Tüfenkci, Türkiye gümrük bölgesi dışında yerleşik kişilerin getirdikleri kişisel kara taşıtlarına verilen geçici ithal izni süresinin 6 aydan 24 aya çıkarıldığını anımsattı.

Bu sayede özellikle gurbetçi Vatandaşların Türkiye'de araçlarıyla daha uzun süre kalabilmelerine imkan sağlandığına dikkati çeken Tüfenkci, "Hizmet anlayışımızı, vatandaş odaklı şekilde sürekli geliştiriyoruz. Mesai kavramı gözetmeksizin, vatandaşlarımızın huzuru, refahı için görev yapıyoruz. Gümrüklerimizi bir yandan daha güvenli hale getirirken, giriş-çıkışların da daha hızlı yapılması yönünde gayret ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Sınır kapılarında mağduriyetlerin önlenmesi adına gerekli tüm tedbirleri almaya devam ettiklerini kaydeden Tüfenkci, "İlgili Bakanlar Kurulu kararı ve tebliğ hükümleri uyarınca, turistik kolaylık kapsamında yabancı plakalı taşıt getirebilmek için Türkiye gümrük bölgesi dışında yerleşik olma şartının sağlanması gerekiyor. Bu şart emekli-çalışan, yerli-yabancı ayrımı olmaksızın taşıtın ülkeye girişinde kontrol edilmektedir. Yabancı plakalı aracınızı Türkiye'ye getirmek için son 1 yılın 185 gününü yurt dışında geçirmiş olmanız gerekiyor." diye konuştu.

Tüfenkci, özellikle Türkiye'de uzun süreli kalan başta yurt dışından emekli çifte vatandaşlar, mavi kart hamili vatandaşlar ile yabancı vatandaşların bu süreye dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizerek, "Zira süre şartını sağlamayan kişilerin taşıtlarının Türkiye'ye girişine izin verilmemektedir. Sadece pasaport giriş çıkış kayıtlarına bakarak yapılacak süre hesabı yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçecektir." değerlendirmesinde bulundu.

SINIR KAPILARINDA DENETİM

Bakan Tüfenkci, gümrüklerde bekleme sürelerini de en aza indirerek ihracatın artması için çok yönlü çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Özelikle muayene memurlarının kağıt ortamından süratle uzaklaşmasını istediklerini aktaran Tüfenkci, konuşmasına şöyle devam etti:

''Bakanlık olarak hedefimiz, tüm gümrük işlemleri açısından maliyetleri düşürmek, kırtasiyeciliği bertaraf etmek ve işlem süresini azaltarak eşyanın bir an önce nihai varış noktasına ulaşmasını sağlamaktır. Özelikle muayene memurlarının tablet bilgisayar kullanmalarını ve kağıt ortamında hızla uzaklaşmasını istiyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımızı bitirmek üzereyiz. İnşallah 2017 itibarıyla tüm sınır kapılarımız, kontrol edilebilir, şeffaf ve birbirleriyle entegre yapı oluşturacak.''

'SINIR KAPILARINDA EN SON TEKNOLOJİ KULLANILIYOR'

Tüfenkci, Türkiye'de son teknolojilerin kullanıldığı sınır kapılarında, denetim ve kontrollere büyük önem verdiklerini vurguladı.

Geçen yıl muhafaza memurlarının, bir önceki yıla göre yakalama oranlarında yüzde 100'lük bir artış sağladığını ifade eden Tüfenkci, 2016 yılının ilk 3 ayında da yakalama, Kaçakçılığı tespit ve önleme noktasında bir önceki yıldan daha başarılı performans sergilendiğini dile getirdi.

Sınır kapılarında yapılan kontrol ve denetimlerde son teknolojin kullanıldığını ifade eden Tüfenkci, ''İstihbaratın güçlenmesi, risklerin daha iyi analiz edilmesi sınır kapılarında insan kaçakçılığını neredeyse sıfıra indirmiştir. Aynı zamanda silah ve uyuşturucu kaçakçılığı da önlenmiştir. Biz sınır kapılarımızı tıpkı vatan savunması gibi denetim altında tutuyoruz. Biliyoruz ki her kaçak giren eşya, burada ticaret yapan esnafa haksız rekabet olarak dönmektedir. Adeta ülkemizi bir işgal altında bırakacak pozisyona sokmaktadır. Bunun bilinciyle tüm sınır kapılarımızda tedbirlerimizi üst düzeyde sürdürüyoruz.'' diye konuştu.

Son yıllarda uyuşturucu trafiğinin Türkiye üzerinden başka ülkelere kaydığını vurgulayan Tüfenkci, bunu uluslararası veriler ve istihbarat raporlarının da doğruladığını söyledi.

Yeniden inşa çalışmaları devam eden Halkalı Gümrük İdaresi ile Esendere Gümrük Kapısını 2016 yılı içinde hizmete almayı hedeflediklerini dile getiren Tüfenkci, bundan sonraki dönemde ise öncelikle Sarp, Hamzabeyli, Gürbulak, Kapıköy ve Dereköy gümrük kapılarının yeniden inşa edileceğini kaydetti.