MURAT ÖZTEKİN

Hayatta kalmaya dair filmlerin vazgeçilmez canlıları var. Kahramanımız dağ başında yapayalnız kaldığı gece, onların ulumalarıyla ürperir; bazen de yaşamak için mücadeleye girişmek zorunda kalır korkutucu bedenleriyle… Evet, kurtlardan bahsediyorum, hem de boz olanlarından... Bu hafta ise yine kurtlarla dolu bir film olan “Alfa Kurt” (Alpha) beyazperdede arzıendam ediyor. Daha evvel uzun metraj eser çekmeyen Albert Hughes'ın yönetmenliğini yaptığı film, bu defa bir merhamet hikâyesi anlatıyor. Buz Çağı’nda geçen eser, avlanmaya giderken av olan gencin bir kurtla, dost olmasını işliyor. “Alfa Kurt”ta Türkler gibi Avrupalıların tarihinde de yer alan insan-kurt birlikteliğine dair efsanelere yaslanılıyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Kodi Smit-McPhee'nin yanı sıra Jóhannes Haukur Jóhannesson ve Marcin Kowalczyk yer alıyor.

20 BİN YILLIK MASAL
“Alfa Kurt”, bundan tam 20 bin yıl öncesinin Avrupa’sında geçiyor. Tahmin edersiniz ki eserde, geçmişe ve insan ırkına dair “modern hurafelerle” dolu bir bakış var; vahşilikten yeni kurtulan insanoğlu topluluklar hâlinde avcılık yapmakta. Kabilelerden biri, yoğun geçen kışın ardından hummalı bir şekilde bizon avına hazırlanıyor. Zira uzun bir zaman av ganimetleriyle beslenecekler. Kabile reisi, nazik oğlu Keda’yı da ava götürmeye karar veriyor. Annesinin “Götürme, o mızrağıyla değil, kalbi ile yol alır” sözlerini de dinlemiyor. Ama annenin korktuğu oluyor; tecrübesiz ve aşırı merhametli Keda, bir bizon tarafından uçurumdan atılıyor. Hâliyle herkes onu öldü sanıyor. Acılı babası mezarını dikiyor, gözyaşları döküyor ve ayrılıyor oradan.

UÇURUMDAN DÖNÜŞ
Keda ise aslında uçurumda takılı kalıyor. Gözlerini acıyla açtığında ise zorlu bir coğrafyada yalnız olduğunu anlıyor. Ardından vahşi kurtlar başına musallat oluyor. Can havliyle yaraladığı bir kurt ise can yoldaşı olup çıkıyor ona. Tabiatın zorlu şartlarına birlikte karşı koymaya başlıyorlar. Ancak Keda'nın kış gelmeden evvel evine ulaşması gerekiyor. Tabii, bu hiç kolay olacağa benzemiyor...

Efsaneleri hatırlatıyor
“Alfa Kurt”, insan-kurt münasebeti üzerinden ilerleyen ve efsaneleri akla getiren destansı bir film. Eserde, yaşama mücadelesi işlense de gerilimden ziyade duygular ön plana çıkıyor. Bu yönüyle akıllara “Grey”den ziyade “Pi”yi getiriyor. Merhamet duygusu bazen de hayatın realitesinden uzaklaştırılarak yüceltiliyor. Ancak "eve dönüş hikâyesi" yan unsurlarla yeterince zenginleştirilemiyor. Uydurulan antik bir dille, homurtular refakatinde konuşulan eserde, diyalog eksikliği zaman zaman kapatılamıyor. Bu yüzden filmin müddetinin çok uzatılmaması isabetli duruyor. “Alfa Kurt”un görsel yönü ise tatmin edici. Tarih öncesi çağdaki göçebelerin tabiat şartları hem de efsanevi kâbuslar oldukça çarpıcı bir şekilde tasvir ediliyor. Neticede, bir takım eksiklere rağmen film, seyirciyi saracak bir akış meydana getiriyor...

Dünün mültecileri bugünü anlatıyor
Almanya’nın son yıllarda adından söz ettiren yönetmenlerinden Christian Petzold, "Transit" filminde bir adamın Nazilerden kaçışına odaklanıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Franz Rogowski, Paula Beer ve Godehard Giese var. Anna Seghers’in 1942 yılında yazdığı aynı adlı romanından sinemaya adapte edilen eserin hikâyesi İkinci Dünya Savaşı'nın hüküm sürdüğü yıllarda geçiyor. Nazi birlikleri Paris’e doğru süratle ilerlerken Alman göçmeni Georg, canını kurtarmak için Marsilya şehrine kaçar. Buradan Meksika’ya gitmeyi planlamaktadır. Bunu iltica evrakları çıkan Weidel adında ölmüş bir yazarın kimliğine bürünerek yapacaktır. Ancak Georg'un kaçış düşünceleri gizemli Marie’ye âşık olmasıyla değişir. Bu aşkla genç adama yepyeni bir dünyanın kapıları aralanır. "Transit", dünün mültecilerini anlatarak, bugüne mesajlar veren, tesirli bir eser.

Keloğlan, modern dünyaya gelirse...
Türk masal kahramanı Keloğlan'ın hikâyesi beyazperdede yeniden canlanıyor. Yönetmen Süleyman Mert Özdemir “Keloğlan” filminde, zeki kahramanı modern dünyanın dertleriyle yüzleştiriyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Atilla Doğukan Türkyılmaz, Yağmur Ün, Asuman Dabak, Kaya Akkaya ve Yakup Yavru gibi isimler var. Zalim bir kadın, tarihin en büyük kürk siparişlerinden biri alınca, hayvanların sonunu getirecek tehlikeli işlere kalkışmıştır. Cankız da bu yüzden Keloğlan'a yardım çağırısında bulunur. Sihirli bir şekilde hareket eden Keloğlan, bu defa soyu tehlikede olan hayvanları kurtarmak için kolları sıvar. Arkadaşlarının gücünün yanı sıra parlak zekâsını da kullanan Keloğlan, tuzaklarla dolu bir ormanda avcıların hakkından gelmeye çalışır. Film, senaryo ve esprileriyle çocuklara hitap ediyor.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ 'Komplo'
¥ 'Zifir-i Azap'
¥ 'Arı Maya 2: Bal Oyunları'
¥ 'Baba Nerdesin Kayboldum'

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ 'İnanılmaz Aile 2' 122 bin 336
¥ 'Siccin 5' 47 bin 509
¥ 'Facia Üçlü' 45 bin 294
¥ 'Meg: Derinlerdeki Dehşet' 35 bin 156
¥ 'Upgrade' 27 bin 361
    *31 Ağustos-2 Eylül Box Office rakamları.