Sıcak havalar geldi çattı. Yaz aylarında anne-babaların, çocukları için çok daha dikkatli olması gerekiyor. Özellikle yaz hastalıklarına karşı önlem almak şart. Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Seza Baykan, çocuklarda sıklıkla görülen yaz hastalıkları ve tedavilerini anlattı...

AKUT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI

Çocuklarda en sık rastlanan enfeksiyon hastalığı, akut solunum yolları enfeksiyonlarıdır; üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) ve alt solunum yolu enfeksiyonları (ASYE) olarak ikiye ayrılırlar. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının etkenleri sıklıkla virüslerdir ve genellikle hastalık kendiliğinden düzelir. Krup sendromları, akut bronşit, akut bronşiolit ve zatürre alt solunum yolu enfeksiyonlarıdır ve genelde hastanede yatarak tedavi gerektirebilir. Orta kulak iltihapları genellikle bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkar.

ANNE BABALARIN EN BÜYÜK SORUNU İSHAL

Yaz aylarında annebabalar en çok çocuk ishallerinden dert yanar. Başta rotavirüsler ve enterovirüsler olmak üzere viral gastroenteritler yaz aylarında sıklıkla salgınlar yapar. Akut ishal, en çok 0-5 yaş grubu çocuklarda görülür. Yaz aylarında ısı artışına bağlı olarak su tüketimi ve beraberinde mikroplu su içme riski artar. Bunun yanı sıra sıcakta besinlerin saklanma koşullarına bağlı olarak bakterilerin üreme hızı ve ürettikleri toksinlerde artış olur. Ayrıca deniz ve havuz suları da bulaşmanın kaynağı olabilir. Çok dikkatli olmak gerekir.

KUSMA VE ATEŞ VARSA HEMEN DOKTORA GİDİLMELİ

İshalle birlikte vücutta sıvı kaybı oluşacağından özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda hayati tehlikeye neden olabilir. Sıvı kaybının başlıca belirtileri ağız ve dil kuruluğu, susuzluk hissi, uykuya meyil, gözyaşında azalma, göz kürelerinin içeri çökmesi, nabızda hızlanma, el ve ayaklarda soğukluk, idrar miktarında azalma, solunum sayısının artması ve dalgınlıktır. İshale kusma ve ateş eşlik ediyorsa, bu durum sıvı kaybını artıracağından derhal doktora başvurulmalıdır.

İSHAL GEÇENE KADAR YAĞSIZ VE POSASIZ BESLENMELİ

Tedavide temel prensip, kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yerine konmasıdır. Çocuk eğer kusmuyorsa, sıvı kaybı hafif veya orta derecede ise bol sıvı alması sağlanmalıdır. İshal kesici ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır. Virüslere bağlı ishallerde hastalık kendiliğinden geçer. Bakteri ve parazit kaynaklı ishallerde etkene yönelik antibiyotikler kullanılır. İshal düzelene kadar yağsız ve posasız gıdalar alınmalıdır. Meyve olarak şeftali ve muz, katı yiyeceklerden yağsız makarna ve pirinç pilavı, haşlanmış patates ve patates püresi, haşlanmış yağsız et ve tavuk yenilebilir. Anne sütü alan bebekler, anne sütünün içinde bulunan maddeler nedeniyle ishale neden olan enfeksiyonlara karşı anne sütü almayanlara oranla daha dirençlidir ve daha çabuk iyileşirler. Bu nedenle ishalde anne sütü kesilmemeli, sık sık emzirmeye devam edilmelidir.

SERİN BİR YERE YATIRILMALI

Güneş çarpması, uzun saatler güneşe ve sıcağa maruz kalma neticesinde oluşan bir tablodur. Çocuklar ve yaşlılar risk grubunu oluşturur. Sık rastlanan formu, kas krampları (karın, kol ve bacak kaslarında ağrı ve spazm) şeklinde kendini gösterir. Bunun dışında terleme, soluk-nemli cilt, bulantı-kusma, baş ağrısı, halsizlik-bitkinlik, bayılma, kalp atım sayısının artması, sık nefes alma, yüksek ateş, huzursuzluk, bilinç bulanıklığı, havale, zayıf nabız gibi belirtiler görülebilir. İlk yapılacak şey, çocuğu serin ve hava akımı iyi olan bir yere almak ve üzerindeki giysileri çıkarmaktır. Çocuk düz yatırılmalı, ayaklar hafif havaya kaldırılmalı, ciltten buharlaşma sağlanacak şekilde soğutulmalıdır. Bilinç açık ise bol su ve tuzlu içecekler içirilmeli, bilinç kapalı ise hasta en kısa sürede hastaneye ulaştırılmalıdır.

BÖCEK VE SİNEK ISIRMALARI

Böcek ısırıkları ve arı-örümcek sokmaları genellikle doktor ziyaretine gerek kalmadan kendiliğinden iyi olur. Buna rağmen kaşıntıyı azaltmak ve enfeksiyonu önlemek için kişinin alabileceği birtakım önlemler vardır:Mümkün olduğunca sakin olunmalı ve az hareket edilmeli. Çünkü hareket zehirin vücuda yayılımını hızlandırır.Arı sokmuşsa iğnenin ciltte kalıp kalmadığı kontrol edilmeli, kaldıysa çıkartılmalıdır.Kol veya bacakta sokma oluşmuşsa o uzuv aşağı sarkıtılmak suretiyle zehirin yayılması azaltılmalıdır. Birkaç saat sonra sokma yerinde şişlik artarsa, o zaman uzuv yukarı kaldırılabilir.Zehirli akreplerin yaşadığı bölgelerde akrep sokması olmuşsa mutlaka antidot olarak akrep serumu yapılmalıdır.
Sokmanın veya ısırığın olduğu bölgeye ilk altı saat, her saat başı buz kalıbı veya soğuk ıslak kompres uygulanmalıdır. Buz direkt cilde değdirilmemeli, araya bir bez konulmalıdır.Kaşıntı ve cilt reaksiyonu için bir antihistaminik alınmalıdır.
Ağrıyı azaltmak için non-steroid bir antienflamatuar alınmalıdır.Lokal anestetik olarak spreyler de kullanılabilir.Yüzde 1 hidrokortizon ihtiva eden kremler kullanılabilir. Çocuğunuz 2 yaş altındaysa, doktorunuza danışmadan kullanmayın.

GÜNEŞ YANIKLARI

Hepimiz güneşten korunmak için önlemlerimizi alıyoruz. Ancak bazen ihmaller ya da dalgınlıklar nedeniyle istenmeyen güneş yanıkları oluşabiliyor. Böyle bir durum karşısında ilk iş, serin veya soğuk bir duş almak olmalı. Duş esnasında cildin daha fazla kurumasına engel olmak için sabun kullanılmamalı. Sonrasında henüz vücut ıslakken iyi bir nemlendirici ile nemlendirilmeli. Kullanılan nemlendiricinin yağ bazlı olmamasına dikkat edilmeli çünkü bu tip nemlendiriciler vücut ısısını içeride hapsederek şikayetlerde artışa neden olabilir. Nemlendirme işlemi belli aralıklarla tekrar edilmelidir. Aloevera ya da yüzde 1 oranında kortizon içeren kremler de rahatlatıcı olabilir. İbuprofen, nonsteroid bir antienflamatuar şikayetlerin şiddetini azaltmakta faydalıdır. Bol bol su tüke tin Bol bol su ve serinletici sıvı tüketmek önemlidir. Bu önlemlerle cilt kısa sürede iyileşecektir. Ancak gerçek cilt hasarının ve sık tekrarının cilt kanserlerine neden olabileceği daima akılda tutulmalıdır.