Çetiner Çetin ANKARA - “Avusturya’da demografi ve din” konulu güncel araştırma, 2046 yılında toplumun dinî açıdan nasıl görünebileceğine ışık tutuyor. Araştırmayı yaptıran Avusturya Uyum Fonu, ülkede barış içinde birlikte hayatı teşvik etmek için neler yapılabileceği hususunda bu araştırmadan elde edilen bulgulardan faydalanabilmeyi ümit ediyor. Araştırmacılar 2016 yılının verilerini dayanak aldılar ve ülkedeki dinî görünümü değiştirebilecek dört farklı senaryo oluşturdular. Senaryolar şöyle: Avrupa’dan gelecek göçmenlerle Avrupa’da değişkenlik yaşanması,  Avrupalıların göçü ve Orta Doğu’dan gelecek insanların sağlayacağı çeşitlilik, Daha az göç ve yani göçün durması,  Orta Doğu ve Afrika’dan güçlü bir göç yaşanması.

YÜZDE 14’E YÜKSELECEK
Bu senaryoların dördünde de ülkeye gelebilecek çocuk ve din akımı dikkate alınıyor. Müslümanların oranının ne kadar yüksek olacağı tüm bu akımlara bağlı olacağı belirtiliyor. Ancak araştırma sonuçlarına göre, Avusturya’da İslam’ın öneminin artacağı ve Hıristiyan Katoliklerin oranının yüzde 50’nin altına düşeceği daha şimdiden kesin. Araştırmacılar ilk iki senaryoyu gerçekçi görüyor. İlk senaryoya göre Avrupa’dan daha çok insanın Avusturya’ya göç etmesiyle mezheplerin sayısı artacak; Avusturya halkının dörtte biri hiçbir dinin mensubu olmayacağı ki bu da Avrupa’daki sekülerleşmeyle açıklanıyor; “Müslümanların oranı yüzde 14’e yükselecek, Katolikler halkın yarısını bile oluşturmayacak” İkinci senaryoya göre hem Avrupa’dan hem de -başta İran, Suriye, Afganistan veya Irak olmak üzere- Orta Doğu’dan göç edecek insanlarla Avusturya’daki Müslüman oranı, nüfusun yüzde 17’sine yükselecek. Orta Doğu ve Afrika’dan Avusturya’ya çok sayıda insanın gelmesinden yola çıkılarak hazırlanan dördüncü senaryoya göre ise 2046 yılında her beş Avusturyalıdan biri İslam dinine geçecek; başkent Viyana’da İslam en güçlü din olacak ve her üç Viyanalıdan biri Müslüman olacak. Ülkedeki Katoliklerin oranı yüzde 42, Viyana’dakilerin oranı ise yüzde 22’nin altına düşecek. Ancak araştırmacılar buna ihtimali ihtimal vermiyor çünkü Avusturya hâlihazırda göç konusunda katı bir çizgi izliyor. Daha az göç yaşanmasına dayalı üçüncü senaryo da ihtimal dışı görülüyor. Avusturya’daki Müslümanların en büyük çatı kuruluşu olan Türk-İslam Birliği ATİB’den Selfet Yılmaz, Avusturya’da 250 cami olduğunu söyledi.  Yılmaz, “10 yıl sonra Müslümanlar Türkçe veya Arapça konuşmayacak” diyerek gelecekte Almanca bilen vaiz görevlendirilmesi gerektiği talebinde bulunuyor. Avusturya’daki Müslümanlar, Alevi ve İslam inanç topluluğu altında iki dini tüzel kuruluş olarak organize olmuş durumda. Tartışmalı konular uzun süredir yasaların temel dayanaklarını oluşturuyor. Mesela Müslüman toplumların kalıcı olarak yurt dışından finanse edilmesine ve yurt dışından gelen imamların Avusturya camilerinde vaaz vermesine artık izin verilmiyor.