Dünyada "irregular" olarak varlığını sürdüren birçok ülkenin "regular" konuma geçtiğini, yani küresel sermayeye teslim olduklarını belirten Yiğit Bulut, Türkiye'nin ise dikleşmeden dik durduğunu söyledi. Bulut, İran'ın teslim olmasının ise Türkiye aleyhine bir durum olmayacağını, aksine Türkiye'nin önemini daha da öne çıkaracağını sözlerine ekledi.

Dün ASELSAN ile Suudi şirketler arasında imzalanan anlaşmaya da değinen Yiğit bulut, "dün itibariyle Amerika'dan başka kimsenin giremediği Suudi Arabistan'a Türkiye girmeyi başarmıştır" dedi.

Yiğit Bulut şöyle konuştu:

İRAN DA TESLİM OLDU

Yalnız, bu bir hafta içinde çok ilginç şeyler oldu. İran, Yunanistan ve arkasından dünyada "irregular", yani "düzensiz" olarak tanımlanan bazı ülke ve liderlerde ciddi anlamda bir teslimiyet katsayısının arttığını gördük. İran lideri ne kadar "bu bizim için şöyle iyi, böyle iyi" derse desin, ben onların hiçbirine inanmam.

Yine aynı şekilde, benim internette, televizyonlarda ve gazetelerde yaptığım konuşmalar var. İran'da bu kişi seçildiği zaman İran'ın Amerika'yla, İngiltere'yle yakınlaşacağını, seçilmesini takip eden 1 saat içinde açıklamıştım. Hepsi duruyor internette ve sosyal medyada.

TÜRKİYE DAHA DEĞERLİ HALE GELDİ

Şimdi, baktığınız zaman, aslında Yunanistan'a yapılanlar, İran'ın geldiği nokta ve Türkiye'nin hala diklenmeden dik duruşu Türkiye'nin pozisyonunu daha değerli bir hale getiriyor. İran'ın Ortadoğu denkleminde değiştiği, yani denklemdeki yapısını değiştirdiği, yeni bir akışa geçildiği senaryo içinde Türkiye'nin duruşu, özellikle Ortadoğu'daki varlığı, politikaları çok daha önemli hale geliyor.

Şunu düşünenler var, ki son 24 saattir televizyonlarda konuşuyorlar: İran oyundan düştüğü zaman veya İran "irregular" yani düzensiz halden düzenli hale geldiği zaman, İran küresel düzenin "düzensiz çocuğu"ndan, küresel düzenin "uyumlu çocuğu" haline geldiği zaman Türkiye'nin değeri düşer diyorlar.

BÖLGEDE TÜRKİYE LİDER OLABİLECEK TEK ÜLKE

Hayır, tam tersi. Burada Türkiye'nin değeri artar. Bugün İran'da 350 milyar dolarak yakın İslami bankacılık potansiyeli var. Türkiye bütün bölgede her türlü gerek İslami bankacılık, gerek normal bankacılık, gerek düzenin bölgede sağlanması açısından Türkiye lider olabilecek tek ülke.

Dolayısıyla bölgede yeni bir düzen kurulacaksa bu yeni düzenin örnekleme yapabileceği bir ülke varsa, ayaklarını basabileceği bir toprak varsa, yine burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir.

TÜRKİYE DÜN SUUDİ ARABİSTAN'A GİRMEYİ BAŞARDI

Dün Türkiye çok önemli bir anlaşma imzaladı, bugün kamuoyuna duyuruldu. ASELSAN ile KACST ve DST arasında yani ASELSAN ile Suudi Arabistan devletini temsil eden önemli iki şirket işbirliği anlaşması imzaladı.  

Bu niye çok önemli? Sayın Cumhurbaşkanı'nın ortaya koyduğu ve yüzde 60'a getirdiği yerli savunma sanayi. Yine Sayın Cumhurbaşkanı'nın 5G vizyonu kapsamında, teknoloji şirketleriyle savunma sanayi şirketlerinin birleşerek, 20 milyar dolarlık yabancı malzeme alımından vazgeçilerek, içeride üreteceğimiz vizyonun diğer bir parçası.

SUUDİ ARABİSTAN TEK KALEMDE 7 MİLYAR DOLARLIK SİLAH ALAN BİR ÜLKE

Suudi Arabistan dünyanın en büyük silah tedarikçisi, yani alıcısı. Geçen sene 7 milyar dolarlık silah aldı. Dünyanın, Hindistan'dan daha fazla silah alan tek ülkesi. İkinci Hindistan.

Amerikalılar bugüne kadar Suudi Arabistan'a hiçbir yabancı şirketi sokmadılar. Yani Suudi Arabistan tamamen Amerikalılarla işbirliği yapan bir ülkeydi. Hava filosu çok güçlüdür Suudi Arabistan'ın. Uçakları yenidir. Hep Amerika'dan satın alınmıştır bunlar.

İlk defa bir Türk şirketinin Suudi Arabistan'a girmesi mümkün oldu. İlk kez ASELSAN girmiş oldu. Buna Amerikalılar, İngilizler "evet" dedi, "hayır" dedi, bunu tartışmıyorum.

ARTIK YAZILIMLAR TAMAMEN YERLİ, SAVUNMA SANAYİSİNİN YÜZDE 60'I YERLİ

Ama Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan 2008 yılında "Türk savunma sanayi tamamen yerli olacak" dediğinde F-16'lar İsrail yazılımıyla uçuyordu. Yıl 2015, savunma sanayisinin yüzde 60'ı yerli olmuş, yazılımların yüzde 100'ü yerli olmuş, fırkateynlerin yüzde 100'ü yerli olmuş, füzelerin uçakların ve birçok malzemenin yüzde 60'ı ila yüzde 100'ü arasında yerli tedarik sağlanmış, yerli FX uçağı projesi başlamış, motor dizaynı başlamış, TAI, ROKETSAN, ASELSAN, HAVELSAN, MAKİNE-KİMYA gibi birçok şirket yüzde 100 randımanla çalışmaya başlamış ve son gelinen nokta, Türkiye Suudi Arabistan'a girmiş.