Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni”nde 25 şehit yakını ve gaziye madalya ve beratlarını verdi. Çanakkale Zaferi’nin 101. yıl dönümü öncesinde 55 farklı ilde toplam 227 şehit yakını ve gaziye da aynı anda madalyaları takdim edildi. Törene Meclis Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Ahmet Davutoğlu, bakanlar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile Ankara’daki hain saldırılarda şehit olanların yakınlarının da katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim inancımızda şehitlerimize ve gazilerimize en büyük mükafatı Rabbimiz müjdeliyor. Şehitlerimiz, ‘Onlara ölüler demeyiniz. Zira onlar diridirler’ hükmünün muhatabı olarak, kıyamet gününde şefaat ayrıcalığı kazanmışlardır. Bu sebeple devletimiz de şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi asla sahipsiz bırakmıyor” dedi.
İMHA EDECEĞİZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tek millet diyeceğiz, tek bayrak diyeceğiz, tek vatan diyeceğiz, tek devlet diyeceğiz. Asla bunun karşıtı ifadeye prim vermeyeceğiz. Devletimize, göklerden dalgalanan bayrağımıza, minarelerden okunan 5 vakit ezanımıza hep birlikte sahip çıkacağız. Vatanımızda asla bir operasyona müsaade etmeyeceğiz. Çünkü bugün bunların hepsi birden saldırı altındadır. Sizlerin eşleri, babaları, kardeşleri, evlatları şehit olarak, gazi olarak işte bu kutsal mücadeleyi yürütüyorlar. Emin olunuz şehitlerimizin ruhlarını muazzep edecek, gazilerimizin yüreğini burkacak hiçbir adımın atılmasına izin vermedik, vermeyeceğiz. Tüm terör örgütleriyle sonuna kadar ve tavizsiz bir mücadele içindeyiz. Teröristlerin tamamını da eninde sonunda Allah’ın izniyle bu ülkede imha edeceğiz. 
KANLARI BOŞA AKMADI
Bizi üzen bu süreçte bizim verdiğimiz şehitlerimizdir. Geçtiğimiz temmuz ayından bu yana 300’ün üzerinde asker ve polisimizi şehit verdik. Ama ne kazandık biliyor musunuz, bu toprakların vatanımız olduğunu, dosta düşmana bir kez daha göstermiş olduk. Bu önemliydi. Bu kazanç var ya öyle büyük bir kazançtır ki ancak Çanakkale ile Kurtuluş Savaşı ile mukayese edebiliriz. Şehitlerimizin kanlarıyla gazilerimizin fedakarlıklarıyla yazdıkları destanın, tarih kitaplarına altın harflerle nakşedileceğine, nesiller boyunca kulaktan kulağa anlatılacağına inanıyorum ve bugünden yarını görür gibiyim. Bu şerefe nail olmak herhalde pek az faniye nasip olur. Elbette ateş düştüğü yeri yakar, bir eşin ve çocukların yürek yangını, annenin babanın evlat acısı, kardeşin hüznü ne tarif edilebilir ne de aynen yaşanabilir ama şundan emin olunuz, milletimiz sizlerin yaptığı fedakarlığın büyüklüğünü çok iyi biliyor. Hiçbir şehidimizin kanı boşa akmamıştır. Hiçbir gazimizin fedakarlığı boşa gitmemiştir.”