"Operasyon: Sinema" etkinliği kapsamında gösterilen Türk yapımı "Buhar" filmin yönetmeni Abdurrahman Öner, "Bosna Hersek'i çok sevdim. Dünyada birçok yer gördüm, fakat İstanbul'dan sonra yaşayabileceğim tek yer Saraybosna" dedi. Altın Portakal Film Festivali'nde 'Jüri Özel Ödülü' ve birçok festival ve yarışmada ödül alan kısa filmi "Buhar"'ın yönetmeni Öner, AA mubahirine yaptığı açıklmada, Saraybosna'da bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, kısa filminin yanı sıra festivale "Sarajevo City of Film" jüri üyesi olarak katıldığını ifade etti. Öner, "Bosna Hersek'te olmak sanki evde olmak gibi bir şey, biraz Türkiye'den biraz Avrupa'dan ama insanı rahat hissetiren ve evde hissetiren bir şeydir. O yüzden çok sevdim, hata burada bir gün kalmak için gelebilirmiyim diye bir düşünce var kafamda. Bosna'yı çok sevdim, birçok yer gördüm dünyada ama İstanbul'dan sonra yaşayabileceğim tek yer Saraybosna'dır" diye konuştu. SFF'nin önemli bir festival, hata Avrupa'nın sayılı film festivalerden biri olduğunu ifade eden Öner, "Burada bir şekilde olmak, jüri olarak yada filmle gelmek gerçekten önemli bir şey. Çok güzel filmler izledim. Çok güzel Bosna Hersek filmleri izledim, daha önce duymadığım yönetmenlerden. Dolayısıyla çok mutluyum" dedi. Daha önce Bosna Hersek sineması yapımlarını izlemeye pek fırsat bulamadığını da ekleyen Öner, fakat bu sene festivalin açılışını yapan Bosna Hersekli yönetmen Danis Tanoviç'in, "Demir Toplayıcısının Hayatından Bir Kesit" filmini izlediğini ve çok beğendiğini söyledi. "Gerçekten çok güzel bir film. Bundan sonraki dönemde mutlaka daha aktif bir şekilde Bosna sinemasını takip edeceğim" dedi.

"Paradan çok, sinemaya aşık olmak daha önemli"
AA muhabirinin "Buhar" filminin SFF gibi festivalinde gösterilmesi, kendisi için ne ifade ettiği sorusu üzerine Öner, "Tabii ki ben bundan dolayı çok mutluyum. Buraya seçilmek çok kıymetli bir şey. Çok fazla filmler var, çok fazla yönetmen başvruyor. Onun dışında burası güzel bir ortam var, yönetmenlar, yapımcılar, oyuncular. Herkes buraya gelmek istiyor, dolayısıyla buranın bir parçası olmak gurur verici birşeydir" diye konuştu. Filmin başarılı olması için sinemaya aşık olmak, filmin bütçesinden daha önemli olduğunu dile getiren Öner, "Şu anda sinemanın gittiği yol çok daha doğallığa yönelikti. Büyük prodüksiyonların yerine, artık daha doğal, daha insancıl, daha hümaniste filmlere yaklaşım var şu anda. Bu gibi filmlere büyük bütçele gerek yok, yüreğinizi ortaya koymak, işinize olan sevgiyi ortaya koymak ve ciddi bir yönetmenlik bakışı gerekiyor. Bunun örnekleri de bu festivalde gördük" dedi. Gelecekteki planları ile ilgili de konuşan Öner, şu anda bir uzunmetraj filmi hazırlığının devam ettiğini, ekibin bir bölümünün belirlendiğini belirterek, bu filmin 2015 yılında gösterime gireceğini bildirdi.