Geçen haftanın son işlem gününü yüzde 9.97’den tamamlayan 2 yıllık tahvilin bileşik faizi; dün yüzde 9.33’e gerileyerek 22 Nisan 2015’ten bu yana gördüğü en düşük seviyeye indi. Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Avrupa ve Japonya Merkez Bankasının genişletici para politikası hamleleri ve FED’in faiz artırım sürecinin hızını azaltacağına yönelik açıklamaları, risk algısını önemli ölçüde iyileştirdi. 10 Şubat’tan itibaren borsa yüzde 19.7’lik artış göstermiştir. 10 yıllık tahvilin faiz oranı 102 baz puan düşmüştür. Hisse senedi ve tahvil piyasalarında yabancı yatırımcılar, net alıcı konumuna geçmiştir. Bu gelişmeler büyüme, işsizlik, cari açık ve enflasyon rakamlarında aşağıya gelen trendle birlikte yaşanmıştır” dedi. İş Yatırım Hazine ve Portföy Yönetmeni Barış Keskin de, “Küresel piyasalardaki olumlu havanın yanında yurt içinde Merkez Bankasından beklenen faiz indirimleri, 10 yıllık tahvil faizlerindeki aşağı hareketin önemli sebebi” diye konuştu. Vakıfbank Ekonomik Araştırmalar Birimi ise, şu açıklamada bulundu: “Tahvil faizlerindeki düşüşün kalıcı olup olmayacağı; FED’in son duruşunu tekrar ‘şahin’ hale getirip getirmemesi, TCMB’nin ne kadar sert faiz indirimi yapıp yapmamasına bağlı olacak.”
Varlık yönetim şirketi The Doman Group Kıdemli Portföy Yöneticisi Öner Ayan; diğer gelişmekte olan ülkelere nispetle Borsa İstanbul’daki getirinin çok iyi olmasını, ülke içerisindeki istikrara ve ekonomi yönetimine olan güvene bağladığını söyledi. Ayan, şöyle devam etti: “BIST 100 endeksi 2016’nın başından beri dünyada en iyi getiri sağlayan ilk üç endeks arasında. Türkiye’de faizlerde de biraz düşme yaşanırsa, üretici ve sanayiciler için kredi muslukları açılacaktır. Bu ise ülkemiz için büyüme ve istihdamın artması demek.”