Türkiye, Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Avustralya (MIKTA) Dışişleri Bakanları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede karşılıklı iş birliği ve dayanışma vurgusu yaparak, her ülkenin hastalığı kontrol altına alma çabalarını baltalamayacak derecede, kişilerin ve malların insani, bilimsel ve elzem iş faaliyetleri için dolaşımını kolaylaştırma ihtiyacının dikkate alınacağını bildirdi.

Dışişleri Bakanlığının internet sitesinden yayımlanan "Kovid-19 Pandemiği ve Küresel Sağlık Hakkında MIKTA Dışişleri Bakanları Ortak Beyanı"nda, Kovid-19 salgını nedeniyle yaşanan acı ve can kayıplarından duyulan üzüntü dile getirildi.

Bu küresel tehditle mücadelede ve daha dayanıklı bir gelecek inşasında uluslararası toplumun bütünüyle tam dayanışma içinde olunduğu vurgulanan ortak beyanda, şunlar kaydedildi:

"Sağlığın insanların tam potansiyellerine, ulusların da güçlü ve sürdürülebilir kalkınmaya erişmelerindeki vazgeçilmez unsur olduğunun ve ilaveten, uluslararası toplumun selameti ve güvenliği için bir mihenk taşı teşkil ettiğinin altını çizeriz. Kovid-19 salgınını etkili şekilde dizginlemek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.

Bu temelde, ön saflardaki sağlık görevlilerinin korunması ile özellikle tespit kitleri, kişisel koruyucu ekipmanlar, tedavi malzemeleri, ilaç ve aşılar gibi tıbbi malzemelerin teslimatı olmak üzere, Kovid-19 salgınıyla yapılacak uluslararası mukabelenin zamanlı ve etkili bir şekilde koordine edilmesinde, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) başta olmak üzere ilgili uluslararası kuruluşların hayati rolünü vurgularız. Uluslararası Sağlık Düzenlemeleri’nin uygulanmasına olan bağlılığımızı yineleriz."

Ortak beyanda, ihtiyacı olan tüm ülkelere yardım sağlanmasını kolaylaştıracak çabaların hızlı ve kararlı şekilde artırılmasının teşvik edildiği belirtilerek, engelliler, mülteciler, göçmenler ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişiler, kadınlar ve kız çocukları dahil, Kovid-19 sebebiyle daha da korunmasız hale gelmiş gruplara yardım sağlanmasının ve ev sahibi toplumların ihtiyaçlarının özellikle dikkate alınmasının önemi vurgulandı.

Bu bağlamda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri tarafından 25 Mart’ta ilan edilen Kovid-19 için "Küresel İnsani Mukabele Planı"nın memnuniyetle karşılandığı kaydedilen ortak beyanda, G20’nin sanal ortamda gerçekleştirdiği zirvede sergilediği güçlü dayanışmayı ve küresel sağlık krizi karşısında politikalarının eşgüdümünü arttırma taahhüdünün de memnuniyetle karşılandığı aktarıldı.

"Tüm politika araçlarını kullanacağız"
Ortak beyanda, salgının iktisadi etkilerine yönelik alınan önlemlere ilişkin şu ifadeler kullanıldı:

"MIKTA üyeleri, diğer G20 ülkeleriyle birlikte salgının ekonomik ve sosyal zararını asgariye indirgemek, küresel büyümeyi yeniden sağlamak, piyasa istikrarını korumak ve dayanıklılığı arttırmak amacıyla mevcut tüm politika araçlarını kullanacaktır. Bunu yaparken gayriresmi ekonomide çalışanlar ve küçük ve orta ölçekli işletmeler de dahil olmak üzere virüsten en fazla etkilenen sektörlere özellikle dikkat gösterecektir. G20 tarafından harekete geçirilen güçlü uluslararası iş birliğinin, insan hayatını korumaya ve insanların geçim kaynaklarına olan etkileri en aza indirgemeye, bir yandan da her türlü ayrımcılığın, ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının önüne geçilmesine hizmet edeceğine güvenimiz tamdır."

Kovid-19 ile mücadele için acil önlemler alınması gerektiği hallerde, bu önlemlerin insan hakları hukukuyla uyumlu ve amaç odaklı, orantılı, şeffaf, ayrım gözetmeyen ve geçici olması konusunda mutabık olunduğuna değinilen ortak beyanda, bunların, ticarete gereksiz engellere veya küresel arz zincirlerinin aksamasına yol açmaması gerektiğinin altı çizildi.

Ortak beyanda, tedbirlerin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ilke ve kurallarıyla uyumlu olması gerektiğine işaret edilerek, "Şeffaflığın önemi ile, aldığımız, ticaretle alakalı ve tümü küresel arz zincirlerinin bu kriz sırasında çalışmaya devam etmesini mümkün kılacak önlemlere ilişkin olarak DTÖ’yü bilgilendirme taahhüdümüzü vurgularız." ifadesi kullanıldı.

Küresel ekonominin ivedilikle toparlanmasına duyulan ihtiyacı göz önüne alarak, mukabelelerin uluslararası trafiğe ve ticarete gerekli olmayan müdahalelerden kaçınacak şekilde eşgüdümünü sağlamak için uluslararası toplumla birlikte çalışılacağı kaydedilen ortak beyanda, "Her ülkenin hastalığı kontrol altına alma çabalarını baltalamayacak derecede, kişilerin ve malların insani, bilimsel ve elzem iş faaliyetleri için dolaşımını kolaylaştırma ihtiyacını dikkate alacağız." değerlendirmesi yapıldı.

"Tecrübelerimizi paylaşmaya hazırız"
Kovid-19’un uluslararası bilgi ve iyi uygulama paylaşımı dahil ortak çalışmaya dayalı mukabele gerektiren yeni bir hastalık olduğunun kabul edildiğinin belirtildiği ortak beyanda, şu bilgiler paylaşıldı:

"Pandemiyle mücadeledeki tecrübelerimizi açık, şeffaf ve demokratik bir şekilde paylaşmaya hazırız. Açıklık, şeffaflık ve demokrasinin, kendilerini ve nüfusun genelini korumak için tasarlanan önlemlerin kişilerce benimsenmesinde kilit unsurlar olduğunu dikkate alarak, pandemiyle mücadele için elimizde bulunan tüm yenilikçi araçları harekete geçirmek üzere iş birliğimizi derinleştireceğiz.

İlaveten, etkinlik, güvenlik, eşitlik, erişilebilirlik ve satın alınabilirlik hedeflerine bağlı kalarak, tespit kitleri, ilaçlar ve aşılar geliştirilmesini hızlandırmak üzere uluslararası toplumla birlikte çalışmayı sürdürecek ve en korunmasız ülkelerdeki sağlık sistemlerini daha da güçlendirmek için iş birliği yapacağız."

Ortak beyanda, mevcut salgına hızlıca yanıt verilmesinin yanı sıra gelecekteki bir salgına karşı daha hazırlıklı olmayı teşvik etmek için dayanışma ve iş birliği ruhuyla birlikte çalışmanın önemine dikkat çekilerek, "Bu amaçla, kendi aramızda ve diğer ülkelerle bilgi paylaşımı, kapasite inşası ve teknik yardım da dahil olmak üzere potansiyel iş birliği yöntemlerini araştıracağız. Gelecekteki MIKTA toplantıları da dahil, önümüzdeki yolda faydalı görüşmeler yapılmasını bekliyoruz." ifadeleri yer aldı.

MIKTA'nın bölgeler arası ve yeni inovatif bir ortaklık olduğu anımsatılan ortak beyanda, bu platformun küresel sağlığı desteklemekte, kamu mallarını korumakta ve küresel yönetişimi güçlendirmekte öncü rol oynamaya devam edeceği belirtildi.