Türkiye ekonomisi bu yılın ikinci çeyreğinde de büyümesini sürdürdü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın ikinci çeyreğine (nisan-haziran) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, GSYH tahmini, bu yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,1 arttı. Büyüme rakamları; Avrupa’da yürütülen tüm algı operasyonlarına rağmen, Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üzerinde olduğunu bir kere daha ortaya koydu. Yükseliş trendini sürdüren ekonomide, açıklanan veriler yüzleri güldürürken, üretim yöntemiyle gayrisafi yurt içi hasıla tahmini aynı dönemde cari fiyatlarla yüzde 16,3 yükselerek, 734 milyar 211 milyon lira olarak belirlendi. Tarım sektörünün toplam katma değeri, bu yılın nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı çeyreğine göre, yüzde 4,7, sanayi sektörünün toplam katma değeri yüzde 6,3, inşaat sektörünün ise yüzde 6,8 artış gösterdi. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise yüzde 5,7 yükseldi. Bu yılın ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla en yüksek büyüme hızı yüzde 27,4 ile “finans ve sigorta faaliyetleri” sektöründe kaydedildi. İmalat sanayisi sektörünün büyüme hızı yüzde 21,8, bilgi ve iletişim sektörünün ise yüzde 19,2 olarak belirlendi.
TÜKETİM %3,2 ARTTI 
Yerleşik hane halklarının ve hane halkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların nihai tüketim harcamaları, 2017 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,2 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 4,3 azalırken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 9,5 artış gösterdi. Mal ve hizmet ihracatı, 2017 yılının ikinci çeyreğinde 2016 yılının aynı dönemine göre  yüzde 10,5, ithalatı ise yüzde 2,3 arttı. İş gücü ödemeleri, söz konusu dönemde yüzde 10,8, net işletme artığı/karma gelir yüzde 22,5 artış kaydetti.  
OVP HEDEFİNİ AŞARIZ
Büyüme verilerini değerlendiren Maliye Bakanı Naci Ağbal, bayram nedeniyle oluşan iş günü kaybına rağmen ekonominin ilk çeyrekte elde edilen yüksek büyüme oranını devam ettirdiğine vurgu yaptı. Ağbal “3. çeyrekte turizmdeki toparlanma, ihracattaki olumlu seyirle baz etkisi ekonomik büyümeyi ivmelendirecek. Bu göstergeler ışığında 2017’de Orta Vadeli Program (OVP) hedefimizin üzerinde büyüyeceğimizi tahmin ediyoruz” dedi. Ağbal, iç talebin, kredi genişlemesi ve vergi indirimlerinin yanı sıra ekonomide beklentilerin iyileşmesi ve öngörülebilirliğin artması ile ekonomik büyümenin sürükleyicisi olduğunu ifade etti. 

Mehmet Şimşek: Daha da hızlanacağız
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 2017 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin öncü göstergelerin güçlü ekonomik büyümenin ivme kazanarak devam ettiğini ortaya koyduğuna dikkat çekti. Aldıkları tedbirler ve ekonomik büyümedeki ivmelenme sonucunda, 2017’nin ikinci çeyreğinde 600 bin kişiye ilave istihdam sağladıkları bilgisini paylaşan Şimşek, böylece yılbaşından itibaren işsizlik oranında kademeli düşüşün gerçekleştiğini aktardı. Türkiye’nin son 15 yılda yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen sağlam ekonomik temelleri sayesinde ortalama yüzde 5,7 oranında güçlü bir büyüme performansı sergilediğine vurgu yapan Şimşek “Önümüzdeki dönemde bu performansı daha da artırmak ve ekonomimizin yapısal dönüşümünü hızlandırmak için kapsamlı reform gündemimizi kararlılıkla hayata geçireceğiz. Siyasi belirsizliklerin ortadan kalktığı bu dönemde yapısal reformların sağlayacağı katkıyla yüksek gelir seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

 

Nihat Zeybekci:İhracatla yükseldik

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, öncü verilere göre bu yılın üçüncü çeyrek büyümesinin ikinci çeyrekten daha güçlü gelerek yüzde 7 seviyesinde olacağını belirtti. Zeybekci, ikinci çeyrekte elde edilen yüzde 5,1’lik büyümenin, Türkiye ekonomisinin ne kadar dinamik ve milletin ne kadar üretken olduğunu tüm dünyaya bir kere daha ispatladığını kaydetti. Zeybekci “İhracata dayalı büyüyoruz. Yılın ikinci çeyreğinde büyümenin 1,68 puanı net ihracat kaleminden geldi. Böylece yılın ilk yarısında görülen yüzde 5,1’lik büyümenin 1,98’inin net ihracattan geldiğini görüyoruz. Yine bizi memnun eden gelişmelerden biri de ikinci çeyrekte yatırımlar kaleminin büyümeye yüzde 2,86 katkı sağlamış olmasıdır. Diğer bir ifadeyle yatırımlar ve ihracatla büyüyoruz. Yılın ilk yarısındaki yüzde 5,1’lik büyümenin 3,9 puanı yatırım ve ihracattan geldi” şeklinde konuştu. Zeybekci, ülkenin büyüme performansının Avrupa Birliği, G-20 ve OECD ülkelerinin çok daha üzerinde olduğuna işaret etti. 

Teşvikler meyve verdi

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan: İç ve dış talep olumlu katkı sağladı. Büyümenin yüzde 2,3’ü ihracattan... Yatırımlar uzun aradan sonra atağa geçmiş ve büyümeye yüzde 2,9 puanlık bir katkı sağlamış durumda...
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi: İhracatımız büyümenin ana motoru oldu. Üçüncü çeyrekte daha yüksek seviyelerde büyüyeceğiz. Başta sanayi üretimi olmak üzere birçok öncü gösterge bunu doğruluyor.
MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan: Yılın ikinci yarısında da yatırımların yanı sıra iç ve dış talepteki artışın süreceğini, Türkiye ekonomisinin hedeflerinin üzerinde büyüyeceğini tahmin ediyoruz.
ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca: İstikrar oldukça her gün büyüyen Türkiye olacaktır. Turizmdeki hareketlilik ve ihracattaki canlılık büyümeye etki etti. Vergi indirimleri ve kredi genişlemesi, bu canlılığa canlılık kattı.
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: 250 milyar liralık KGF kaynağı başta olmak üzere verilen birçok teşvik, büyümeyi ivmelendiren temel faktör... Üretimin önündeki maliyetler azaltıldıkça büyüme hızı ve refah daha da artacak.
İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İş dünyası olarak hedefimiz, bu büyümeyi daha çok üretim ve ihracatla yukarı taşımak.

Ticaret siyasi krize yenilmedi 

Türkiye’nin dış ticaret performansı, diplomasideki gelişmelerden bağımsız olumlu seyrini sürdürüyor. Almanya, Irak, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere yapılan ihracat arttı. Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında başı, son dönemde siyasi gerginliğin yaşandığı Almanya çekti. Ocak-ağustos döneminde Almanya’ya ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artışla 9,8 milyar dolar oldu. Güvenlik sorunu nedeniyle diplomatik mesajların verildiği Irak’a ise, 6,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Bu ülkeye ihracat yüzde 35 artış gösterdi. ABD’ye ihracat yüzde 34 artışla 5,8 milyar dolara yükseldi. Katar krizinin ardından görüş ayrılığına düşülen BAE’ye ise satışlar, yüzde 150 tırmandı. Bu ülkeye 2,9 milyar dolar olan ihracat, 7,4 milyar dolara çıktı.