Ziyneti Kocabıyık

Teknolojinin iletişimi ve haberleşmeyi ele geçirdiğini günümüzde, ekrana bakmadan bir günümüz geçmiyor. Bir taraftan yediden yetmişe herkes elinde cep telefonlarıyla gezerken, diğer taraftan ofis elemanları ve öğrenciler sürekli olarak dijital ekranlar karşısında çalışmak zorunda kalıyorlar. Dijital ekranların hayatın neredeyse tamamını kapsaması ve bunun getirdiği sağlık problemleri Ekrana Bakma Sendromu (EBS)  olarak adlandırılıyor. 

Bilgisayar, tablet, video oyunları ve akıllı telefon gibi ekranlı cihazların 2 saatten fazla kullanılmasının ‘dijital göz yorgunluğu’na sebep olduğunu söyleyen Medipol Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Selim Kocabora “Bilgisayar veya diğer dijital ekranları düzenli kullananların çoğunda benzer göz belirtileri ortaya çıkıyor. Bu kişiler gözlerinde kuruma, yanma-batma, kızarma, göz yorgunluğu, baş ağrısı, bulanık görme, çift görme, ışığa duyarlılık, odaklama ve uyum problemleri, renk algılamasında bozulma şikâyetiyle bize geliyorlar” dedi. Prof. Dr. Kocabora Dijital ekranları günlük hayatında yoğun olarak kullananlar da boyun, sırt ve omuz ağrılarının da ortaya çıkabileceğine dikkat çekerek bunun yetersiz aydınlatma, dijital ekran ışığı, yanlış bakma mesafesi, düzeltilmemiş kırma kusurları, gizli göz kaymaları ve yanlış oturma pozisyonundan kaynaklandığını söyledi. 

MAVİ IŞIK TEHLİKESİ

Dijital ekranların yüksek enerjili bir yapı olan “mavi ışık” yayan kaynaklar olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kocabora, “Mavi ışık ultraviyole ışığa oranla gözün daha derin tabaklarına inebiliyor. Uzun süre maruz kalmak, gözde birikici etki yaptığı için göz hücrelerine zarar veriyor; sarı nokta hastalığı ve katarakt oluşumuna yol açıyor. Mavi ışığın doğal melatonin salınımını bozarak günlük vücut ritimlerini etkilediği ve uyku bozukluklarına yol açtığı da biliniyor” dedi.

Prof. Dr. Kocabora, parlak ekrana uzun süre bakmanın gözlerin kızarmasına ve tahriş olmasına geçmeyen baş ağrılarına da yol açtığını söyledi.

ÇOCUKLARIN GÖZÜNÜ BOZUYOR

Çocukların eğitim ya da eğlence amacıyla çok        küçük yaşlardan itibaren dijital ekranlarla tanıştığını hatırlatan Prof. Dr. Kocabora “Çocuklar göz gelişimleri henüz tamamlanmadığı için dijital ekranların olumsuz etkilerine karşı daha duyarlıdır. Bilgisayar veya dijital ekranına bakarken daha fazla göz hareketi yapmak gerekir.  Sürekli olarak odaklanmak ve aynı hizaya bakmak ayşırı göz kası aktivitesine sebep olur. Ayrıca basılı harflere göre ekranda ki karakterlerin merkezinin, net kenarlarının daha az net olması da gözlerin bu görüntüyü netleştirmesi için ekstra göz kası gücü kullanmasına yol açar. Bunun sonucunda da gözlerde ve çevresinde ağrı, kızarıklık yani dijital  yorgunluk ortaya çıkıyor. Bu yüzden çocuklarda göz bozukluğu oranları da artıyor” dedi.

20-20-6 KURALINI UYGULAYIN

Gözlerin dijital ekranlar yüzünden zarar görmesini önlemek mümkün. Bunun için öncelikle bir göz muayenesi yaptırarak, gözün kendisine ait problemlerini belirlemek gerekir. Düzenli gözlük kullanmayı gerektirmeyen düşük dereceli kırma kusuru olan kişilerin, özellikle ekrana bakarken düşük numaralı gözlük kullanabileceklerini ifade eden Prof. Dr. Kocabora alınması gereken tedbirleri şöyle sıraladı:

- Ekrana odaklanan kişiler gözlerini normalden daha az sıklıkta kırptıkları için göz yüzeyinde bir kuruma olur. Bu yüzden ekran karşısında daha sık göz kırpmak gerekir. Ek olarak suni gözyaşı damlaları da kullanılabilir.
- Cep telefonu ve tablet kullanım süresini uyumadan önceki saatler için sınırlandırmak gerekir. Ekrandan yayılan mavi ışığın uyku düzenimizi kötü etkileyebileceği unutulmamalıdır. 
- 20-20-6 kuralı uygulanmalıdır. Her 20 dakikada bir kez 20 saniye boyunca en az 6 metre uzağa karşıya bakılmalıdır veya göz kapalı tutulmalıdır. 
- Ekran ideal olarak göz hizasından 15-20 derece aşağıda ve 50-60 cm uzakta olmalıdır. Ekrandan yansıyan ışığın kamaştırma etkisinden ve mavi ışıktan korunmak için ekran filtreleri kullanılmalıdır. Oturma pozisyonu da rahat olmalıdır.