Anasayfa | GÜNDEM | Başbakan Erdoğan yeni seçim şarkısı ile duygulandı - izle

Başbakan Erdoğan yeni seçim şarkısı ile duygulandı - izle

Başbakan Erdoğan yeni seçim şarkısı ile duygulandı - izle

Başbakan Erdoğan, "AK Parti Seçim Beyannamesi" ile belediye başkan adaylarının açıklanması dolayısıyla Ankara Arena'da düzenlenen toplantıya katıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde partisinin milletvekilleriyle kahvaltıda bir araya geldi. Erdoğan, "AK Parti Seçim Beyannamesi" ile belediye başkan adaylarının açıklanması dolayısıyla Ankara Arena'da düzenlenen toplantıya katıldı.

AK PARTİ'NİN ŞAŞIRTAN SEÇİM ŞARKISI
Orta Asya Türklerini anlatan Nogay Türklerine ait olan Dombra şarkısı, AK Parti'nin seçim çalışmaları dahilinde Uğur Işılak tarafından yeniden yorumlandı. Nakarat bölümü: "Göründüğü gibi olan / Gücünü milletten alan / Recep Tayyip Erdoğan" olarak değiştirilen seçim şarkısı Başbakan Erdoğan'ın konuşması öncesinde salona dinletildi ve büyük coşkuyla karşılandı.



Bu sırada duygulanan Başbakan Erdoğan'ın gözlerinin dolduğu görüldü.

Uğur Işılak Erdoğan için yaptığı yeni besteyi sundu. Başbakan Erdoğan 5 bin AK Partili adayın katıldığı törende konuşma yaptı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Bu tarihi günde kutlu medeniyet yolculuğumuzu devam ettirdiğimiz muhteşem buluşmada her birinizi tek tek gönülden selamlıyorum.

Bugün yeni Türkiye için sürdürdüğümüz bu yolculuğa yeni bir güçle devam ediyoruz. Uğur Işılak kardeşime bu sürprizi nedeniyle şahsım ve tüm yol arkadaşlarım adına şükranlarımı sunuyorum. Duygularımızı meydanlarda farklı bir şekilde ayağa kaldıracak ve milletimizle çok daha farklı bir şekilde paylaşmamıza vesile olacaktır. Çok teşekkür ediyorum.

30 Mart'ın startını veriyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun yolumuz ve bahtımız açık olsun.

30 mart seçimleri Türkiye için aziz milletimiz için tüm şehirlerimizi ilçe belde ve köylerimiz için dünya ve insanlık için hayırlara vesile olsun. Rabbim bizleri utandırmasın. Rabbim bu kutlu yolculukta bizleri korusun her türlü tehdit, tehlikeden esirgesin diye dualar ediyorum.

Bugün yeni Türkiye için medeniyet yolculuğumuzda farklı bir güçle devam ediyoruz. 27 Mart 1994'te Rabbim bize nasip etti İstanbul BB'lığına seçildik. Seçilmemizi beklemiyorlardı. 28 Mart sabahına kadar bizim seçilmiş olduğumuza ihtimal vermiyor kendilerince zaferlerini ilan ediyorlardı. Hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak bir neticeyle belediye başkanlığına seçildik. Çok farklı şeyler söylediler. Yapamayacağımızı beceremeyeceğimizi iddai ettiler. Köşelerinden manşetlerinden bu şekilde yazdılar. Sizlere her türlü tuzağı kurdular. Hükümet gücünü kullanarak başarısız olmamız için ellerinden geleni yaptılar. Ama biz aşkla sevdayla tutkuyla çalıştık ve tarih yazdık. İstanbul'u ilklerle buluşturduk. Hava kirliliğini ilk kez sorun olmaktan çıkardık. Çöpü ilk kez sorun olmaktan çıkardık. Susuzluğa son verdik. 180 km uzaktan Istranca dağlarından su getirerek İstanbul'un 50 yıllık sorununu biz bitirdik. Haliç'i temizleyen biz olduk.

CHP'nin başkan adayı bizim temizlediğimiz Haliç'te balık avlıyor. İSKİ yolsuzluğuyla maruf bir CHP vardı. Haliçte balık yoktu. Haliç'i temizledik şimdi balık da var.. İstanbul'a bunca yeşil alanı biz kazandırdık. Raylı sistemle ilk kez tanıştıran biz olduk. Şehri engelliler için ilk kez tasarlayan biz olduk. Belediyeyi halka açan biz olduk. Beyaz Masa uygulamasını biz başlattık. Kentsel dönüşüme başlayan biz olduk. Sosyal belediyeciliği kültürel belediyeciliği çevre dostu hizmet belediyeciliğini İstanbul'a ve Türkiye'ye tanıtan biz olduk. İlklerin başkanı olarak İstanbul'un ve Türkiye'nin gönlüne giren biz olduk. Bizim başarısız olacağımızı zannedenler hayal kırıklığına uğradılar. İstanbul'un güzelleşmesinden sorunlarının çözülmesinden rahatsız olduklar. İSKİ yolsuzluklarının önüne geçtiğimiz için yetimin hakkını koruduğumuz için rahatsız oldular.

CHP'nin genel müdürü bilmiyorsan araştır bir sor. İSKİ yolsuzluğunun önüne biz geçtik. Yolsuzlukların içinde olan İSKİ'yi Orman ve Su İşleri Bakanım olan sayın Eroğlu oraya genel müdür olunca gelişmeye başladı. 2 buçuk milyar dolar borçla devraldık 1,2 milyar dolarla bıraktık. Zannetmeyin ki şiir okuduğumuz için mahkum ettiler. Bizi milletin gönlünde sarsılmaz yer edindiğimiz için aynı dili konuştuğumuz için mahkum ettiler.

Manşetlerden bir daha muhtar bile olamaz, işi bitti dediler. Ama işte buradayız dim dik ayaktayız. Üstelik onurumuzla gururumuzla millete ürettiğimiz hizmetlerin bahtiyarlığıyla milletin huzurundayız.

İstanbul'da ilklere imza attık, şimdi de Türkiye'de ilklere imza atıyoruz. AK Parti siyaseti eser siyasetidir, hizmet siyasetidir. Ben şimdi Ankara'dan Türkiye'ye sesleniyorum. Acaba 12 yıl önce denseydi ki, Şırnak'a havalimanı yapılacak kim inanırdı? Kim inanırdı? Ama şimdi oldu mu? Mesele bu! Iğdır'a havalimanı olacak denseydi kim inanırdı? Ama şimdi var mı, var? Ağrı'da var mı var! Kars'ta var mı var! Geldiğimizde 26 havaalanı varken şimdi 52 havaalanı var!

6 bin 100 km 79 senede yapıldı. Fakat biz 11 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık! Hastanesi olmayan ilimiz kaldı mı? Artık hastaneler ilkel değil daha modern. O zaman ilacını bulamayan kardeşlerim şimdi istediği eczaneden ilacını alıyor mu? Yolsuzlukların olduğu bir ülkede bunu yapabilir miydiniz?

Bunları bu iktidar gerçekleştirdi. Bütün bu adımlar atılırken eğitim, sağlık ve ulaşımda, enerjide bu devrimler yapılırken, bakın bizim CHP'ye ne diyor? Ben diyor 90 yaşında bir partiyim. 90 yaşında olmakla avunuyor. 1938'de Gazi Mustafa Kemal'in vefatından sonra bu ülke için ne yaptın? Hangi eseriniz, hangi hizmetiniz var? Ben söyleyim.. Gazi Mustafa Kemal'in resimlerini Türk lirası üzerinden banknot üzerinden çıkarmaktan başka faaliyetleri yok. Gazi Mustafa Kemal'in resmini çıkardılar oraya İnönü'nün resmini koydular. Devlet dairelerinden portrelerini indirdiler, İnönü'nün portrelerini koydular, eserleri bunlar. Soruyorum, nerede dikili bir ağacınız, nerede üst üste koyduğunuz taşınız tuğlanız var?

CHP'nin arkasında Dersim katliamı var. Tarihinde 27 Mayıs var. Darağacına gönderdiği merhum Menderes ve arkadaşları var! CHp'nin tarihinde zulüm var, baskı var, yasaklar var, çöp dağları, hava kirliliği, susuzluk, yolsuzluk var. 17 Aralık darbe girişimini de CHP ıskalamadı, hemen kendine rol kaptı. Darbe girişimini kimin yaptığının önemi yok, ideolojilerin önemi yok,eğer bir darbe varsa CHP orada... Sorgusuz sualsiz destek veriyor. Dün söyledim, eğer cesaretiniz varsa CHP grubunda ortalığa dökülen diğer ses kayıtlarını da yayınlayın. Onları da dinleyin... Belki de burada olanlar dinlemiştir. Buyursun CHP bunları da dinlesin. MHP bunları da dinlesin. Elindeki medyasıyla hükümete alçakça saldıran medya patronunun kirli işlerinin üzerine gitsinler. Benim ofisimi dinlemek için kovulmuş böceği ABD'nin üzerine atma pazarlıklarını dinlesinler. Azerbaycan üzerine yapılan kirli hesapları dinlesinler. CHP içinde yapılan operasyonları dinlesinler. Ama bunları dinleyemezler, CHP'nin ipleri işte bu Haşhaşiler örgütünün eline geçmiştir. CHP paralel örgütün şantajlarıyla tamamen esaret altına alınmıştır. CHP'nin genel müdürü çıkıp da nerede bu paralel devlet, nerede bu örgüt gidip de üye olacağım derse kimse şaşırmasın.

CHP'nin son iki aydır Ergenekondan bahsettiğini duyan, Silivri'den bahsettiğini duyan var mı? Allah aşkına CHP'nin içinde hiç mi aday yoktu da, gittiler en sağdan aday devşirdiler. Marjinal ülkücü CHP'li adayların reklamını yapıyor. CHP kasetlerin bedelini ödüyor. Kasetle gelirsen işte böyle kasetlerin esiri olursun, son kullanma tarihin de geçince yine kasetle gidersin olay bu. MHP genel başkanının da CHP'den bir farkı yok.

Dün çıkmış bakın çok enteresan, hanım kardeşlerim dinlemeli, dün çıkmış MHp'nin genel başkanı Kabataş olayından dolayı Başbakan özür dilesin diyor. Şu hale bak ya! Şu hale bak! Ey Bahçeli, Gezicileri savunmak sana mı kaldı? Başörtüsüyle çocuğuyla linç girişimine uğrayan başörtülü kızımızın karşısında gezi vandallarını savunmak sana mı kaldı? Duvarlara zulüm 1453'te başladı sloganını yazan Türkiye düşmanlarını savunmak artık ey Bahçeli sana mı kaldı? Marjinal sol örgütleri, cam çerçeve kıran sokakları ateşe veren Dolmabahçe'de camileri işgal edenleri savunmak sana mı kaldı? Bira şişeleriyle TC yazan Ankara'da Türk bayraklarını yakanları savunmak Bahçeli sana mı kaldı? Sizi CHP ile aynı çizgiye getiren ne? Ulusalcılar geziciler paralel örgütle marjinallerle bir araya getiren ne? Size yapılan şantajı size yapılan tehditleri çıkın açık açık söyleyin. İçişleri bakanımız da ben de siyasi partilerin il başkanlıklarının dinlendiğini ifade ettik. Bir tane CHP ve MHp'li çıkıp da bizi kim dinledi o kayıtlar nerede diye sordu mu? Niye sormazlar? Siz iktidarsınız bu işin sorumluluğu sizde diyecekler. O zaman HSYK yasasına internet yasasına neden karşı çıkıyorsunuz. Yargıdaki bu sorunları dile getirdiğimizde, dinleme skandallarını dile getirdiğimizde neden yargıya müdahale olarak görüyorsunuz.

Bakmayın sayın Bahçeli sayın CHP'nin Genel müdürü, hiç kimse korkmasın, bizimle ilgili her gün ses kayıtları çıkıyor. Gündelik konuşmalarmımız alçakça kaydedilmiş ve her gün servis ediliyor. Zatı Aliniz de bunu her gün mecliste yapacak kadar ileri gidiyhorsunuz. Cumhurbaşkanı dinlenmiş başbakanın sıradan konuşmaları servis ediliyor. Korkmuyoruz. Ses kayıtları ile gelmedik biz. AK Parti'nin dizayn edilmesi karşısında asla boynumuzu eğmedik eğmiyoruz.  

Hodri meydan... Elinizde ne varsa dökün ortaya. O namus timsali geçinen gazetelere sesleniyorum. Gazeteciliğin namusundan dem vuran köşe yazarlarına sesleniyorum. İstediğiniz kaydı yayınlayın üzerinde tepinin. Sel gider kumu kalır, devran döner keser döner sap döner gün gelir hesap döner.

Bugün yaptıklarının altında kalacaklar. Kabataş'ta linç edilen kızımızı tekrar linç etmenin bedelini ödeyecekler. Yayınladıkları kasetlerin bedelini de ödeyecekler. Bu ülke tankla topla tüfekle alınamadı ki ses kayıtları ile alınsın.

Şuna bakar mısınız? Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası... Şuna bakın ya... Bosna Hersek'te faizsiz kredi veriyor paralel yapı bundan rahatsız oluyor. Boşnaklara nasıl faizsiz kredi verirsiniz diye birinci sayfadan haber yapıyor. MİT Türkmenlere insani yardım götürüyor bundan rahatsız oluyorlar. Mavi Marmara'da aynı tutum. Mısır meselesinde aynı tutum. Çözüm sürecinde aynı tutum. Yeminli Türkiye düşmanları bunların yaptıklarını yapmaz. Bugün yine söylüyorum, bu ses kayıtlarının gündemi esir almasına izin vermeyeceğim.

Bu operasyonların bizim gündemimizi meşgul etmesine izin vermeyeceğiz. Bırakın tüm terör örgütleri ittifak halinde kendi çamurlarında debelensinler.

Gençler... Biz kendi işimize bakacağız. Vakti zamanı gelince bütün iddiaların iftiraların cevabı ortaya çıkacak. Her mesele aydınlanacak. Ama biz bunlara cevap vermekle vaktimizi harcamayacağız.

Bizim çok işimiz var. Bunların işi iftira dedikodu. Bu ülkede biz daha okullar inşa edeceğiz. İnşa edeceğimiz yollar köprüler barajlar havalimanları var Kanal İstanbullar var... Küresel projeler var. Bizim gündemimizde uzaya gönderdiğimiz ve göndereceğimiz uydular var. İmal edeceğimiz tanklarımız, helikopterlerimiz, uçaklarımız var...

Bizim gündemimizde Suriye var, Mısır var, Filistin var... Libya Tunus Myanmar var... Bütün bunlarla beraber dünyanın her yerinde evet Türkiye var...

Ekonomiyi daha da büyüteceğiz, demokrasinin standartlarını ileri götüreceğiz, dış politkada daha da aktif olacağız. Bizim 2023 hedeflerimiz var. O hedefleri tutturacağız. Büyük medeniyet yolunda insan demokrasi ve şehir var bizim gündemimizde. Onlar varsın ses kayıtlarını konuşsun. Onlar iftiraları konuşsun, esaret altında önlerine atılan kırıntılarla uğraşsın. Biz durmak yok yola devam diyecek durmadan dinlenmeden bu kutlu yolda yürüyeceğiz.

Ak Parti yerel yönetimlerden elde ettiği tecrübeyi genele yaydı. Yerelden başlayarak Türkiye'yi kucaklamış bir partidir.  30 Mart'ta bir çoğunuz üçüncü döneme girecek. Bazılarınız ilk defa seçilecek. Yeniden seçilenler de artık çok farklı bir anlayışla şehirlerimizi ilçe ve beldelerimizi idare edecekler. Kamu yatırımlarıyla görevde bulunduğumuz belediyelerdeki yatırımlarla temel sorunları çok büyük oranda çözüme kavuşturduk. Acil sorunları çözdük. Ulaştırma temizlik su gibi temel konularda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. 30 Mart'tan itibaren artık medeniyet tasavvurumuzla örtüşen şehirler inşa edeceğiz. Görev yaptığımız süre içinde belli bir noktaya taşıdık. Ama şimdi artık ince işçiliğe geçiyoruz. Tarihte nasıl güzel şehirlerimiz varsa o şehirleri günümüz şartlarına uygun bir anlayışla yeniden imar edeceğiz.

Bugün ilk kez bir yerel seçim öncesinde seçim beyannamesi açıklıyoruz. Bu beyanname sizlere dağıtıldı. 100 sayfalık bu kitapta AK Parti'nin şehir ve insan belediyecilik anlayışını ama önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz politikaları da bulacaksınız. Bütün arkadaşlarımızın bunu okumalarını rica ediyorum. Emaneti devralacağımız her şehrimizde adeta yeniden diriliş dönemi olacaktır.  Yeni Türkiye yerelden genele sirayet ederek şehirleri ve gönülleri inşa edeceğiz. Şehri inşa ederken kendimiz de o şehrin içinde inşa olacağız. Kardeşlerim unutmayın, şehir insanın aynasıdır. İnsan da şehrin aynasıdır. Sizler nasılsanız şehirleriniz de öyle olur. Şehirleriniz nasılsa, sizler de öyle olursunuz. İçimizdeki güzelliği şehre yansıtmanın gönlümüzde olanı şehirle buluşturmanın mücadelesini vereceğiz. Her birimizin çıtası şu olacak... Öyle bir şehir inşa edeyim ki, bu çok önemli, şairler, ressamlar ondan ilham alsın, öyle bir şehir imar edeyim ki, mühendislere, mimarlara şehir plancılarına esin kaynağı olsun, öyle bir şehir tanzim edeyim ki, çocuklar, kadınlar, yaşlılar sokağa çıktığında huzur bulsun, güven duysun, şehriyle gururlansın, bu uzun soluklu bir medeniyet yolculuğudur, yolculuğumuz hayırlı olsun diyorum.

Hayalimizdeki şehirlere ulaşmak için ömrümüz yetmeyebilir. Öyle temeller atalım ki bizden sonra gelecekler de yarım kalanı idame ettirsin. 1 yıllık 5 yıllık planlar değil, sonsuza uzanan hayallerimiz olsun. Her bir şehrimizin marka olmasını istiyoruz.

81 vilayetimizin 81'i de dünyada tanınan bilinen şehirler olsun. İnsan dostu şehirler olsun, çevre dostu, estetik, katılımcı müreffeh bir yapıya kavuşsun istiyoruz.

30 Mart 2014 seçim beyannamesi 5 ana başlık altında AK Parti belediyeciliğinin önümüzdeki dönem yol haritasını kayıt altına alıyor.

1.'si katılımcı belediyecilik diyoruz. Yerel yönetim demokrasinin ilk basamağıdır. Orada yaşayanlar süreçlere katılmalıdır. Şehri ilgilendiren kararlarda halk ile istişare içinde olmak AK Partili başkanların görevi olacaktır.

2'si... Kültürel belediyecilik... Kültür ve sanat merkezlerinden meslek edindirme kurslarına, konser sinema tiyatroya kadar insanımızın hayata bakışlarını derinleştirecek adımlar atacağız. Şehirlerde kültür ve medeniyetimizi çocuklarımıza aktaracağız ve medeniyet idraki inşa edeceğiz.

3.sü sosyal belediyecilik. Biz bu kondua ilkleri başardık. Sosyal yardım ve faaliyetlerimize daha da ağırlık vereceğiz. Yoksulların, kimsesizlerin, engellilerin, gazilerin, yaşlıların hepsi belediyeye emanettir.

4.'sü çevre dostu belediyecilik... Bugüne kadar çevre konusunda çok büyük hassasiyet içinde olduk. Hem Türkiye genelinde hem de belediyelerde kişi başına düşen ağaç miktarını kat kat arttırdık.

5'si hizmet belediyeciliği diyoruz. Sudan çevre temizliğine, ulaşımdan kanalizasyona, hava kirliliğinden parklara kadar her soruna kalıcı çözümler üretecek israftan uzak projelerle şehirlerimizin alt yapısını imar etmeye devam edeceğiz.

Bu arada Meclis saat 14'te açılacak. Bundan dolayı milletvekili arkadaşlarım meclisteki yeter sayısı sebebiyle kendilerini TBMM'ye davet ediyorum. Biz belediye başkan adaylarımızla programımızı devam ettirelim. Şimdi seçimlerde kullanacağımız materyallerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu seçimlere de son derece hazırlıklı giriyoruz. Hiçbir araç ve malzeme yüzyüze görüşmek kadar etkili değildir.

Millete hizmet yolunda 12 yıl adlı kitapları götüreceğiz. Adeta bir ansiklopedi özeti gibi. Bu kitapları hem Türkiye hem her şehrimiz için ayrı ayrı hazırladık. 15 ay süren çalışma ile her şehirde yapılan çalışmaları bir araya getirdik. Şu büyük kitap 695 sayfadan oluşuyor. Türkiye genelindeki yurt dışındaki faaliyetlerimizi anlatıyor. Küçük kitaplar da... Her şehir için ayrı ayrı. 12 bin 832 sayfa toplamda... 12 yılda bu illerde yaptığımız işleri anlatıyor. 81 ilimize 12 yılda yaptığımız toplam yatırım bedeli ne biliyor musunuz? Şimdi ekranları başında izleyenlere de sesleniyorum.... 676 milyar 700 milyon lira... Yani 676 katrilyon 700 trilyon lira... İşte tüm bu yatırımlar CHP'yi çıldırtıyor, MHP'yi çıldırtıyor, diğerlerini çıldırtıyor. Bunlar nasıl yapıldı diye... Bu rakamların tek tek detayı da bu kitaplarda yer alıyor. Bu kitapları şu şekilde size taşınabilir bir bellek içinde veriyoruz. Yerel seçim şarkılarımız, el kitabı, diğer kitaplar ve seçim beyannamesi de var. Her il için 30 dakikalık filmler oluşturduk. Bu filmlerde medya ve internet aracılığıyla hizmete sunulacak.

81 ayrı web sitesi hazırladık. Örneğin akpartiankara.org.tr adresine girerek Ankaralı vatandaşlarımız yapılan ve yapılacak bütün hizmetleri görecek. Bunların hepsi mobil uyumlu olacak. Bütün bunların yanında bayrak, afiş, broşürlerimiz belli bir takvim içinde teşkilata dağıtılacak. İlanlarımız, reklam filmlerimiz de belli bir takvimde yayınlanacak.

12 yıllık icraatlarımızı bir araya toplayalım dedik. 13 bin sayfalık bir külliyat ortaya çıktı. Buna Türkiye geneli faaliyetler de eklendiğinde 14 bin sayfalık dev bir eser ortaya çıkıyor. Kağıt üzerinde özet icmali 14 bin sayfa tutan bu hizmetlerin Türkiye'yi nereden nereye getirdiğini siz düşünün. İşte biz sahada bu yaptıklarımızla konuşacağız. Muhalefet soruyorum size neyle konuşacak?

Ya iftira ile ya da maalesef yalanla... Biz yaptıklarımızı anlatacağız, yapacaklarımızı anlatacağız. 2023 hedefleriyle vatandaşa sesleneceğiz. CHP siyaseti esersizlik siyasetidir. Laf üretme siyasetidir. MHP siyaseti hakaret siyasetidir. BDP siyaseti gerilim siyasetidir. Biz ise eser ve hizmet siyasetiyle millete hizmet edeceğiz.

Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Tekrar ediyorum onlar neyi anlatacaklar? Biz 3. köprüyü anlatacağız, Marmaray'ı anlatacağız, denizin altında yapılmakta olan çift katlı tüneli anlatacağız, 3. havalimanını anlatacağız, duble yolları, havalimanlarını anlatacağız. Onlar neyi anlatacaklar? Ev ev dolaşmaya hazır mıyız? Kapı kapı dolaşmaya hazır mıyız? İnanıyorum ki bu seçimlerde benim hanım kardeşlerim, gençler, ana kademe el ele omuz omuza bütün evleri dolaşmak suretiyle Türkiye'ye farklı bir heyecanı siz getireceksiniz siz!

Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Bizim farkımız bu. Gerilime asla prim vermeyeceğiz. Nezaketten asla taviz vermeyeceğiz. Güven veren itimat telkin eden, huzur veren ikna edici bir dil ve tavır içinde olacağız. Bütün teşkilat il ve ilçe başkanlarımızdan, bakan ve milletvekillerimze, aday adayları, eski başkanlar, eski meclis üyelerine kadar tüm gönüldaşlarımızla tam bir uyum içinde olacağız.

30 büyükşehir var... Tarihimizin en önemli en hayati seçimine giriyoruz. Bu seçimde inanıyorum ki sizler çok farklı bir sorumluluğun içerisindesiniz. Milli iradeye demokrasiye en ağır saldırıların olduğu bir süreçteyiz. Medyanın var gücüyle bugüne kadar hiç olmayan ahlaksızlık ile değerlerimize saldırdığı bir dönemden geçiyoruz. 318 vekili olan AK Parti'nin kapatılmasını bir yerlere tavsiye edecek kadar ahlaki değerlerden yoksun olanların köşelerden yazı yazdığı bir dönemden geçiyoruz. Bunlara en güzel cevabı 30 Mart akşamı milletçe hep birlikte vereceğiz. Bu saldırılar seçim sürecinde daha da artacaktır. İşte onun için biz bu süreci istiklal mücadelesi olarak görüyoruz.

CHP'liye, MHP'liye BDP'liye diğer tüm partilerden kardeşlerimize, saldırıların tüm Türkiye'ye yapıldığını anlatmanızı diliyorum. Paralel yapılı mensubu olan iyi niyetli çok samimi kardeşlerimiz var. Bu kardeşlerimize, mensubu oldukları yapının neye dönüştüğünü, kime hizmet ettiğini sabır ve nazaketle anlatmanız lazım. Temiz ve saf kardeşlerimiz hizmet gayesi taşırken, yukarda başka ülke ve odakların maşası haline gelen ihanetleri tescillenen bir yönetim var. İşte dün izlediniz. Bakıyoruz bazı dizilerin bile nereden yönlendirildiğini... Kimlerin kimlerle diyalog halinde olduğunu, kimin eli kimin cebinde olduğunun talimatlar verildiği ses kayıtlarını dinlediniz. Hazreti Peygamberi dahi kendi kirli emellerine alet edecek kadar izanını yitirmiş bir anlayış var. Helal ve haram kavramlarını yitiren bir anlayış var. Bu yapının mensubu kardeşlerimizin gerçeği görmesi için son derece hassas bir şekilde çalışmanızı istiyorum.