Can Dündar, Cumhuriyet gazetesinde Genel Yayın Yönetmeni olduğu dönemde MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin gizli kalması gereken bilgi ve fotoğrafları yayınladığı gerekçesiyle 5 yıl 10 ay hapis cezasına çaptırılmış ve ceza Yargıtay tarafından bozulmuştu. Yargıtay’ın bozma kararının ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülen davada mahkeme, savcılığın talebi üzerine 2016 yılından bu yana yurt dışında olan ve 2018’de hakkında kırmızı bülten çıkarılan Dündar’ın kaçak sayılma sürecini başlatmıştı. Mahkeme heyeti, kararında Dündar’da gazete ilanı yoluyla çağrıda bulunulmasına ve ilanın yayınlanmasından itibaren 15 gün için içinde mahkemeye gitmemesi halinde kaçak sayılarak tüm mallarına el koyulmasına karar vermişti. 

Mahkeme, Dündar’ın 15 gün süre dolmasına karşın herhangi bir adliyeye veya kolluk kuvvetine teslim olmaması nedeniyle kaçak sayılmasına karar vermişti. Karar doğrultusunda, Dündar’a ait olan Ankara Çankaya’daki 5 ve 2 numaralı bağımsız bölümlere, Muğla Bodrum’daki 4 numaralı parselde kayıtlı taşınmaza, İstanbul Üsküdar’daki 20 ve 25 parsellerde kayıtlı taşınmazlara el konulmasına hükmedilmişti. 

El konulmasına karar verilen taşınmazların yönetimi amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atanmasına hükmeden mahkeme, banka hesaplarının tespiti ve tespit edilmesi halinde el koyma kararının uygulanması için ilgili bankalara müzekkere yazılmasına karar vermişti. 

Can Dündar’ın avukatları, İstanbul 14. Ceza Mahkemesi’nin kararına ilişkin bir üst mahkeme olan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz dilekçesi sundu. Mahkeme heyeti, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, itirazın reddine karar verdi.