Selçuk Böke ANKARA - Afrika açılımı sayesinde Türkiye, kıtayla ilişkilerini geliştirirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem Başbakanlık hem de Cumhurbaşkanlığı döneminde birçok Afrika ülkesini ziyaret etti. Bu ziyaretler vesilesiyle Türkiye, Afrika’da büyükelçilik ve diplomatik temsilcilik sayısını artırdı. Aynı şekilde Ankara’daki büyükelçilik sayında da artış yaşandı. 19 olan büyükelçilik sayısı son on senede 40’a yükseldi. Son olarak Afrika’nın Ekvator Ginesi de listeye eklendi. Ülkenin büyükelçilik binası geçtiğimiz günlerde faaliyet geçerken, Başkentin en renkli diplomatlarından Ekvator Ginesi’nin Ankara Büyükelçisi Moıses Mba Nchama, yeni açılan büyükelçilik binasının kapıları Türkiye gazetesi için araladı. Ekvator Ginesi’nin ilk Türkiye büyükelçisi olan Nchama ile Türkiye’nin Afrika’ya açılım politikası ve ikili ilişkileri konuştuk.
- Büyükelçiliğiniz ne zaman faaliyete geçti? Daha önce Türkiye’de bulundunuz mu?
 Evet, daha önce bir kere Türkiye’de bulundum. 2014 yılında Türkiye-Afrika toplantısının hazırlık çalışmaları için gelmiştim. Türkiye’deki Ekvator Ginesi Büyükelçiliği yaklaşık olarak üç-dört ay önce kuruldu. Nisan ayında elçiliğin resmî açılışını gerçekleştirdik.

AFRİKA ZENGİN BİR KITA
- Türkiye’nin Afrika’ya açılım politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
 Her zaman Türkiye-Afrika ilişkilerinin bir savunucusu oldum. Türkiye’nin kıta ülkeleriyle ilişkilerinin olumlu olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’nin Afrika’ya açılması girişimleri Afrika ülkeleri için bir oksijen bombası etkisi oluşturuyor. Afrika mineraller ve doğal kaynaklar açısından fazlasıyla zengin bir kıta. Afrika zenginliğinin kıtalararası ya da ülkelerarası kazan-kazan faydasını oluşturması için keşfedilmesi gerekiyor. Dolayısıyla kazan-kazan beklentisi ve prensibi ile ilerlemek gerekiyor.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkenizi ziyaretine ilişkin neler söylersiniz?
 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2014 yılındaki Ekvator Ginesi ziyareti, devlet başkanları nezdinde Türkiye’den Ekvator Ginesi’ne gerçekleştirilmiş ilk ziyaretti. Kişisel olarak da bir devlet temsilcisi olarak da, Afrika Birliği üyesi olarak da bu girişimleri çok olumlu buluyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti, her iki ülkede büyükelçiliklerin açılmasına ve büyükelçilerin tayin edilmesine vesile oldu.

YATIRIMLARA AÇIĞIZ
- Türk iş insanları Ekvator Ginesi’nde hangi alanlarda yatırım yapabilir?
 Coğrafik anlamda küçük ancak büyük bir ülkeyiz. Nüfusumuz yaklaşık 1,5 milyon. Ekonomimiz temel olarak petrole ve doğalgaza dayalı. Ancak ekonomimizi tarımla alakalı ve endüstriyel alanlarda da çeşitlendirmeye çalışıyoruz. Türklerin ülkemizi ziyaret etmeleri için fazlaca sebep var. Ekvator Ginesi gastronomi ve tabii güzellikler açısından oldukça güzel bir ülke. Biz bir barış ülkesiyiz. Türk hükûmetini, şirketleri ve Türk halkını, iyi bir yatırım atmosferine sahip olan ülkemize davet ediyoruz. Turizm ve inşaat sektöründe potansiyelimiz var. Ekonomimiz petrol ve doğal gaza dayalı olduğu için endüstri, turizm ve inşaat gibi her alanda yatırıma açığız.
- Türk vatandaşları ülkenize vizesiz ziyaret edebilir mi?
İki devlet arasında vize muafiyeti projesi gündemde. Ancak bunun birinci aşaması diplomatik, hizmet ve resmi pasaport mensuplarını kapsıyor. Anlaşma içerisinde Türk tarafı sadece iki tip pasaport belirtti. Hizmet pasaportu ve diplomatik pasaport. Gine tarafı ise üç tip pasaport belirtti. Türkiye tarafının bir tip pasaportla daha bu üçlüyü tamamlaması bekleniyor ki, iki taraftan da bu pasaporta sahip olanlar ülkelere vizesiz girebilsin.

FAVORİM KÖFTE
Türk yemeklerinin oldukça lezzetli olduğunu belirten Nchama “En sevdiğim yemek köfte. Ayrıca çayı da çok beğeniyorum” dedi. Nchama, boş zamanlarında büyükelçilik binasının zemin katında masa tenisi ve dart oynadığını söyledi.

“FETÖ okulunu TMV’ye devrettik”
FETÖ’nün daha önce Ekvator Ginesi’nde okulu bulunduğunu belirten Moıses Mba Nchama ”Söz konusu okulu Türkiye Maarif Vakfına (TMV) devrettik. Birkaç yıl önce Türk tarafından resmî kanallardan, bu okul yöneticilerinin terör örgütü olarak sınıflandırıldığı için okulların faaliyetleri tarafımıza bildirildi. Türk hükûmetinin tavsiyesi bu okulların kapatılması ya da bir Türk Sivil Toplum Örgütü’nün denetimine geçirilmesi yönündeydi. Devlet olarak biz de kanuni süreci başlattık” diye konuştu.