Haber Merkezi ANKARA
Seçimlerde sandıktan tek başına iktidar olarak çıkan AK Parti'nin önündeki en temel konulardan biri çözüm sürecinin geleceği... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti yönetimi PKK'nın silahları gömene kadar yeni bir adım atılmaması konusunda kararlı görünüyor. Ancak, demokratikleşme adımları hükümet cephesinde süreçten bağımsız bir başlık olarak değerlendiriliyor. Sürecin, eski haline dönmesi ise tamamen HDP'nin PKK ile arasına mesafe koyarak pozisyonunu değiştirmesi, PKK'nın silahlarını bırakması şartına bağlanıyor. Bunun dışındaki, 'eylemsizlik kararı' gibi ara formüller hükümetin kararını değiştirmeye yetmeyecek. HDP'nin pozisyonu değiştirmesi durumunda önceki süreçteki gibi bir aktif rol üstlenmesine izin verilmeyecek, diğer Kürt gruplarından biri olarak muhatap alınacak.
SÜRECİN ADI DEĞİŞTİ
7 Haziran'da çözüm sürecinin AK Parti'nin oy kaybetmesinin ana sebepleri arasında sayılmasına rağmen, kamu düzeninden vazgeçilmeden bu süreç 'Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci' adı altında ve 'Güvenlik-özgürlük' dengesi gözetilerek yürütülecek. 'Çözüm süreci' adının vatandaşın aklında 'Olumsuz bir kavram' olarak yer aldığını, bu sebeple sürecin isminin değiştirilmesinin kamuoyu nezdinde de pozitif algı oluşturacağı değerlendirmesi yapılıyor. 
Bu adımlar atılırken, bu defa muhatap HDP değil 'Kürt kanaat önderleri' olacak ve İmralı ile HDP'den bağımsız yürütülecek. HDP'nin veya İmralı'nın yeniden devreye girmesi ise PKK'nın silah bırakma kararına bağlı olacak.
7 Haziran sonrası başlatılan operasyonlar, sadece milliyetçi tabanın değil bölge halkının da desteğini almış durumda. Bölge halkı, 'Bu kez bu işi bitirin, yarım bırakmayın' uyarısında bulunduğunu dile getiriyor.
Süreçle ilgili tartışma konusu olan başlıklar ise vatandaşlık tanımı ve 'Ana dilde eğitim' olarak görülüyor. Anayasa değişikliği gerektiren bu başlıklar şimdilik AK Parti'nin gündeminde bulunmuyor. AK Parti kurmaylarına göre de, demokratikleşme konusunda aslında yasal anlamda atılacak bir adım kalmadı. Temel mesele bu mevzuatın uygulanmasında yaşanan sıkıntılar.
Hükümetin kararlılıkla yürüttüğü mücadele ile büyük kayıp veren PKK ise, Suriye'deki kargaşadan da yararlanarak 'Yeni bir güç devşirme' sürecine girebilir. Güvenlik birimlerinin değerlendirmelerine göre, PKK belli bir güce sahip ancak önceki dönemlere göre bu durum Türkiye'yi daha az rahatsız ediyor. Yapılan değerlendirmelerde, “Bazı yabancı istihbarat örgütleri PKK'yı kullandılar. Ama kullanma ömürleri de bitti. Burada asıl sorun PKK'nın Türkiye'deki faaliyetlerinden çok, Türkiye'de yeni örgüt kurma heveslilerinin Suriye'de bir araya gelmeleri. Belki de önümüzdeki süreçte, devletin önceliği bu durum olacak” tespiti öne çıkıyor.
GASAM BAŞKANI ALİ ŞAHİN: HDP artık muhatap değilHDP'nin çözüm sürecinden kastı özerklik ise veya bir başka devlet ise bunun adı Çözüm Süreci değil ihanet sürecidir. AK Parti bu oyunu gördü. HDP'nin yeni süreçte kendini yeniden tanımlaması gerekir. Sırtını PYD'ye, YPG'ye veya PKK'ya dayayan bir hareket Türkiye'de siyasi olarak meşruiyetini kaybetmiş demektir. Bundan sonraki süreçte HDP siyaseten kendisine çok fazla muhatap bulamayacaktır.   
Vatandaş ihbar etti türbe ve mezarlıktan cephanelik çıktı

Siirt'te alınan bir ihbar üzerine polis ekiplerince yapılan aramada, terör örgütü PKK mensuplarınca mezarlığa ve türbe içerisine gizlemiş çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi. Operasyonda Conkbayır Mahallesi Şehitler Mezarlığı girişinde duvar dibine gömülü vaziyette, 1 adet roket atar silah, 15 adet sevk motoru, 8 adet anti personel roketatarı, 7 adet anti tank roketatarı, 4 adet Cobra 12 kilometre mesafeli el telsizi ve ekipmanı, 226 adet Bixi mermisi ele geçirildi. Dublupınar Mahallesi Şeyh İsmail Camii'nin içerisinde bulunan türbe içerisinde ise 3 adet kaleşnikof marka tüfek, 3 adet Apaçi marka pompalı tüfek, 220 adet dolu fişek ele geçirildi. Öte yandan, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde iş makineleriyle hendek kazan teröristlerin su şebekesine zarar vermesi nedeniyle 3 mahalle susuz kaldı. 
Rektörlükten alındı dekanlığa atanıyor
İstanbul Şehir Üniversitesi'nde rektörlük koltuğuna Prof. Dr. Ali Atıf Bir'in getirilmesiyle başlayan ve üç önemli akademisyenin istifasıyla büyüyen kriz devam ediyor. Üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Murat Ülker, önceki gün Prof. Dr. Cengiz Kallek'i rektör olarak atadığını duyurmuş, üniversite yönetiminin değişeceğini söylemişti. Ancak 'paralelci' diye protesto edilen Prof. Dr. Ali Atıf Bir, İletişim Fakültesi Dekanlığına getirilecek. Bir, aynı zamanda rektör yardımcısı yapılacak. Rektörlük yetkilerinin de yine Prof. Dr. Bir'e verileceği öğrenildi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Mütevelli heyeti, yeni rektörle birlikte eş zamanlı olarak Prof. Dr. Ali Atıf Bir'i İletişim Fakültesi Dekanı olarak atama kararını da YÖK'e iletmiştir” bilgisini paylaştı.