru, sürücü kontrol ünitesi ve otonom araç sistemleri gibi otomotiv teknolojilerini üreten, geliştiren ve ihraç eden bir ülke hâline gelmeyi hedefliyoruz. Otomotiv sektörü için büyük bir ihtiyaç olan otomotiv test merkezini Bursa-Yenişehir’de kurmak için de çalışmalarımıza devam ediyoruz. Test merkezini kuracağımız 4 bin 300 dönüm arazinin tahsis ve kamulaştırma işlemlerini tamamladık. Test merkezinin ilk aşaması olan fren test pistinin inşasına, inşallah, bu yıl içerisinde başlayacağız. Yerli dizel motor üretmek amacıyla motor mükemmeliyet merkezi kurma çalışmalarımıza başladık. Bu yıl içerisinde, bu mükemmeliyet merkezimizi kurmuş olacağız. Ayrıca, TÜBİTAK’ta bir otomobil mükemmeliyet merkezini de kuruyoruz” şeklinde konuştu.