Davutoğlu'nun konuşmasından önemli satırbaşları:


- Şiddet sarmalının başladığı 20 Temmuz'dan bu yana yoğun istişarelerimizi sürdürüyoruz.
- İki çocuk ölüyorsa, birinin Kürt, diğerinin Türk olmasını konuşamayız. Çocuk çocuktur.
- Suriye'den gelenler Türkmense onlara sahip çıkıp, Kürtleri unutanları gördük.


"DİKKAT ÇEKİCİ... DEMİRTAŞ İLE GÖRÜŞÜRKEN"


15 Temmuz, ben Demirtaş ile görüşürken, aynı saatlerde dikkat çekici, KCK sözde halk savaşını başlatma talimatını verdi. 19 Temmuz, Suruç'tan bir gün önce Cemil Bayık açıklama yaptı. "silahlanın ve halk savaşına hazır olun" diye. Kim adına, hangi savaşı başlatıyorsunuz? Size kim talimat verdi? Nereden talimat aldınız? Şimdi herkesin bu ortak akıl üretme anlamında, son 13 yıl içinde aldığımız mesafelere tekrar tekrar bakmasını rica ediyorum.
- Şu veya bu acının diğerine göre daha az lanetlendiği bir ortam varsa işte meydan burası. Biz Suruç'ta katliam yapan DAEŞ'i lanetlediğimiz gibi, oradakiler bize karşı olsa da onlar için gözyaşı döktük, hastanelere gidip kendilerini ziyaret ettik.


2 POLİS İÇİN DEĞER MİYDİ DİYENLER...


- Barıştan bahsedenler, Ceylanpınar'da 2 askerimiz haince şehit edilirken, bir kınama bile yayınlamadılar. '2 polis için böyle bir operasyona değer miydi diyenler' o iki polisin annesinin bacısının çocuğunun acısına karşı vicdanlarını kapattılar.


"İLK MÜLTECİLER DEAŞ'TAN KAÇARAK GELMEDİ"


Çok efsaneleştirilmesi anlamında söylüyorum, Rojova, Kobani'de PKK'nın olduğu yerde başka bir Kürt hareketinin olmasına dahi izin vermediler. İlk mülteciler DEAŞ'tan kaçarak gelmedi, oradaki baskılardan kaçarak geldi. Bunu da Irak Kürt bölgesi yöneticilerine sorunuz. Mesele Kürt sorunu değil. Sadece ben bilirim diye, aynı 12 Eylül'de Türkler için en iyisini ben bilirim diyen paralelliktir.