Ziyneti Kocabıyık

Yıllardır yüz gençleştirmede kullanılan botoksun, zayıflama tedavisinde de işe yaradığı anlaşıldı. Kasları geçici olarak felç eden ve bu şekilde yüzdeki kırışıklıkları açan, cildi daha gergin ve taze gösteren botoksun, obezite tedavisinde kullanılması özellikle Ortadoğu ülkeleri ve Amerika’da son derece yaygın. Midenin açlık ve tokluk hissini kontrol eden sinirini bloke ederek zayıflamaya yardımcı olan mide botoksu uygulaması ülkemizde belirli kliniklerde yapılıyor. İşlemin etkilerini ve yan etkilerini uzmanlara sorduk...

NASIL UYGULANIYOR?
Mide botoksunun  obezite cerrahisi için gerekli sınırlara ulaşamayan (Vücut Kitle İndeksi 35 üstü), diyetle kilo veremeyen ve cerrahiyi tercih etmeyenler için ideal bir kilo verme yöntemi olduğunu söyleyen Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Erol Vural, işlemin basit ve yan etkisiz olması sebebiyle tercih edildiğini belirterek “Botoks bildiğiniz gibi bir bakteriden elde edilen proteindir. Nörolojik hastalıklar, terleme tedavisi, bazı ürolojik rahatsızlıklarda faydalanılan bu yöntem bir süredir zayıflama tedavisinde de kullanılıyor. Hastayı sedasyonla uyutarak endoskopla giriyor ve midenin iştahı belirleyen sinir lifleri üzerine iğne yapıyoruz. Bunu yaparak hastanın acıkmasına ve çok yemesine sebep olan siniri geçici olarak felç ediyoruz. Dolayısıyla hasta fazla bir şey yiyemiyor; çabuk doyuyor ve daha az acıkıyor. İşlem 10 dakika sürüyor. Hasta hiçbir şey hissetmiyor. Bir saat sonra kalkıp evine gidebiliyor. İştah kesme etkisi 3. günden itibaren başlıyor ve 8. günde maksimum hissediliyor. Yüz botoksunda olduğu gibi mide botoksunun etkisi geçici. Yaklaşık 6-8 ay sürüyor. Yan etkisi mide bulantısı” diye anlattı.

AMELİYATTAN KORKANLARA
Mide botoksunun yan etkisinin az, uygulanabilirliğinin kolay olması, özellikle yoğun iş temposunda çalışan, birçok yöntemi deneyip de kilo veremeyen daha da önemlisi ameliyat olmaktan korkan hastalar için hastalar için avantajl olarak ön plana çıktığını söylüyor.  Dr. Vural “Bazı durumlarda tek uygulama yetmiyor. İkinci hatta üçüncü uygulamayı yapmak zorunda kalabiliyoruz” dedi.



DİYETE VE EGZERSİZE DEVAM
Dr. Vural,  kilo vermek isteyen kişilerin aynı zamanda yediklerine dikkat etmeleri ve egzersiz programı uygulamaları gerektiğine dikkat çekerek “Obezite cerrahisinde olduğu gibi mideyi küçültmediğimiz için eğer kişi mideme botoks yaptırdım ne istersem yiyebilirim diye düşünmemelidir. Ayrıca kişinin psikolojik yeme bozukluğu varsa yine işe yaramayabilir” dedi.

KİMLER ADAY OLABİLİR?
John Hopkins Tıp Fakültesinin resmî yayınında
kimlerin mide botoksu yaptırabileceği şöyle tarif ediliyor:
¥ Vücut kitle indeksi 27 ile 35 arasında olan grup.
¥ Ortalama 10-20 kilo kaybetmesi gereken hastalar.
¥ 18-55 yaş arası hastalar.
¥ 6 ay boyunca  botoksa destek olmak amacıyla diyet ve egzersiz programına da katılacak hastalar.

KİM YAPAR?
Mide botoksunu mutlaka uzman kişilerin yapması gerektiğini söyleyen Op. Dr. Vural “Bu konuda eğitim almış, mideyi iyi bilen bariatrik cerrahi uzmanlarının yapması gerekir. Çünkü hangi noktaya ne kadar doz ilaç verileceğini bilmek önemli” dedi.

KAÇ KİLO VERDİRİYOR?
Hastanın disiplini sayesinde mide botoksuyla fazla kilonun yüzde 60-70’inin verilebileceğini söyleyen Dr. Erol Vural, “Botoksla 40 kilo veren de var. Bu kişinin toplam fazla kilosuna bağlı. 1.70 boyunda 140  kilo ağırlığındaki bir kişinin 70 kilo fazlası vardır. Bu kişi yediğine içtiğine dikkat eder ve egzersiz yaparsa botoksla 40 kilo verebilir” dedi.

UZMANLAR YÖNTEM İÇİN NE DİYOR?
Obezite Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fakı Akın, mide botoksunun, obeziteye kesin bir çözüm getirmediğini belirterek “Bizim ameliyat ettiğimiz gruba yani ağır obezitesi, diyabeti, hipertansiyonu olan kişiler için uygun değil. Çünkü iştah kesilse bile mide kapasitesi eskisi gibi olduğu için kişiler eğer beslenme tarzlarını değiştirmezler, beraberinde diyet yapmazlarsa zayıflayamazlar. Üç aydan sonra botoksun etkisi geçtiği için iştah yeniden açılır.  Bu yüzden geçici bir etki sağlar. Oysa cerrahinin etkisi yüzde 99’dur” dedi.

YETERLİ DELİL YOK
Mide botoksunun zayıflama amacıyla dünyada bir süredir kullanıldığını ancak etkili ve kalıcı zayıflama ile ilgili henüz yeterli bir kanıt oluşmadığını hatırlatan Dr. Akın “Yöntem evet kilo verdiriyor. Ancak klinik çalışmalarla hangi grupta ne kadar zayıflattığına ilişkin yayın yok. Ayrıca uygulama kılavuzu olmayan bir yöntem. Kime kaç doz vereceğiniz, midenin neresine ne sıklıkta uygulama yapacağınıza ilişkin uluslararası kabul görmüş kılavuzlar oluşmamış” diyerek metodun eksiklerine dikkat çekti.

MİDE VARİSİNE DİKKAT
Yöntemin ameliyata kıyasla basit bir işlem olduğunu ancak yine de tecrübeli ellerde yapılması gerektiğini hatırlatarak “Türkiye’de popüler olmaya aday bir işlem. Bir seneye kalmaz çoğu mide cerrahı bunu yapacaktır. Hastaların öncesinde çok iyi incelenmesi gerekir. Örneğin mide varisi olan bir kişiye bu uygulama yapılırsa kanamaya sebep olabilir. Bu yüzden hastanın kaybedilmesi bile söz konusu olabilir” dedi.

Reflüye sebep olabilir
Mide botoksunun son yıllarda cerrahiye alternatif olarak zayıflamada kullanıldığını söyleyen İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Akyüz, özellikle kronik metabolik hastalıkları olanların yönteme dikkatle yaklaşması gerektiği konusunda uyarıyor. İşlemin en önemli yan etkisinin bulantı ve kusma olduğunu belirten Prof. Dr. Akyüz “Etki mekanizması mideyi felç edip erken doyma hissi ve boşalma güçlüğü oluşturmak üzerine kurulmuş. Mide boşalmayacak; boşalmadığı için de hasta doygunluk hissedecek. Ancak midenin boşalmamasının bulantı ve kusma gibi yan etkileri olur. Bunlar kalıcı etkilerdir. Devamlı kusmak elektrolit bozukluğa, metabolik bozukluğa, reflüye sebep olabilir. Çok sağlıklı bir iş değil” dedi.   “Kimler yaptırmalı?” sorusuna  “ Kilo verdirmeye yönelik bütün cerrahi işlemlere karşı olduğum için hiç kimse diyorum ama diğerlerinin yanında yine de en masum yöntemin bu olduğunu söylemeliyim. 50 yaşın altında ve metabolik hastalığı olmayan ve kilo vermek isteyen kişiler isterlerse deneyebilirler. Ancak diyabeti, kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyonu olan hastalar kesinlikle yaptırmamalıdır” diye uyardı.