MURAT ÖZTEKİN

Suriye’den Myanmar’a, Somali’den Filistin’e… Farkında olmasak da dünyada birçok insan, aynı anda  çeşitli sıkıntılarla mücadele ediyor. Bazen bir fotoğraf karesi de bütün bu acıları, dünyanın geri kalanına çarpıcı bir şekilde yansıtıyor. Bosnalı fotoğraf sanatçısı Damir Sagolj’un Bangladeş’teki mülteci kampında çektiği, vefat etmiş küçük bir çocuğun enstantanesi de onlarda biri... Sagolj’un “Çocuk” adlı bu eseri, Anadolu Ajansı’nın tertiplediği milletlerarası fotoğraf yarışması “Istanbul Photo Awards 2018”e damga vurarak, birinci oldu. Biz de Damir Sagolj ile bir araya gelerek, mükâfatlı fotoğrafının hikâyesini konuştuk...

“Çocuk” fotoğrafını çekerken, bu kadar ses getireceğini tahmin etmiş miydiniz?
Genellikle profesyonel fotoğrafçılar, farklı unsurların bir araya geldiği zaman güçlü bir çerçeve oluşturduklarını fark ederler. Bu fotoğrafta da durum böyleydi. Çocuğun gözlerinin yeşil yapraklarla kapatılması, fotoğrafı çok daha güçlü yaptı. Herkesin bundan etkileneceğini biliyordum.

O dakikalarda nasıl duygular meydana geldi sizde?
Elimden geldiğince, işimi yaparken hislerimi bir kenara bırakmaya çalışıyorum. Fakat açıkçası bu her zaman kolay olmuyor. Acı çektikten sonra ölen masum bir çocuğun fotoğraflarını çekerken “hiçbir şey hissetmeyen” bir gazeteci olduğunu düşünmüyorum.

Daha büyük acılara şahitlik ettiniz mi?
Ben Bosnalıyım ve 92-95 savaşı boyunca kuşatılmış olan Saraybosna’da yaşadım. Bosna halkına yapılan acımazlık kadarını hiç görmedim. Bu, 21. asır için akıl almaz büyük bir yıkımdı.

Peki, fotoğraflarda acılı insanlardan ziyade mutlu çocukların ön plana çıktığı, barış dolu bir dünya hayal mi?
Hayır, hayal olmamalı, gerçekleşmesi için hepimiz bir şeyler yapmalıyız. Hepsi bizim elimizde. Acılar içinde yaşayan çocukların olduğu yerlerden fotoğraflar çekmek ve onlardan bahsetmek kesinlikle doğru bir adım.

İNSANLARA BİR HATIRLATICI GEREKİYOR
Sizinkiler gibi sosyal acılara temas eden fotoğraflar, farkındalık mı oluşturuyor, yoksa bizi acılara mı kanıksatıyor?

 Huzurlu bir şekilde konfor içerisinde yaşayan bir insanın, kendinden uzakta yaşanan trajedileri düşünmesi zordur. Bu noktada trajedilerin sorumlularını insanlara hatırlatmak gerekiyor. Bütün bunlar en iyi şekilde yapılırsa pek çok insan bunu görmezden gelemez. Tek bir kare dağları hareket ettirmeyebilir belki ama yüreklere bazı tesirleri olacaktır.