Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları;

KIYAMETE KADAR CAN AZERBAYCAN'LA OMUZ OMUZA DURACAĞIZ
Ermenistan'ın saldırıları neticesinde şehit olan Azerbaycanlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet ve tüm Azerbaycan halkına başsağlığı diliyorum. 
Bütün dünya bilmelidir ki, Türkiye, can Azerbaycanla omuz omuza durmaya kıyamete kadar devam edecektir. Can Azerbaycan'ın kaybettiği her şehit bizimdir. Dağlık Karabağ da dahil olmak üzere Azerbaycan'ın tüm toprakları kurtulana kadar Azerbaycan'ın yanında durmaya devam edeceğiz. 
İnşallah gün gelecek can Azerbaycan kendi toprak bütünlüğü içerisinde bağımsızlık davasında muvaffak olacaktır. 

KAÇIRILMIŞTI

İzmir İlçe başkanımız Salih Zeki Bey hain terör örgütü tarafından kaçırıldı. Ama kahramanca onlara ders vere vere özgürlüğünğe kavuştu. Salih Zeki Bey ve eşini selamlıyorum. Teröristlerce arabası yakılan Şırnak kadın komisyonumuzu buraya getiren Hatice kardeşimize de teşekkür ediyorum. Dağlık Karabağ'daki temas hakkında Ermenistan'ın saldırısıyla başlayan çatışma sürecini yakından takip ediyoruz. Bu saldırıları AK Parti Grubu adına lanetliyoruz. Hayatını kaybeden can Azeri vatan şehitlerine Allah'tan rahmet diliyorum. Azeri kardeşlerimize başsağlığı diliyorum. Türkiye Ermenistan'ın saldırılarına karşı can Azerbaycan'la omuz omuza durmaya devam edecektir.

SALİHA TEYZE EŞİNDEN KALAN TESBİHİ BİZE EMANET ETTİ

Geçen hafta Diyarbakır'daydık. Cuma namazını Ulu Camii'nde kıldık. Diyarbekirli kardeşlerimiz o kadar büyük bir hasretle, muhabbetle bizi karşıladılar ki. Daha önce hiçbir duyuru olmaksızın meydan hınçahınç dolmuştu ve miting yapmak zorunda kaldık. 80 yaşını aşmış ve ayyıldızlı bayrağa sarılmış haliyle Saliha Teyze bizi karşıladı. Şunu söyledi: Bu tesbih bana eşimden yadigâr, siz bize sahip çıktınız. Bundan sonra Diyarbekir gibi bu tesbip size emanettir... Her bir Diyarbekirliye, ülkemizin her bir vatandaşına sahip çıkacağız. Saliha Teyze'nin bu emanetine sahip çıkacağız.

ONLAR NE YAPARSA YAPSIN KORKMADIK, KORKMAYACAĞIZ

Teröre karşı dimdik duruş sergileyen vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Eylem için sokağa çağrılara itibar etmeyen vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Terör örgütüne asla geçit vermeyen Diyarbekirli kardeşlerime teşekkür ediyorum. Biz gitmeden önce günlerce bizi protesto etmek için Diyarbekirlileri kepenk kapatmaya çağırdılar. Diyarbekirliler ise 'Başbakan Ankara'dan geliyor, bağrımızı açıyoruz, gönlümüzü açıyoruz' diyelerek onların provokasyonuna geçit vermedi. 8 canımızı hain bir terör saldırısında kaybettik. Zannettiler ki biz korkarız, Diyarbakır programımızı erteleriz. Diyarbekir meydanında da söyledim; onlar ne yaparsa yapsınlar, biz asla korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız.

DİYARBAKIR KIYAMETE KADAR BU AZİZ VATANIN AYRILMAZ PARÇASIDIR

Canlı bombalar bizi birbirimizden koparamazlar. Adaletle, refahla birbirimizin hayat hakkına sahip çıkarak hep birlikte yaşayacağız. Ayırımcılar kendilerine yer bulamayacaklar. Hukuk, demokrasi ve kardeşliğimiz adına mücadelemizi sürdüreceğiz. Ebediyyen bir ve beraber olacağız. Biz teröre karşı da, tahribata karşı da vatandaşımızın yanındayız. Vatandaşımızın sıkıntıların giderilmesi, yaraların sarılması için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Medeniyetimizin mürşit şehri Diyarbakır'ı onlara teslim etmedik, etmeyeceğiz. Sur bizim yüreğimizdir. Diyarbekir'e havadan geldiğinizde Diyarbakır surları bir yürek gibi inşa edilmiştir. Sur bizim yüreğimizdir. Sur, Diyarbakır kıyamete kadar bu aziz vatanın ayrılmaz parçasıdır.

KALKAN HER UÇAK DIŞ TÜRKLERE, DIŞ KÜRTLERE SELAM GÖTÜRECEK

Ölseydim de Fatih Paşa Camii'ni böyle görmeseydim diyen yaşlı teyzeyi de Diyarbakır'da buldum, elini öptüm ve 'Merak etme aynısını yapacağız' dedim. Terör örgütünün tahrip ettiği şehirleri, ruhunu, ahengini, tarihini, kimliğini koruyarak yeniden ihya edeceğiz. Önümüzdeki günlerde Diyarbakır Havalimanı'ndan hem Erbil'e hem de Ercan havaalanına sefer başlattık. 10 Nisan tarihinde başlayacak bu sefer Diyarbakır Havaalanı'na uluslararası nitelik kazandıracak. Diyarbakır'dan Erbil'e, Ercan'a uçan her uçak dış Türkler'e, dış Kürtler'e buradan selamlar götürecek.

TÜRKİYE DÜN NASIL DOĞRU YAPTIYSA BUGÜN DE DOĞRU YAPIYOR

Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakanlığı döneminde büyük siyasi riskler üstlenerek çözüm sürecini başlattı. Siyasi gövdesini bu işin arkasına koymaktan çekinmeyeceğini söyledi. Ne Cumhurbaşkanımız ne de AK Parti bu hayati meselede bir adım dahi geri adım atmadı. Çözüm sürecini yönetme görevini de kongremizde deklare ettim. Güçlü bir devletin yapması gerekenleri yaptık. Biz demokratik adımlarla huzur ortamı sağlamaya çalışırken PKK terör örgütü barikatlar kurarak, hain suikastler gerçekleştirerek yeni bir süreç başlattı. Biz de devletin olmanın gereği olarak yapılması gerekeni yaptık ve bölücü terör örgütüne karşı tarihin en büyük operasyonunu başlattık. Türkiye dün çözüm siyasetinde nasıl bir doğru bir siyaset izlediyse bugün de yürüttüğü mücadelede doğru bir siyaset yürütmektedir. Terörle mücadeleden geri dönüş yoktur ve asla geri dönüş olmayacaktır.

BAKANLAR KURULU TOPLANTISINI URFA'DA YAPACAĞIZ

Bütün provokasyon çağrılarına rağmen Diyarbakırlı vatandaşlarımız PKK'yı sükutu hayale uğrattı. Biz Diyarbakır'ı bağrımıza bastık, Diyarbakır bizi bağrına bastı. Rahatsız oldular, onları rahatsız etmeye devam edeceğiz. Bundan sonra da ülkemizin birliğini, beraberliğini haykırmaya devam edeceğiz. İnşallah 11 Nisan'da Şanlıurfa'dayız. Bakanlar Kurulu toplantısını orada yapacağız. Şanlıurfa'nın şeref madalyasını takdim edeceğiz.