Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, içeriden ve dışarıdan gelen “Türkiye, DAEŞ’e destek veriyor” yalanına çok sert tepki gösterdi. Türkiye’nin DAEŞ’e karşı yürüttüğü mücadeleyi dünyada hiçbir ülkenin yapmadığını belirterek, “Bırakın mücadeleyi istihbarat paylaşımında dahi bulunmuyorlar” dedi. 10. Balkan Ülkeleri Genelkurmay Başkanları Konferansında konuşan Erdoğan, DAEŞ ile mücadele sürecinde birçok haksız, insafsız ve mesnetsiz ithamlarla mücadele ettiklerini belirterek özetle şöyle konuştu: “Bu tablonun ilanihaye devam etmesi mümkün değildir. Türkiye’yi DAEŞ’e yardım eden ülke olarak gösterme gibi, kusura bakmayın biraz ağır olacak ama alçaklığa gidenler olmuştur. Bizim şu anda DAEŞ ile yaptığımız mücadeleyi dünyada hiçbir ülke yapmıyor. DAEŞ’e karşı verdiğimiz kayıpları dünyada hiçbir ülke vermedi. Biz tabii bu kayıpları verirken biz DAEŞ’e de çok ciddi kayıplar verdirdik. Şu anda sadece Suriye ve Irak’ta DAEŞ’in verdiği kayıp bizim onlarla mücadelemizde 3 bine ulaşmıştır. Bu mücadeleyi veren bir ülke DAEŞ’e nasıl destek veriyor. Ama biz, DAEŞ’in elindeki silahların Batı’nın hangi ülkelerine ait olduğunu gayet iyi biliyoruz. Hatta ben birçok dostlarımıza ‘Yanlış yapıyorsunuz, bu uçakları buralara indirmeyin’ dediğimizde, işte ‘Filanca yer düşüyor, onun için indirmek zorundayız’ diyenler, maalesef gönderdikleri yardımın yarısı DAEŞ’e, yarısı PYD’ye gitmiştir. Bunları bizzat kendileriyle telefonla görüştüğüm için açıkça söylüyorum.”
MEYDAN RUSYA’YA KALDI
Erdoğan konuşmasının devamında Balkanlar’ın tüm acılara rağmen son 25 yılda istikrar, güvenlik ve barış noktasında önemli mesafe kaydettiğini, Avrupa Atlantik kurumlarıyla bütünleşme yönünde atılan adımların bu sürece büyük katkı sağladığına inandığını anlattı. Türkiye’nin, Güneydoğu Avrupa Tugayını güçlendirme amacıyla başlattığı teşebbüsün herkesin ortak çıkarına olan kıymetli ve önemli bir adım olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:  “Karadeniz’i, kıyıdaşlar arasında işbirliğini esas alan güvenlik işbirliği temelinde tekrar bir istikrar havzası kılmalıyız. Kısa bir süre önce Stoltenberg ülkemizdeydi. Ziyareti sırasında kendisine söyledim; ‘Bakın dedim, Karadeniz’de görünmüyorsunuz. Karadeniz’de görünmeyişiniz Karadeniz’i adeta Rusya’nın bir gölü haline dönüştürüyor. Burada kıyıdaş ülkeler olarak hepimiz üzerimize düşen görevi yapmak durumundayız. Olayın gerek hava gerek deniz gerek kara bütün alanlarda atılması gereken adımları NATO üyeleri olarak hep birlikte atmak zorundayız. Eğer atmazsak tarih bizi affetmez ve mevcut işbirliğimizi bölgesel anlayışına uygun olarak derinleştirmeliyiz. Bu amaçla Güneydoğu Avrupa ülkeleri arasında mevcut olan Parlamenter Asamblenin Daimi Sekretaryasının İstanbul’da kurulmasını da biz bu toplantıda teklif ediyoruz. Konferans sonucunda imzalanacak olan ortak bildirinin bölgedeki işbirliği ve dayanışmayı geliştirmesini diliyoruz.”