Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Nasıl dünyanın her yerinde zalimlere karşı mazlumların safındaysak, adalet için onurları, haysiyetleri, hakları için mücadele eden tüm kadınların da sonuna kadar yanındayız” dedi.
Hak-İş’in düzenlediği “5. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması”nda konuşan Erdoğan, kadına karşı şiddetin insanlığa ihanet olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Eşitlik adı altında kadının her türlü sömürüye ve istismara açık hale getirildiği bir anlayışa herkesten önce inanıyorum ki kadınlar karşı çıkacaktır. Unutmayınız kadının olmadığı yerde insan da yoktur. Bunun için kadın olmak peşinen imtiyazlı olmak demektir. Kadın, çocuk doğurduğu için cezalandırılmaz, tam aksine mükafatlandırılır. Onun için bizim değerlerimizde, inancımızda cennet babaların ayakları altında değil, annelerin ayakları altındadır. Onun için annelerin ayaklarının altı öpülür. Ben öptüm siz de öpün... 
Birtakım çevreler ısrarla, kendi deyimleriyle, “özgürleştirmek” adına, kadınları kadın yapan farklılıkları, güzellikleri, imtiyazları ortadan kaldırmaya çalıştı. İşte bu zihniyetin yansımalarına bazı belediyelerin, birtakım siyasi partilerin güya Kadınlar Günü için hazırladıkları afişlerde, etkinliklerde şahit oluyoruz. Bu topraklara yabancı ne varsa getirip ‘işte kadın’ diye sunan, inancını ve kılık-kıyafetini aşağılayarak kadına hakaret eden bu karanlık zihniyet esasen, en büyük kadın düşmanıdır. Kadını, ‘başında örtü var, başında örtü yok’ diye ayrıma nasıl tabi tutarsın? Yıllarca bu ülkede bu yapıldı. İşte bunu hamd olsun biz değiştirdik. Kadın haklarını, illa batıdaki formatta ve üslupta ifade etmek, savunmak, hayata geçirmek zorunda değiliz. Kendi tarihi ve kültürel birikimimiz ışığında, yanlışları düzelterek, eksikleri tamamlayarak bu adımları hep birlikte atabiliriz.”
Cumhurbaşkanı konuşmasında dokunulmazlıkları da değerlendirdi ve “Bu ülkede, parlamentoya girip de hâlâ terör estirenlere karşı ben, parlamentodaki diğer siyasi partilerin, bunlar hakkında atılması gerekli adımları geciktirmeden atmalarının gereğine inanıyorum. Anayasa, yasalar ortada. Bunların yaptığı özgürlükçü bir mücadele değildir. Bütün bunların bedeli, silahla parlamentoya girmek değildir. Siz silahla mı girmek istiyorsunuz? O zaman buyurun anayasanın, yasalarının amir hükümleri ortadadır, bunun gereğini yaparız, iş olur biter” dedi.+

 ERDOĞAN’I AĞLATAN MEKTUP

Hatice Güngör adlı kadın işçinin mektubu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ağlattı. Güngör mektubunda, “Sayın Cumhurbaşkanım sizi çok seviyoruz. Allah’ım Cumhurbaşkanımıza hayırlı, uzun ömür ver. Hizmetlerini tamamlamasını nasip et. Ülkemizin, insanlığın ve İslam âleminin ona ihtiyacı var. Şayet buna ömrü vefa etmeyecekse ve benim ömrüm var ise Rabbim lütfen benim ömrümü ona ver. Ömrüm size annenizin ak sütü gibi helal olsun. Benim iki tane yavrum var. Onlara herkes annelik yapabilir ama güzel yurduma, İslam’a, insanlığa herkes güzel hizmet edemez” dedi.